Karapınar Gündem
Son Dakika
Ekonomi

Tek çare birleşik muhalefet

Karapınar Gündem 1 okuma
Tek çare birleşik muhalefet

Mustafa KARADAĞ* Kürt sorunu şimdiden alt komisyona havale edilmiştir. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Pazartesi günü TBMM’de tartışıldı, oylandı ve ciddi bir o çokluğuyla kabul...

Mustafa KARADAĞ* Kürt sorunu şimdiden alt komisyona havale edilmiştir. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Pazartesi günü TBMM’de tartışıldı, oylandı ve ciddi bir o çokluğuyla kabul edildi. Cumhurbaşkanının onaylayacağı kesin olarak biliniyor.

Bilindiği üzere bu yasalaşma faaliyeti ya da yasanın düzenlenmesinin sebep ve dayanağı TBMM içinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun 18.02.2026 tarihinde oylayarak kabul ettiği raporudur. Raporun 7. bölümü aslında Devlete yapması gerekip de yapmadıklarını hatırlatan bir bölümdür ve toplumsal bütünleşme amaçlandıysa çerçeve yasa içinde yer alması zorunlu konuları içermektedir.

Raporda her ne kadar şeffaf ve açık bir süreçten bahsedilmiş ise de komisyonun iktidar kanadı yine en iyi bildiğini yapıp kapalı kapıların arkasında görüşmeyi tercih etmiş, yasa teklifini son ana kadar muhalefet görememiştir.  Raporun Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri başlıklı 6. bölümü ile çerçeve kanun metnini karşılaştırdığımızda da komisyon raporuna bağlı kalınmadığı görülmektedir. Raporda çıkarılacak kanunun örgüt mensuplarının sadece silah bırakma sonrasındaki durumlarını tespit ve tayinine yönelik olmayacağı, aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesi ve buna yönelik politikaların belirlenmesi hedeflenmiş, fakat kanunda toplumsal bütünleşmeden hiç bahsedilmemiştir.

Çıkarılan yasa dikkate alındığında iktidarın ve DEM Parti dahil ortaklarının demokratik bir kaygılarının ya da isteklerinin bulunmadığı açıkça görülmektedir. Aksine iktidarın sinsi planlarına Kürt sorununun çözümü bağlamında yeterince direnemeyen, ama görüşlerini ifade eden, kısmen ret oyu veren Yeni Parti eleştirilerin odağına oturtulmuş, en doğruyu yapmaya çalışırken en çok eleştirinin muhatabı olmuştur.  Çerçeve yasanın genel gerekçesini okuduğumuzda da amacın “silahlı yapılanmaların ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının güçlendirilmesi suretiyle toplumsal bütünleşmenin sağlanması ve milletin ortak değerlerinin korunması” olduğuna değinildiği, lakin “Ülkemizin kendi tecrübesi, toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen bir ‘Türkiye Modeli’nin oluşturulduğuna vurgu yapılmıştır.  Ve netice itibariyle yasanın hayata geçirilmesi Milli Güvenlik Kurulunun inisiyatifine bırakılmış, TBMM’nin rolü “bilgi verilmesi” ile sınırlandırılmıştır. Demokrasi güçlerinin ve siyasi partilerin bir rolü söz konusu değildir.

Genel gerekçeyi okuduğumuzda vardığımız sonuç bu yasa düzenlemesinin tamamen bir aldatmacadan ibaret olduğudur. Kürt sorunu şimdiden alt komisyona havale edilmiştir. Aslında reel olarak hiçbir hukuki ve siyasi değeri olmayan bu belge bir hayal kırıklığının daha delili olarak arşivlerde yerini alacaktır.

Sanırım en büyük pişmanlığı yaşayacak olan DEM Partidir ve asıl çözümün demokratikleşme, otoriter devlet yapısının değişmesi, hak, emek, eşitlik ve özgürlük temelli politikaları benimseyen siyasal düşüncenin bir erken seçim ile iktidara gelmek olduğunun bilincine varması gerekir. Elbette tek başına silahların susması dahi çok önemli ve değerlidir. Bu gün çerçeve yasaya evet denilmesinin tek sebebi de bu düşüncedir.

Fakat aslolan demokratik, laik, kendisini evrensel hukuk kurallarıyla bağlayan bir Cumhuriyettir.  Tek yol birleşik muhalefetin, laikliği, demokrasiyi, sosyal devleti ve hukukun üstünlüğünü benimseyen mücadeleden ilk seçimin galibi olarak çıkmasıdır.  *Eski Yargıçlar Sendikası Başkanı

İlgili Haberler