AOÇ'den kalan düşünsel bir miras: ATA Çiftliği
Ekonomi

AOÇ'den kalan düşünsel bir miras: ATA Çiftliği

Geçtiğimiz temmuz ayında Türkiye Ormancılar Derneği tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi desteğiyle düzenlenen 5. Orman Oyunları'na katılmak için üç günlüğüne Ankara'ya gitmiştim. 12 farklı orman fakültesinden gelen...

1 okuma

Geçtiğimiz temmuz ayında Türkiye Ormancılar Derneği tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi desteğiyle düzenlenen 5. Orman Oyunları'na katılmak için üç günlüğüne Ankara'ya gitmiştim. 12 farklı orman fakültesinden gelen öğrencilerin yarışmalardaki dinamizmi ve mücadele azmiyle, oyunların organizasyonunda görev alan genç orman ve orman endüstri mühendislerinin sorumluluk bilinci ve çalışkanlığı beni oldukça etkiledi.

Bu konuda bir yazı yazmayı düşünürken gözüm ve aklım başka bir yere takıldı. Oyunların yapıldığı Atatürk Tarımsal Araştırma Çiftliği'sunduğu hizmetlerin çeşitliliğinin dünyada gördüğüm örneklerle yarışır nitelikler taşıması, hem kent ormancılığı yeşil altyapı hem de kırsal kalkınma konularında çalışan biri olarak benim için daha yoğun bir ilgi odağı oldu. ATA Çiftliği'nin kurulmasında büyük emeği olan Ankara Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün'le yaptığımız iki saatlik saha gezisi ve ondan dinlediklerimden sonra bu yazıyı yazmak artık kaçınılmazdı.

Karşımda Atatürk Orman Çiftliği'fiziksel olmasa da düşünsel olarak miras kalan çok değerli bir alan vardı. Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk'ün ve O'nun yol arkadaşlarının AOÇ'yle başlattığı modern tarım ve yeni kentleşme hareketi sanki Ankara Gölbaşı'ndaki ATA Çiftliği'yle yeniden yola çıkmıştı. Melih Gökçek zamanında konut projesi yapmak için planlanan 3 bin 500 dönümlük arazi Mansur Yavaş'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olmasından sonra ATA Çiftliği'ne dönüştürülmüş.

Çiftlik kendi internet sitesinde "Kırsal kalkınmayı üretim, araştırma, eğitim ve sosyal yaşamla buluşturan 3,5 milyon metrekarelik tarım kampüsü" olarak tanımlanıyor ve bu çiftliğin kurulmasının en önemli amacı "Yüksek üretim maliyetleri ve pazarlama sorunlarıyla karşılaşan Ankaralı üreticiyi, kırsal kalkınma projeleriyle desteklemek" olarak tanımlanıyor. Ata tohumu üretim merkezinin de bulunduğu ATA Çiftliği'nde; tarla bitkileri denemeleri, biyolojik mücadele, malç uygulamaları, tıbbi aromatik ürün geliştirme, dikey tarım ve çocuk seraları gibi uygulama ve yöntemler var. Kısaca özetlersek çiftlikte: 22 farklı türde 17 bin 500 meyve ağacından oluşan bir meyve bahçesi, Erik Gen Bahçesi, Ankara'nın ilçelerinden toplanan fidanlarla oluşturulmuş üzüm bağları, soğuk hava depoları, üniteleri, mısırın silaj yapılarak, buğday, arpa, yulaf vb.

ürünlerin de balya yapılarak kadın ve genç çiftçilere öncelik verecek şekilde ücretsiz dağıtılması, yetiştirilen burçakların Hacı Bayram Camisi'nde de sabahları dağıtılan "bitmeyen çorba"da kullanılması, su ve besin maddelerinin tekrar kullanıldığı aquaponik sistemle topraksız tarım yapılması, hayıt, kurt üzümü (gojiberry), böğürtlenler, kekik, kış kirazı (ashwagandha-hint ginsengi) vb. sayısı 93'e ulaşan tıbbi ve aromatik bitki üretimi bitkisel üretimde öne çıkıyor. Anadolu tipi arıların tercih edildiği arıcılıkta bal üretiminin yanı sıra polen, , , arı zehri gibi yan ürünler üretimi ve üreticiye bunlarla birlikte kovan dağıtılması, keçisi üretme istasyonu, Güdül ve Nallıhan'da tiftik keçisi tüyünden yapılan kumaşla çocuk bezi, bebek ve çocuk kıyafetleri üretimini artırmak için çalışılması, zararlılara karşı biyolojik mücadele için üretilen akıllı böcekler, domateslerde karşı üretilen böceklerin Ayaş, Güdül ve Beypazarı'nda 200'e yakın üreticiye dağıtılmasıyla pilot uygulamalara başlanmış olması hayvansal üretimin öne çıkanları.

ATA Çiftliği'ndeki üretim faaliyetlerinin temel amacı küçük tarım işletmelerini tarımda tutarak köylerin boşalmasını önlemek. Onları tarımda tutmak için karşılıksız tohum, bitki ve hayvan yardımı yapıldığı gibi küçük üreticilere eğitim verme ve birlikte hareket etmelerini sağlama gibi çabalar da sürdürülüyor. Yine kooperatifleri desteklemek için oluşturulan Başkent Market modeli var.

Desteklenen kooperatiflerin üreteceği ürünler ve bunların pazarlanması hakkında eğitimler verildiği gibi analizlerle kaliteli olduğu kanıtlanan kooperatif ürünleri ABB'nin Başkent marketlerinde satışa sunuluyor. Ziyaretçiler farklı ürünler için yapılan hasat şenliklerine katılıyor. Ben oradayken vişne hasadı yapılıyordu ve insanlar meyveleri ağaçtan toplayarak ellerindeki sepet ve torbaları bizzat dolduruyordu.

Çocuklar için onların doğayla, toprakla buluşmasını sağlayan çocuk eğitim seraları var. Eğitime katılan çocuklar toprakla, bitkiyle, hayvanla buluşuyor. Çiftlikte tarım fuarı düzenlemek için ayrılmış alanda özellikle devletin koruması altındaki çocuklara uzaktan kumandayla model uçak uçurma eğitimi verilmesi planlanmış.

Yine çiftliğin en merkezi yerinde lavanta bahçesinin yanındaki açık hava eğitim sahasında genç ve yetişkinlere sirke atölyesi, mor reçeteler atölyesi, takı atölyesi vb. eğitimler veriliyor. Lavanta sirkesi, lavanta kremi yapılıyor, lavantadan ilaç yapılması öğretiliyor.

Alanda karavan parkı, bungalovlar, kafeler, piknik ve mangal alanları, iki gölet, 40 kilometrelik yürüyüş parkuru, 19 kilometrelik bisiklet yolu, konser sahneleri, iki voleybol, iki plaj voleybolu, iki basketbol, iki halı saha futbol sahası ve dört tenis kortu var. Ziyaretçiler bunların hepsinden ücretsiz olarak faydalandığı gibi, alana giriş için de ücret ödemiyorlar. Çiftlikteki kafeler ABB şirketi Belpa tarafından işletildiği için ekonomik fiyatlarla hizmet veriyor.

Ayrıca bir otobüste hizmet veren Halk Ekmek özellikle piknikçilerin ekmek gereksinimini karşılıyor. Alanın içine ulaşan 150 numaralı otobüs hattı alana erişimi oldukça kolaylaştırıyor. İtiraf etmem gerekir ki, birkaç yıldır yurt dışında olduğum için Orman Oyunları'nı izlemeye gelinceye kadar ATA Çiftliği'nin kuruluşundan hiç haberim olmamıştı.

Eminim çoğunuzun da henüz haberi yoktur. Sahaya gelince dikkatimi önce etraftaki rekreasyon tesisleri çekti ve alanın bir rekreasyon alanı olduğunu düşündüm. Fakat sonra etrafı dikkatlice incelemeye başlayınca, küçük tarım işletmelerine bilgi, eğitim ve materyal vererek kırsal kalkınmaya destek olmak için kurulan bir alan olduğunu, bitkisel ve hayvansal üretim ile araştırma geliştirme çalışmalarının bir anlayışla yapıldığını, sadece küçük çiftçilerin değil kentte yaşayanların da eğitim ve bilgilendirilmesine yönelik tesis ve etkinlikleri barındıran çok boyutlu planlanmış bir rekreasyon alanı olduğunu anladım.

ATA Çiftliği'nde AOÇ deneyiminden esinlenen çok boyutlu bir planlamanın sadece düşünce aşamasında kalmadan uygulamaya geçmiş olması çok güzel bir örnek. Umarımı bu çalışma ülkedeki tüm yerel yönetimlere örnek olur. Not: Yazmak istediklerimin hepsi buraya sığmadı.

Daha ayrıntılı bir yazıyı Türkiye Ormancılar Derneği’nin yayınladığı Orman ve Av Dergisi’nin gelecek sayısında okuyabilirsiniz.

İlgili Haberler