Gazeteci Nazım Alpman ve Doç. Ekin Kadir Selçuk’un yazdıkları “Mücadelenin Onurlu Yolu Fikri Sağlar Kitabı”nın söyleşisi ve imzası için geçtiğimiz salı günü, Aydın’ın Didim ilçesindeydim... Didim Belediye Başkanı Hatiçe Gençay ve Nazım Alpman’la birlikte yaptığımız konuşmalar, sıcakta bekleyen Didim Altınkum’daki yurttaşlarımızı epey heyecanlandırdı...
Önceki Belediye Başkanı değerli Mehmet Soysalan’ın da bu geceye katılımı Didimliler için ayrı sevinç nedeni oldu... Ülke gerçekleri için yapılan doğru analizler ve etkili konuşmaların yurttaşlarımıza umut verdiğini gözlemledik... Ve asıl beklentinin YENİ Parti’yle gelen rüzgarda olduğunu bir kez daha halkın arasında tespit ettik...
∗∗∗ 20 yıldır bıkmadan, tüm engellere rağmen yılmadan, “Didim Kitap Günlerini” düzenleyen, Didim Belediyesi önceki Kültür Müdürü sevgili Hayri Kandemir ve arkadaşlarına özellikle teşekkür etmek gerekir... Böyle aydın insanlar sayesinde yurttaşlarımız kitaplarla buluşuyor, okuyor bilinçleniyor ve aydınlanıyor... Bilinçli insanın yanlış yapması olası değildir...
Ülkenin üzerine çöken karabulutlardan kurtaracak olan tek güç, “Aydınlanmış yurttaşlar” olacaktır... Emperyalistlerin inadına! Didim halkı arasında dolaşırken Belediye Başkanı Hatice Gençay’a gösterilen ilgi, geçmişte Didim’e çok hizmet vermeye çalışan bir hemşehrisi ve YENİ Partili yoldaşı olarak “beni çok mutlu etti…” Belediye başkanlarının başarısı, kaç kurdele kestikleriyle değil, yurttaşın günlük hayatına ne kadar dokunduklarıyla ölçülür... Bu ölçüyle bakıldığında, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın 2 yıllık görev döneminde ortaya koyduğu tabloyu dikkate değer buluyorum. Önemsediğim icraatların özetini paylaşmak isterim...
Gençay yönetiminin en belirgin özelliği, kenti makam odasından değil, halkın içinden yönetmesidir.... “Mahallemi Dinliyorum” projesiyle başkan yardımcıları ve birim müdürleri mahallelere gidiyor; vatandaşın şikâyetini doğrudan dinleniyor, kayda geçiriliyor ve ilgili birime yönlendiriliyor... Amaç, sorunların bürokrasi içinde kaybolmasını önleyerek daha hızlı çözüm üretmek... İkinci önemli başlık; temizlik ve kent düzeni...
Didim, yaz aylarında nüfusu olağanüstü artan bir turizm kentidir. Normalde 110 bin olan nüfus, şu anda 500 Bine ulaştığı bilinmekte! Dolayısıyla kış ve yaz arasındaki fark tüm yayla ve sahil kentlerinde olduğu gibi, Belediyelerin iş yükünü orantısız bir şekilde artırıyor.
Şayet bu duruma belediye hazırlıklı değilse, sorunlar daha da artıyor... Didim bu hazırlığı önceden yapmış... ∗∗∗ Çöp, çevre temizliği, parklar ve yollar aynı zamanda turizm ekonomisinin parçasıdır...
Belediye, çalışma planlarını muhtarlardan ve vatandaşlardan gelen talepleri dikkate alarak oluşturuluyor ve eş zamanlı olarak farklı mahallelerde temizlik ve çevre düzenleme programları uygulanıyor... Didim genelinde 31 park yenilenirken, Mavişehir’de belediyenin tamamen kendi işçileri ve iş makineleriyle 60 bin m²lik Atatürk Kültür ve Yaşam Alanı kente kazandırılmış... Macera Parkı; tırmanma duvarları, macera parkurları ve çocuk oyun alanları hizmete sunulmuş...
Mehmet Soysalan Parkı’nı da yenilenerek, seçim dönemi vaatlerini yerine getiriyor... ∗∗∗ Burada bir başarının özellikle altını çizmek gerekiyor! Gençay yönetimi, yapay zekâ, personel konum takibi, çöp araçlarının akıllı güzergâhlandırılması, mahalle ve sokak şikâyetlerinin otomatik sınıflandırılması gibi teknolojiler kullanıyor... Kullanılan sistem ve yazılımlarla, sorunların öğrenilmesi, çözülmesi ve hizmetin duyurulma süreleri kısalıyor...
Araçların iç ve dış donanımlarıyla, “hangi çöp kutusunun boşaltıldığından, araç içindeki personelin kural dışı yaptığı her eylem anında takip edilip” uyarılıyor... Çağdaş belediyecilikte önemli olan teknoloji sözcüğünü kullanmak değil, ölçülebilir sonuç üretmektir... Sosyal belediyecilikte ise daha somut hizmetler var...
Didim ve Akbük'te açılan Kent Lokantalarında, belediyenin açıklamasına göre aylık 115 bin öğün yemek servis edilmiş... Emekli, öğrenci ve dar gelirlilerin kenti olan Didim’de de “Ekonomik sıkıntı” önemli sorun... Dolayısıyla “Yapılan, küçümsenecek” bir hizmet değil...
Gençay'ın belediyecilik anlayışındaki asıl iddiası, sosyal sorunlara bakışında ortaya çıkıyor: “Sadece yol yapan değil, insanın hayatına dokunan belediye!” gerekir diyor... Elbette bir belediye başkanının gerçek başarı karnesi yalnızca, belediyenin kendi açıklamalarıyla değerlendirilemez... Bütçe disiplini, borç stoku, yatırımlar, seçim vaatlerinin gerçekleşme oranı, şikâyetlerinin azalması, hizmete cevap süresi ve yurttaş memnuniyeti gibi bağımsız ölçütlere de bakmak gerekir... Hatice Gençay, Didim'de sahaya çıkan, yurttaşı dinleyen, sosyal hizmeti önemseyen ve belediye organizasyonunu daha hızlı çalıştırmaya uğraşan bir yönetim modeli kurmaya çalışıyor...
Ve diyor ki bundan böyle; “Didim Belediyesi bütün hizmetlerini sayısallaştıracak, hangi şikâyetin kaç dakikada ilgili birime ulaştığı, kaç saatte çözüldüğü ve hangi mahallenin ne kadar hizmet aldığı halka açık biçimde yayımlanacak! Çünkü geleceğin belediyeciliğinde başarı, sözcüklerle değil, veriyle kanıtlanacaktır...” Kadın sezgisi ve çalışkanlığına sahip bir Belediye Başkanın yönetimindeki Didim, belli ki diğer sahil kentlerinin çok önünde olacak...