18 October 2026, Sunday
Muhalefet tuzağı muhalefet imkânı
Ekonomi

Muhalefet tuzağı muhalefet imkânı

Ulaş Arden Fransa’dan İtalya, Hindistan’dan Amerika’ya her yerde toplumsal muhalefetin ve solun kanat çırpışına tanıklık ediyoruz. İlk kez yaşamıyoruz dolayısıyla eski yaşadıklarımızla birlikte düşünmemiz gerekiyor....

Ulaş Arden Fransa’dan İtalya, Hindistan’dan Amerika’ya her yerde toplumsal muhalefetin ve solun kanat çırpışına tanıklık ediyoruz. İlk kez yaşamıyoruz dolayısıyla eski yaşadıklarımızla birlikte düşünmemiz gerekiyor. Böylece önceki başarısızlıklarımız yeni başarılarımıza hizmet edebilir.

  Daha önceki isyanlardan sonra da bugün de solun en büyük yanlışlıklarından birisinin halen mevcut parlamenter -temsili- demokratik sistem yanılsaması üzerine bir strateji kuruyor olması. Toplumsal ayaklanma ve eylemlerin ne kadar iyi olursa olsun asıl sonucun seçim sandıklarında alınacağı yanılmasını ısrarla sürdürüyor. O yüzden de örgütlü bir toplum ve toplumsallaşmış bir siyaset yönelimini -sadece sözel olarak dile getirse de- gerçekte buraya yönelmekten bilakis uzak durmayı yeğliyor.

  Ama seçimler artık bir tür sosyal medya algoritması olarak düşünmemiz gereken momentlerden başka bir şey değil. Bu anlamda demokrasinin gerçekleşeceği bir an ve ya da zemin değil aksine tam da demokrasinin ölüm örtüsü… Ölüyü gizlemeye yarıyor… Algoritmalarla tekno-oligarklar oynayarak kimin sesinin hapsedileceğine kimin sesinin duyulacağına karar verebiliyor… Seçimler de artık biraz böyle… O zaman oyunun kuralını değiştirmek isteniyorsa seçimleri bir değişim noktası değil seçimleri dahi değiştirecek yeni bir mücadele alanı yaratmaktan başka bir yol olmamalı… Fransa sokaklarında yaptıklarına benzer…   Benzer bir durum en çok Türkiye için geçerli olabilir. Halk TV’nin kayyum eliyle kapatıldığı gün ana muhalefet lideri Ö.

Özel, topluma seslenerek bir süre acı çekmeye devam edebileceklerini söyledikten sonra, bunun bir gün kendisinin ‘tamam bitti’ dediği ana kadar süreceğini söyledi. Özel o anın seçim gecesi kendi partilerinin açık ara önde olduğu an olacağını da ekledi. Belki de her şey, aslında tüm yenilgiler tam da burada gizli… Halkı her seferinde bekleme odasına alarak, kendilerini takip etmelerini ve kendilerine güvenmelerini telkin ederek seçim günü için geri saydırma…   Bu egemen -düzen- siyasetinin bir uzantısı olan eskimiş yaklaşımlarla toplumsal muhalefet arasındaki açı farkı hem bir muhalefet krizine hem de bir muhalefet imkanına işaret ediyor.

  Toplumun çok önemli bir kesimi kendisinin siyasette ve daha özelinde muhalefette temsil edilmediğini düşünüyor.   Bu temsil krizini, politika ve gelecekten bağımsızlaştırılıp salt birilerini seçmek olarak anlamak en büyük yanılgı olur. Kaldı ki muhalefetteki tek adamları daha çok kişiye seçtirmeyle çalışmayı bir olarak sunma eğiliminde de bu kendini gösteriyor.

  Temsil krizini yalnızca yanlış liderlerin, başarısız adayların ya da toplumdan kopmuş partilerin krizi olarak görmek eksiktir. Asıl sorun, siyasetin toplumun büyük çoğunluğunun kendi adına karar verme hakkını seçilmiş azınlıklara devretmesine indirgenmesidir. Bu nedenle çözüm, halk adına daha iyi konuşacak temsilciler bulmakla sınırlı olamaz.

İnsanların kendi taleplerini belirlediği, karar süreçlerine doğrudan katıldığı ve seçtikleri temsilcileri denetleyebildiği yeni bir demokratik siyaset anlayışına ihtiyaç vardır. Temsilin ötesine geçmek, halkın kendi siyasal kapasitesini örgütlemesi demektir.  Bunlar bize bir yandan tam da muhalefet tuzağı üzerine düşünmeye çağırıyor. Aslında bu çözülen iktidar karşısında değişim isteyen büyük çoğunluk için en büyük uyuşturucudur.

İktidara yakın olduğu sürekli ifade edilen -anketlerle desteklenen- bir lider ve partinin varlığı, geri kalan büyük çoğunluk için kendi rolünü oynayacağı o anı beklemeye teşvik eder.   Bu öyle bir tuzaktır ki aslında her seferinde de bir sahte umut dalgası yaratmayı başarır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bütün itirazlara rağmen aday olmasının ardından, onun kazanacağına ilişkin yaratılan yanılsama bütün kuşkuları ve öteki ihtimalleri nasıl bastırdıysa… Tarihin en kalabalık mitinglerine sahne olan Muharrem İnce vakasının, en başta kaybetmek üzere oynanan bir oyun olduğu düşünüldüğünde… Bu muhalefet tuzağı -seçimle birlikte- nasıl bir büyük yanılsama olduğu daha açık görülür.  Bu bize tersten de muhalefet imkanına işaret eder.

Tam da her koşulda seferber olmaya meyilli; dirençli ve çoğunlukta olmaya devam eden büyük bir muhalefet potansiyelinin varlığını gösteriyor. Bu büyük gücü muhalefet ve seçim tuzağından kurtarmak mümkün olduğunda, kazanmak da içten bir değil… Hatta yenilmek mümkün değil.  Sandıkta sağcılar sokaklarda isyan var

İlgili Haberler