Rejimin bağımsız medyayı tasfiye hareketine karşı: Halk gazetecilerine sahip çıkıyor
Türkiye’de gazetecilik üzerindeki abluka her geçen gün ağırlaşıyor. Yalnızca son 1 haftada Murat Ağırel, muhabirimiz İsmail Arı tutuklandı, Halk TV’ye kayyum atandı ve T24’ün sitesine erişim engeli getirildi. 2010’lu...
Türkiye’de gazetecilik üzerindeki abluka her geçen gün ağırlaşıyor. Yalnızca son 1 haftada Murat Ağırel, muhabirimiz İsmail Arı tutuklandı, Halk TV’ye kayyum atandı ve T24’ün sitesine erişim engeli getirildi. 2010’lu yıllarda havuz medyası yaratımı sürecinde yoğunlaşan iktidar müdahalesi, rejimin kendi medyasını yaratması biçiminde gelişmişti. Bu dönemde ise son derece sınırlı sayıda ve imkana sahip bağımsız medyanın tamamen imhası yönünde bir strateji ile karşı karşıyayız.
Dezenformasyon yasası üzerinden gazetecilere yönelik hukuksuz yargılamalar, medya üzerinde kayyum müdahalelerinin normalleşmesi gibi hamleler ile tek bir bağımsız medya organının kalmaması hedefleniyor. Kuşkusuz, iktidarın siyaseten sağlamakta zorlandığı meşruiyet açısından bugün bağımsız medya önemli bir tehdit. Gazetecilerin son on senede toplumsal muhalefetin örgütsüz yapısı sebebiyle siyaseten halkın sözcüsü konumuna gelmeleri, yolsuzlukların, güç paylaşımlarının üzeri kapatılamayacak bir acziyet yaratması, bu doğrudan tasfiye hamlesinin esas sebepleri. Bize kalan, arkadaşlarımızı rejimin yargısına bırakmayacak, halkın gazetecilerinin cesaretini paylaşacak örgütlü bir toplumsal muhalefet hareketini kurabilmek, birbirimizin sesi olabilmek.
Bugün 11 şehirde halk sokakta gazetecilere sahip çıkıyor. Kuşkusuz arkadaşlarımız çıkacak ve yine yazacak, onların başka bir Türkiye’de yazabilmeleri için mücadeleyi sürdürelim. *** GAMZE YÜCESAN ÖZDEMİR İLE SÖYLEŞİ GERÇEĞİN ÜZERİ ÖRTÜLDÜKÇE AÇIĞA ÇIKARMA İRADESİ DE GÜÇLENİR Burada gözden kaçırmamamız gereken bir siyasal gerçek var. Gazeteciler siyasetin merkezine gelirken halk siyasetin dışında kalmamalıdır.
Gazeteciler halkın sesi olabilirler ama toplumsal değişimin asıl gücü halkın örgütlü siyasal iradesidir. Gerçeği ortaya çıkaran gazetecilik ile o gerçeği değiştirecek toplumsal gücün buluşması toplumsal dönüşümün önünü açacaktır. Gamze Yücesan Özdemir ile söyleşi: Gerçeğin üzeri örtüldükçe açığa çıkarma iradesi de güçlenir *** ASLIHAN AYKAÇ YAZDI EKONOMİK ÇÖKÜNTÜ, İKTİDAR BASKISI VE TOPLUMSAL RIZA Sonuç olarak, otoriter rejimlerde muhalefeti, özellikle toplumsal muhalefeti diri tutmak, kolektif mücadele örgütlemek için alışılmış mücadele yollarının dışında, yaratıcı girişimler, denenmemiş eylem biçimleri, daha fazla bir aradalık, daha fazla tartışma ve müzakere gerekiyor. Bu da ancak ve ancak, bireysel girişimlere ve kamusal figürlerin liderliğine indirgenmeyen kapsayıcı süreçlerle sağlanabilir. Ekonomik çöküntü, iktidar baskısı ve toplumsal rıza *** HİLMİ HACALOĞLU YAZDI NAMIK KEMAL’DEN BUGÜNE, DİRENMEK BİR MESLEK GELENEĞİ Tutuklama kararını Ağırel’e ileten Gamze Pamuk’un bizlere aktardığı o yanıt hala kulağımda, “Kızım size emanet ona iyi bakın”.
Öyle ağır bir cümleydi ki birbirimizin yüzüne bakamadık. Hep dediğim gibi, zor zamanlardan geçiyoruz. Daha zor zamanlar henüz gelmedi.
Ama bizim gazeteciliğimiz geleneğimiz böyle. Baskılar, zulümler, hapisler hatta cinayetler. Şinasi’den, Namık Kemal’den beri benzer hikayeler.
Ama işte yine Namık Kemal’in dediği gibi “Ne mümkün zulüm ile bîdâd ile imhâ-yı hürriyet". Namık Kemal’den bugüne, direnmek bir meslek geleneği *** CANDAN YILDIZ YAZDI GAZETECİLİĞE SAHİP ÇIKMAK HAYATA SAHİP ÇIKMAKTIR Evet gazetecilik bugün enkaz altında. Kurtarıcısı yine biz gazeteciler olacağız. Göçük altında kalan gazeteciliğe yine biz oradan çıkarıp nefes aldıracağız.
Güçlünün belirlediği gazetecilik sınırlarını bizler zorlayacağız. Ama bunun için önce gazeteciliğe sahip çıkacağız. Gazeteciliğe sahip çıkmak hayata sahip çıkmaktır *** FARUK BİLDİRİCİ YAZDI SİYASİ İKTİDARIN MEDYADAKİ İKTİDARSIZLIĞI Ne yaparsa yapsın, muhalif medyayı yok edemeyecek. Eleştirel ve bağımsız gazetecilik zorlu koşullarda da olsa, sayıca azalsa da tükenmeyecek. AKP devlette iktidar ama iş gazeteciliğe gelince iktidarsız.
Muktedirliği yetmedikçe de çılgına dönüp daha da sertleşiyor. Bilmiyorlar ki, bu ülkede bağımsız gazetecilik hiç gün yüzü görmedi; cumhuriyetin ilk yıllarından beri baskılarla, hapislerle engellemelerle ve hatta cinayetlerle geldi bugüne. Çeliğe su verilmesi gibi, her karanlık dönemden daha da güçlenerek çıktı. Yine öyle olacak... Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici Siyasi iktidarın medyadaki iktidarsızlığı *** TEZCAN DURNA YAZDI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ARTIK HALKIN VARLIK-YOKLUK MESELESİDİR Ne var ki bu kuşatma karşısındaki toplumsal tepkinin cılızlığı da başlı başına sorgulanmalıdır.
Her gözaltı, tutuklama, erişim engeli ve kayyum müdahalesine karşı yükselen birkaç günlük itirazın ardından hayatın olağan akışına dönülmesi, baskının sürdürülmesini olduğu kadar kanıksanmasını da kolaylaştırıyor. Gazetecilerin ve meslek örgütlerinin direnişi toplumun geniş kesimlerince sahiplenilmedikçe basın özgürlüğünün korunabileceğini sanmak büyük bir yanılsamadır. Basın özgürlüğü artık halkın varlık-yokluk meselesidir


