Ekonomi Servisi Ege Bölgesinde üzüm üreticileri Toprak Mahsulleri Ofisi'düşük açıkladığı alım fiyatları ve kontenjan sınırlaması nedeniyle kâr elde edemiyor. Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) yaptığı yazılı açıklamada girdi maliyetleri ve hayat pahalılığın her yıl artmasına rağmen artış yaşamayan üzüm alım fiyatlarına tepki gösterdi. Bağcılığın sürdürülemez bir noktaya getirildiği belirten Çiftçi-Sen Türkiye'nin dünya kuru üzüm ihracatının %30-35'ini karşılamasına rağmen alım fiyatlarının küresel şirketler tarafından belirlendiğini ve devletin üreticiyi şirketlerin insafına bıraktığını vurguladı.
EN AZ 151 TL OLMALI Sendika tarafından yapılan açıklamada üreticinin üretime devam edebilmesi ve insanca yaşayabilmesi için 93,00 TL/kg yalın maliyetin üzerine %25 kâr Payı ve %30 insanca yaşam payı eklenerek 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm referans taban fiyatının en az 151,50 TL/kg olması gerektiği belirtildi. Girdi maliyetleri 3-4 kat artarken üzüm alım fiyatlarının geriye çekildiğini aktaran Çiftçi-Sen yaptığı açıklamada, 2024 yılında litresi 41–44 TL bandında seyreden, 2025'te 45–53 TL'ye çıkan mazot fiyatı, 2026 yılına 55 TL ile başlayıp kısa sürede yüzde 50 artışla 83 TL'ye yükseldiği dile getirdi. Buna karşılık geçen yıl 16–18 TL/kg bandında olan sumalık yaş üzüm alım fiyatı bu sezon 11 TL/kg seviyesinden açıldığı ifade edildi.
Çiftçi-Sen talepleri şu şekilde sıraladı: • Çiftçilerin sendikal örgütlenmeleri fiyat belirlemelerinde sürece dahil edilmelidir. • Kuru üzüm fiyatlarında maliyet, kar payı ve insanca yaşam payı gözetilerek sendikamızın referans fiyatları üzerinden TARİŞ tarafından destekleme alımı yapılmalıdır. • Şaraplık üzüm üreten üreticilerin üzümlerini işleyip satabilecekleri yasal düzenlemeler yapılmalı ve ürünlerini işleyerek satmaları konusunda teşvikler verilmelidir..
• Tarım Sigortaları Yasası yeniden düzenlenmelidir.