21 October 2026, Wednesday
Pera’da Bir Lola, seyirciyle değişmeye devam ediyor
Ekonomi

Pera’da Bir Lola, seyirciyle değişmeye devam ediyor

Yeşer SARIYILDIZ Pınar Göktaş’ın yazıp oynadığı, Buket Gülbeyaz’ın yönettiği Pera’da Bir Lola, yeni sezonda yolculuğunu sürdürüyor. İki sanatçıyla hayatta kalmak için güvenilmez olmayı öğrenmiş bir kadını, seyircinin de...

Yeşer SARIYILDIZ Pınar Göktaş’ın yazıp oynadığı, Buket Gülbeyaz’ın yönettiği Pera’da Bir Lola, yeni sezonda yolculuğunu sürdürüyor. İki sanatçıyla hayatta kalmak için güvenilmez olmayı öğrenmiş bir kadını, seyircinin de yazımına katıldığı bir oyunu ve Lola’nın Avrupa yolculuğunu konuştuk. 1921’de Avrupa’dan Pera’ya savrulan Lola Schönheit, birinden öğrendiğini diğerine satarak, her seferinde nabza göre şerbet vererek hayatta kalıyor.

Anlattıklarının ne kadarına güveneceğinizden emin olamayabilirsiniz; ama Göktaş’ın dediği gibi kendinizi hikâyeye ve Lola’ya kaptıracaksınız. Pınar Göktaş’ın yazıp oynadığı, Buket Gülbeyaz’ın yönettiği Pera’da Bir Lola, bu heyecan verici kadının hikâyesini canlı müzik ve seyircinin katılımıyla anlatıyor. Geçen sezon izleme fırsatı bulduğum oyunun yeni sezonu vesilesiyle iki sanatçıyla söyleşiyoruz.

Kadın karakterlerden hâlâ haklı, örnek ya da en azından anlaşılabilir olmalarının beklendiği bir yerde, Lola’nın ahlaki pürüzleri merak uyandırıyor. Göktaş için bunlar karakterin hayatta kalma biçiminin bir parçası: “Öğrendiği, bildiği yol bu.” Provalarda bu tarafını daha da belirginleştirmişler. “Yönetmenimin de cesaretlendirmesiyle dümeni daha kirli, daha güvenilmez bir yere kırdık” diyor.

Dinleyeni kendine çeken ama ağzından çıkanların doğruluğu bir türlü kestirilemeyen bu kadını oynamak, kendisine de iyi gelmiş. Gülbeyaz, Lola’dan bir anti-kahraman yaratmaları gerektiğini provaların ilk haftalarında hissetmiş. Pera’nın geçmişini sahneye taşırken romantizme kapılma ihtimalinin farkında: “Romantik bazı tuzaklara ve klişelere düşsek bile bunların hepsi bir tercih olmalıydı.” Tekinsizliği de Lola’nın seyirciyle kurduğu ilişkide aramış.

“Karakter bizimle filtresiz, sosyal mesafeleri yaran, orantısız bir yakınlıkla iletişim kuruyor.” Ne zaman sahnede kalacağı, ne zaman seyircinin arasına gireceği, sözün hangi anda salona geçeceği kestirilemiyor. Bu belirsizlik, Göktaş’a yazdığı karakteri her gösteride yeniden keşfetme imkânı veriyor. Oyunun dünyasını Gülbeyaz’la birlikte kurduklarını, dramaturg Sinem Özlek’in yaratıcı dokunuşlarıyla da metnin büyük dönüşüm geçirdiğini anlatıyor: “Metin takla attı diyebilirim.” Prömiyerle birlikte yazarlık süreci sona ermemiş.

“Metne eklenen bir sürü an, oyunlarda doğaçlamalarda ya da seyircinin verdiği malzeme ile eklenen sahnelerle ortaya çıktı.” Lola’nın hikâyesinde, o akşam karşısına çıkan insanların da izi kalıyor. Gülbeyaz bu karşılaşmaları izlemek için ilk sezon her gösteride salondaymış. Dikkatini seyirciye yöneltmiş; nerede oyuna yaklaştıklarını, hangi anda nasıl bir tepki verdiklerini gözlemlemiş.

Bazen tek bir seyircinin isteği, sonraki gösterilere taşınan bir fikre dönüşmüş: “Mesela bir oyunda seyircimiz sahneye çıkmak istedi, artık herkesi sahneye çıkarıyoruz!” İlgiyle büyüttükleri bölümler kadar, çalışmadığını görüp değiştirdikleri yerler de var. Göktaş’ın söylediği gibi: “Bu bitmiş bir süreç değil, oyun devam ettikçe de süreceğini düşünüyorum.” Göktaş’ın prova sürecinden anlattığı bir anı, bu arayışın hangi koşullarda sürdüğünü de gösteriyor. Bir gün mekânla ilgili bir sorun yüzünden kamuya yarı açık bir alanda çalışmak zorunda kalmışlar.

Gülbeyaz o gün oyuncusuyla hayvan çalışması yapmak istemiş. Göktaş, etrafta sigaraya çıkanlar, telefonla konuşanlar, mesai arasında dinlenenler varken büyük bir ciddiyetle çalışmaya devam etmiş. Yanlış hatırlamıyorsa önce kedi, sonra domuz, ardından yılan oynamış.

Yönetmeninin kendisinde yeni bir şey arama iştahını özellikle vurguluyor. Gülbeyaz’ın bu ortaklığa yaklaşımı da aynı açıklığı taşıyor: “Bize düşen, odadaki en iyi fikrin hayata geçmesine izin verebilmek.” Müzik de bu süreçte büyümüş. Göktaş’ın Şubat 2025’te Gülbeyaz’a gönderdiği, Maksim Şahit adını taşıyan ilk metinde tek bir piyanist varmış.

Gülbeyaz dönem işlerinde yüksek duyguları ve maksimalizmi sevdiğini söylüyor. Orkestrayı da Lola’nın duygularını büyüten bir unsur olarak düşünmüş: “Müzik coştukça ve band yükseldikçe bu durum Lola’nın sesini bastırmıyor, aksine onun duygularının altını daha çok çiziyor.” Müzisyenler replikleriyle de oyuna katılıyor; her yeni isim kendi kişiliğini sahneye getiriyor. Gülbeyaz’ın aklından zaman zaman daha büyük bir caz orkestrası da geçiyor.

Göktaş’ın oyunu yazarken kurduğu hayallerden biri ise Lola’yı Avrupa’da da sahnelemekmiş. 1921’de Avrupa’dan Pera’ya gelen bir kadının hikâyesi, bugün Türkiye’den Avrupa’ya gidenlerin deneyimleriyle nasıl buluşacak? Theater an der Ruhr’un daveti bu yüzden onun için özel bir anlam taşıyor: “Lola’nın gerçekten göçmen deneyimi olan bir komünite tarafından nasıl karşılanacağı, bu duygudaşlığın etkisi benim için bu yüzden önemli.” Gülbeyaz da karaktere yaklaşırken kendi göçmenlik deneyiminden, büyük metropollerde yalnız yaşadığı yıllardan beslenmiş.

İkisinin farklı yerlerden yakınlık kurduğu Lola, Göktaş’ın aktardığına göre aralıktan itibaren Berlin’de de yolculuğunu sürdürecek. Oyunun açıklanan kasım programında 2 Kasım İzmir Monk Community, 3 Kasım Ankara Route, 4 Kasım Eskişehir F/Stop, 9 Kasım İstanbul Kadıköy Fil Sahne ve 11 Kasım İstanbul DasDas gösterimleri yer alıyor. İki sanatçı da oyun üzerine yorum ve değerlendirmeleri duymaktan memnun olacaklarını söylüyor.

Göktaş, izleyenlerin oyunu paylaşmasının ve başkalarına anlatmasının bağımsız sanatçılar için önemini hatırlatıyor. Benim payıma düşen yorumla bitireyim. Pera’da Bir Lola, kendimi hikâyenin bir parçası gibi hissettiğim, izlemekten büyük zevk aldığım bir serüvendi.

Dışarıdaki dünya bir süreliğine uzaklaştı; kendimi Lola’yla aynı havayı solurken buldum. Oyunun beni böylesine içine almasına, o dünyanın içinde kaybolmanın verdiği neşeye bayıldım. İlk sezonunda yolumun Lola’yla kesişmesini bir şans sayıyorum; şimdi düşününce, o akşamın keyfi de geri geliyor.

İlgili Haberler