29 October 2026, Thursday
Ekonomi

Müzisyenlerin hakkını verin

Türkiye’de sömürüye açık ve güvencesiz iş kollarına canlı müzik sektörü de girmeye başladı. Gün geçmiyor ki parasını alamayan, tacize uğrayan ve çok kötü şartlarda çalışan müzisyenlerin yakınmaları, şikâyetleri önüme...

Türkiye’de sömürüye açık ve güvencesiz iş kollarına canlı müzik sektörü de girmeye başladı. Gün geçmiyor ki parasını alamayan, tacize uğrayan ve çok kötü şartlarda çalışan müzisyenlerin yakınmaları, şikâyetleri önüme düşmesin. Hatta isim -isim vermeyeceğim- en son bizim de başımıza hem de 40 yıllık bir grubun başına da benzer bir olay geldi.

Hukuksal yollara başvurdum. Tabii ki her müzisyenin dava açmak için yeterli maddi gücü yok. Bunun için Türkiye Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası MÜZİK-SEN'den hukuksal destek alınabilir.

Bugün işverenle anlaşmazlık durumlarında her müzisyenin karşılaştığı sorunları, yasal haklarını ve neler yapabileceğini kısaca anlatmaya çalışacağım. Müzisyenlerin karşılaştığı sorunların en başında yaklaşık yüzde 75'inin sözleşmesiz ve kayıt dışı çalıştırılması geliyor. ∗∗∗ Sahne sonrasında daha önce konuştukları ücretlerin ertelenmesi ve iptal edilen etkinliklerde müzisyene hiçbir ücret ödenmemesi de bir başka mağduriyet sebebidir.

Müzisyenlerin sigortasız çalıştırılması hem sosyal haklardan mahrum kalmalarına hem de yasal alacaklarını ispatlamakta zorlanmalarına neden oluyor. Müzisyen arkadaşlarımın hukuksal yola başvurmamalarının en büyük sebebi işyeri ile aralarında bir sözleşme ve iş akdi olmamasıdır. Yazılı sözleşme olmaması ilişkinin iş akdi olmadığı anlamına gelmez.

Sosyal medyadaki reklamlar, sahne görüntüleri ve whatsup yazışmaları artık delil olarak kabul ediliyor. Bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin içtihatlarına bakmakta fayda var.

Uyuşmazlık halinde açılacak davalarda müzisyen açısından fayda sağlayabilecek görüşler var. Şöyle ki; Müzisyen mekânda kendi belirlediği düzende, tamamen bağımsız ve sadece ortaya bir ürükoymak amacıyla çıkmıyorsa; mekânın çalışma günlerine, sahne saatlerine, müşteri profiline göre hareket ediyorsa ve mekân yönetiminin denetimi altındaysa aradaki ilişki hizmet olarak kabul edilir. Bu durumda müzisyen, İş Kanunu güvencesine girer ve parasını alamadığında doğrudan İş Mahkemesinde dava açma hakkı kazanır.  Müzisyenlerin her gün çalışmaması (Örneğin sadece Cuma ve Cumartesi günleri sahne alması), işverenlerin savunmasında "bu kişi bizim sürekli işçimiz değil, bağımsız çalışıyor" şeklinde öne sürülüyor.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu savunmayı kesin olarak reddediyor. Yargıtay, bir müzisyenin haftada sadece 1 veya 2 gün, ancak düzenli ve periyodik olarak aynı mekânda sahne almasını kısmi süreli iş sözleşmesi olarak nitelendiriyor.

Haftada 2 gün çalışan bar müzisyeni de iş güvencesinden yararlanır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş hukukunun temel ilkelerinden olan “işçinin korunması” ve “gerçek durumun araştırılması” ilkelerini müzisyen davalarında da katı bir şekilde uyguluyor.

∗∗∗ Mekânla uzlaşmazlık yaşayan müzisyen arkadaşlarım mahkeme sürecinden önce ücretsiz hizmet veren arabuluculuk hizmetinden faydalanabilir. Bu süreç sonuç vermezse dava açabilirler. Bugünden sonra bütün şikâyetleri MÜZİK-SEN'e bildirip müzisyen arkadaşlarımızın bu konuda da yanında olacağım.  Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu ve mutlu olsun.

Yaşasın Cumhuriyet. Kalın sağlıcakla…

İlgili Haberler