Siyasetini arayan gençlik
Yusuf Tuna Koç Bugün tüm dünyada gençler yeniden sokak isyanların asli unsuru haline geldi. Fransa’dan Hindistan’a, Sırbistan’a kadar her ülkede neoliberalizmin yarattığı yoksulluk, yolsuz iktidarlar, toplumsal...
Yusuf Tuna Koç Bugün tüm dünyada gençler yeniden sokak isyanların asli unsuru haline geldi. Fransa’dan Hindistan’a, Sırbistan’a kadar her ülkede neoliberalizmin yarattığı yoksulluk, yolsuz iktidarlar, toplumsal adaletsizlikler konusunda en çok sesi gençler çıkarıyor. Türkiye’de de 19 Mart süreci, gençliğin siyasete müdahalesi açısından uzun yıllar sonra kitlesel anlamda en büyük kırılmalardan biri olmuştu.
Fakat geçen sürede gençlerin siyasete ilgisi azalmasa dahi katılımında ve temsilinde bir ilerleme olmadı. Bütün gençler siyaset konuşuyor, pek azı siyasallaşıyor. Üniversitelerdeki direnişler, işçi mücadeleleriyle gösterilen dayanışmalar, kadın mücadelesine katılım son derece önemli ancak bir bütün halinde gençlik, kendisini siyasal alana dahil hissetmiyor.
Ülkede en kırılgan koşulları yaşayan, toplumda kendisine anlamlı bir yer bulmakta zorlanan milyonlarca genç, bir şeyleri değiştirme arzusuna sahip, ancak bu değişimi yaratabilecek siyasal mücadele alanını henüz bulabilmiş değil. Bu ikilemin sebeplerini, gençlerin siyasallaşma imkanlarını ve politik duygularını Begüm Uzun Taşkın, Emre Erdoğan, Demet Lüküslü ve Esra Kaya ile konuştuk. *** BEGÜM UZUN TAŞKIN İLE SÖYLEŞİ: BAŞKA BİR ÜLKE ARZUSU Gençlerde öne çıkan duygu tartışmasız olarak öfke tabi ki. Sadece geleceklerinin değil bugünlerinin de kendilerinden çalındığını düşünüyorlar.
Bu durumun gençlere yönelik büyük bir haksızlık yarattığına dair güçlü bir hissiyatları var. Bu öfke mevcut iktidara ve daha genel olarak siyaset sınıfına yönelirken, gençler bir çeşit kuşak kinine de sahipler. Begüm Uzun Taşkın ile söyleşi: Başka bir ülke arzusu *** EMRE ERDOĞAN İLE SÖYLEŞİ: GENÇLERİN ÖFKESİ SİYASETE AKMIYOR Gençlerde öne çıkan duygu tartışmasız olarak öfke tabi ki.
Sadece geleceklerinin değil bugünlerinin de kendilerinden çalındığını düşünüyorlar. Bu durumun gençlere yönelik büyük bir haksızlık yarattığına dair güçlü bir hissiyatları var. Bu öfke mevcut iktidara ve daha genel olarak siyaset sınıfına yönelirken, gençler bir çeşit kuşak kinine de sahipler.
Emre Erdoğan ile söyleşi: Gençlerin öfkesi siyasete akmıyor *** DEMET LÜKÜSLÜ İLE SÖYLEŞİ: GENÇLİK DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKTI Gençlik, toplumların potansiyeli, insan gücü olarak kendisini tanımlarken, emekliler çalışma hayatında toplum için üretmiş kişiler olarak hak ettikleri gibi yaşayamadıklarını dile getiriyorlar. Üstelik gençler de emeklilerin durumundan etkileniyor, kendi gelecekleri için kaygılanıyorlar. Bu sebeple gençlerden ve emeklilerden yükselen sesleri toplumdan saygı talebi ve adil paylaşım talebi olarak okuyabiliriz.
Tam da bu sebeple günümüzün yaşlanan toplumları için hayatın farklı evrelerinde bireyleri güçlü kılacak, yaşadıkları zorluklarda onları dirençli kılacak politikaları düşünmek gerekiyor. Demet Lüküslü ile söyleşi: Gençlik demokrasiye sahip çıktı *** ESRA KAYA YAZDI: GENÇLİK GELECEK DEĞİLDİR GENÇLİK BUGÜNDÜR Çok yakın ya da biraz daha uzak geçmişe baktığımızda, hiçbir itiraz, hiçbir değişim ve hiçbir cesaret gençler olmadan mümkün olamadı. Geleceksizlikle bugün en çok sınanan da bugünü değiştirme gücünü ve cesaretini taşıyan da yine onlar. Öyleyse, gençlik gelecek değildir; gençlik bugündür.
Gençlik gelecek değildir gençlik bugündür



