Karapınar Gündem
Son Dakika
Ekonomi

Mücadele kazandı

Karapınar Gündem 1 okuma

Mülakat mağduru 1611 öğretmen kazandı. Fiili, meşru, kesintisiz sürdürülen mücadele kazandı.  Öğretmen Sendikası ile Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu’nun birlikte verdiği mücadele kazandı. Mücadele ile elde edilen...

Mülakat mağduru 1611 öğretmen kazandı. Fiili, meşru, kesintisiz sürdürülen mücadele kazandı.  Öğretmen Sendikası ile Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu’nun birlikte verdiği mücadele kazandı. Mücadele ile elde edilen bu kazanım mülakatın eşitsizliğinin, adaletsizliğinin de bir kez daha kanıtı oldu.

Seçim öncesi “Kamuda mülakatı kaldıracağız” sözü hiç söylenmemiş, Akp’nin seçim beyannamesinde yer almamış gibi verilen söz unutuldu. Bu adaletsizlik o söze rağmen öğretmenlere yine yaşatıldı. Ancak unutulan sözlerin “Mülakat adalete uygundur, kimsenin hakkı yenmeyecek” minvalinde kurulan tüm cümlelerin hiçbir karşılığı olmadığı mücadele ile kanıtlandı.

Mülakat eşitsizliğin, adaletsizliğin adıydı. Öğretmen mücadelesi, kazanımıyla büyük puntolarla bu adaletsizliği tarihe yazdı. Eşit, adil, objektif kriterlere dayanmayan müuygulaması 2016’da kanun hükmünde ile başlatıldı.

Yüzlerce öğretmene mülakat haksızlığı yaşatıldı. Emekleri, gelecek umutları ellerinden alındı. Bu kazanım mülakat adaletsizliğine uğrayan herkesin tüm öğretmenlerin de haklarının iade edilme yolunun açılmasıdır.  Mülakat ile yaşatılan haksızlıklar ise Öğretmenlik Meslek ve Akademi zorunluluğu ile kalıcılaştırılıyor.

Akademi’ye giriş sınavı (AGS) sonrası önce öğretmenlere güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılıyor. Sınavdan “yeterli puanı” alanlar bir yıl Akademi’de eğitimlere katılıyor. Akademi’deki ölçme ve değerlendirme süreçlerinden de geçebilirse adaylar sözleşmeli öğretmen olarak atanıyor.

Dünya’da tek örneği olamayan Akademi ile Eğitim Fakülteleri’ne fiilen kilit vuruluyor.  Anayasa güvenlik soruşturması şartını, kuralların belirsiz olduğu ve kişisel verilere yönelik yeterli güvence içermediği gerekçesiyle iptal etti. Ancak iptal kararının ardından yeni bir Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu çıkarıldı. Sonraki itirazlarda da AYM kuralın ve kapsamın belirli olması gerektiği vurgusunu sürdürmesine rağmen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması devam ettiriliyor.

Akademi’de yazılı/uygulamalı sınavları uygulayanlar ise bakan onayı ve mülakat süreçleri ile belirleniyor. Atamaya esas başarı puanı teorik derslerin not ortalamasının yüzde 40'ı ile uygulamalı derslerin not ortalamasının yüzde 60'ının toplanmasından oluşuyor. Uygulamalı derslere verilen notların belirleyiciliği daha yüksek.

Bu notların öznel değerlendirmelere dayalı notlar olması ise mülakattaki eşitsizliklerin, adaletsizliklerin kalıcılığı sonucunu doğuruyor. Akademilerdeki öğretmenlerin tüm paylaşımları da bu değerlendirmelerin eşit, adil, objektif, bilimsel kriterlere dayalı olmadığını gösteriyor. Eğitim Fakültesi veya “öğretmenliğe esas alanlarda” denilerek herhangi bir alanda lisans mezunu olmak AGS’ye katılmak için yeterli.

AGS sonrası Akademi’ye başlayabilmek için AYM kararlarına ve uyarılarına rağmen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılıyor. Akademi’de ölçme değerlendirme süreçlerini kimlerin yürüteceğinin belirlenmesi de liyakat kriterlerine dayanmıyor. Akademide görevli kişilerin kim olacağına Bakan veya mülakat komisyonları karar veriyor.

Öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğinin yaşadığı sorunlar artık içinden çıkılamaz bir cendere haline dönüştü. Öğretmenlik mesleği adım adım ortadan kaldırılıyor. Kimin öğretmen olacağına siyasi iktidarın belirlediği isimlerin karar verdiği bir sistem inşa ediliyor.

Kamuda ve özel sektörde esnek, güvencesiz, geçici istihdam biçimini yaygınlaştıran ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik kalıcılaştırılıyor. 2014’te taban maaş hakkı ellerinden alınan özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlere özel okul patronları zenginliklerine zenginlik katsın diye ucuz emek sömürüsü yaşatılıyor. Kamuda aday öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen isimleriyle kariyer basamakları adı altında eşit işe eşit ücret, eşit haklar ortadan kaldırılıyor.

Ataması yapılmayan öğretmenler atama sayısının yetersizliği ve tüm bu kuşatmanın sonucunda mesleklerinden vazgeçmek zorunda bırakılıyor. Marketlerde, mağazalarda, inşaatlarda; geçici, güvencesiz, düşük ücretlerde çalışan yüz binlerce öğretmenin olduğu gerçeği herkesin malumu.  Öğretmenler, öğretmenlik mesleği ülkemiz tarihinde görülmeyen bir kuşatmayı yaşıyor.  Öğretmen Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin birlikte yürüttüğü mücadele, toplumun, toplumsal muhalefetin bu mücadeleye verdiği destek bize yürünecek yolu gösteriyor. Bu mücadele olmasaydı mülakat mağduru her öğretmen yaşadığı eşitsizlikle, adaletsizlikle baş başa kalacaktı.

Bu mücadelenin sonucunda artık sınıflarına, öğrencilerine kavuşacaklar.  Tek yol, tek çözüm yan yana mücadele, birleşik mücadele.

İlgili Haberler