25 October 2026, Sunday
Ekonomi

Demokrasi yolunda

Yine olağandışı günlerden geçiliyor. Özellikle Fon Soygunu depreminin ülkenin ekonomi kurumlarının tepelerini çökertmesinin etkileri dinmiyor. Üstelik bu büyük, görülmedik, asırlık soygun, bir taraftan hiç olmaması...

Yine olağandışı günlerden geçiliyor. Özellikle Fon Soygunu depreminin ülkenin ekonomi kurumlarının tepelerini çökertmesinin etkileri dinmiyor. Üstelik bu büyük, görülmedik, asırlık soygun, bir taraftan hiç olmaması gereken haram-helal gibi dinsel kavramalarla açıklanmak isteniyor; bir taraftan da “çalan gönlünden ne koparsa yerine koysun ve kurtulsun” gibi, paketlenip hukuk dışı ilkelliklere sarılıyor.  Yine bugünlerde, basın-yayın üzerindeki baskıların yoğunlaştığı bu nedenle de hak ettiği ölçüde üzerinde durulmadığı;  diğer kamuoyu oluşturan geniş çevrelerce göz ardı edilen çok büyük bir “demokratikleşme devrimi”  yaşama geçiyor.

  CHP’nin Butlan ile ele geçirilmesi sonrasında Yeni Parti’nin kurulmasını gerçekleştiren, bu köşede Büyük Uyanış dediğim halk hareketi ilk meyvelerini veriyor.    Asıl üzerinde durulması gereken bu büyük demokratikleşme sürecidir.  İLK ADIM ATILDI Yeni Parti, bugünlerde il başkanlıklarından başlayarak parti içi yönetici seçimlerini,  tam bir demokrasi şenliği olarak, tamamlıyor.  Bu seçimler, ülkenin demokratikleşmesi açısından çok önemli, devrim niteliğinde bir ilk olarak kayda geçirilmelidir. Çünkü örgüt içi seçimler ile Yeni Parti,  kuruluşunun çok sağlam bir demokrasi temelini yaşama geçiriyor; üyeler, birkaç yerde tek aday çıkmasına aldırmadan yüzde 75’leri aşan çok yoğun bir katılımla parti yönetimlerini seçiyor.   Örgüt içi seçimler, birçok sorunu içinde barındıran “delege” uygulamasına başvurulmadan gerçekleştiriliyor.  Türkiye, siyasal tarihinde ve hiçbir partide görülmeyen çok önemli bir ilk başarıyor; Parti içinde aracısız ya da  “doğrudan demokrasi” yaşama geçiyor.  Yöneticilerini seçen üyelerin, bundan sonra, gerek yerel, gerekse genel seçimlerde parti adaylarının TAMAMINI seçmesi, doğaldır. Üyeler, kazandıkları deneyim, birikim  ve bilinç ile adayları doğrudan seçmelidir; bu  artık tartışılmaz  ve kaçınılmazdır.

Ağır yoksullaşma günlerinde üyelik ödentisi ödeyen ve çoğu örneğinde bunu çok aşan bağışıyla Yeni Parti üyesi, ayrıca, bunu hak ediyor.  Önemli bir nokta daha var; özellikle milletvekili adaylarının bir kısmının saptanmasının “kontenjan” adı altında genel başkan ve veya merkez yönetimlerine bırakılması uygulamasından da mutlaka vazgeçilmelidir.  Yılların uygulamaları kanıtlıyor ki, kontenjan uygulaması, siyasetin birçok hastalığının mikrop yuvasıdır.  Gerek delege, gerekse kontenjan uygulamalarının ortak özelliği seçim olayını iki dereceli yapmaları; gerçek temsili demokrasi ile bağdaşmamalarıdır; bunların dayandığı yasa ve tüzük düzenlemelerinin kaldırılması için Yeni Parti gerekirse girişimde bulunmalıdır.  Belirtmek gerekiyor. Üyeyi tek seçici yapan Yeni Parti uygulaması ile aslında,  siyasetin niteliği değişiyor; yerinde deyimiyle “çekiciliği” çok artıyor. M.Ö.

IV. Yüzyılda yaşamış olan Aristo, “insan siyasal hayvandır” (zoon politikon) der. Siyasetin baskıcı yapılardan kurtularak özgürleşmesi, demokrasinin gerçek anlamını kazanmasını ve niteliğinin gelişmesini de sağlayacaktır.

Ayrıca, adayını seçen üye, ona “yabancı kalmaz”  seçmenden onun için daha özgüvenli oy ister. Dahası, bu yaklaşım,   pek çok kişinin içinde küllenmiş siyaset tutkusunu ve siyaset yapma gizilgücünü de ateşleyebilir. Böylece halkın gözünde kalitesi ya da niteliği yerlerde sürünen siyaset olması gereken saygınlık ve etkinlik yoluna girer.

Böyle bir değişim süreci, hem Yeni Parti hem de ülke siyaseti için gerçek bir kazanım olur.     ŞİMDİ KAYNAŞMA ZAMANI Yeni Parti üyelerinin birbirlerini yakından tanımaları büyük önem taşıyor. Bu nedenle kaynaşmaya her sandık çevresi düzleminde toplantılar düzenlenerek başlanabilir.  Üyeleri birleştiren yerel sorunlar ve bunlara Yeni Parti eliyle nasıl çözüm bulunacağı enine boyuna tartışılabilir. Bu bağlamda, yurdun hemen her tarafında süregelen insan haklarının çiğnenmesinden, doğa duyarlılığına uzanan eylemlerle oluşan birikim ve duyarlılıklar üzerinde çalışılabilir.

Siyasette şu ya da bu nedenle dışlanmış kişiler Yeni Parti’nin özgürlükçü ortamında etkinlik kazanabilir.  Üye yapısının güçlendirilmesi önemlidir. Süreç içinde “üye yapısının” yaş, cinsiyet, eğitim, meslek vb bakımlardan ilgili sandık ve seçim çevresini yansıtmasına özen gösterilmesi gerekiyor. Böylece özellikle kırsal kesimde var olan akrabalık vb bağımlılık ilişkilerine dayalı üye yığılmaları ve bunlardan doğan sakıncalar önlenebilir.  Yeni Parti üyelerinin, ülkenin genel ya da ortak sorunlarının çözümünde söylem birliği içinde olmaları ilke edinilmelidir.

Yeni Parti üyelerinin elinde bu söylem birliğinin temeli olacak bir yol gösterici vardır: Cumhuriyet değerleri. Özellikle Kurtuluş Savaşı sürecinde egemenliğin kaynağının gökten yere indirilerek halkın olduğunun yaşama geçirilmesi;  kutsal din ile dünya işlerini görmek için kurulan devletin görevlerinin karıştırılmaması; böylelikle hem dinin hem de devletin korunması ya da kısaca laiklik ilkesi, hukuk ve kurumlaşma,  aileden, eğitime ve devlete her alanda eşitlik, bilimsel eğitim, kültür, sanat ve spora ayrı bir değer verilmesi,  yerli üretimin öncelikli kılınması, yurtta ve dünyada barış, tüm yurtta tutarlı, bir bütünlük içinde Yeni Parti üyeleri tarafından özümsenmelidir.  Yeni Parti ile kısa zamanda sağlanan bu çok başarılı başlangıcın, kurumlaştırılması ve sağlam adımlarla devam ettirilmesi büyük önem taşıyor.  ***  Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun! 

İlgili Haberler