Washington Peşmerge desteğinde geri adım atıyor
Gündem

Washington Peşmerge desteğinde geri adım atıyor

Kararın, anlaşmanın sona erme tarihinin yaklaşmasının yanı sıra Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesi ve ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun ülkedeki askeri misyonunun sona erdirilmesi süreciyle aynı döneme...

1 okuma

Kararın, anlaşmanın sona erme tarihinin yaklaşmasının yanı sıra Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesi ve ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun ülkedeki askeri misyonunun sona erdirilmesi süreciyle aynı döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Amerikan kaynaklarına göre ABD Savunma Bakanlığı ile Irak Kürt Bölgesi Yönetimi arasında imzalanan mutabakat zaptının süresi 30 Eylül 2026’da dolacak. Aynı tarih, Amerikan askerleri ile uluslararası koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesinin tamamlanması ve DEAŞ’a karşı yürütülen koalisyon askeri misyonunun sona erdirilmesi için belirlenen takvim açısından da kritik eşik niteliğinde.

Kaynaklar, bu tarihten sonra Irak’a sağlanabilecek herhangi bir Amerikan yardımının belirli görevlerin yerine getirilmesi ve somut sonuçların elde edilmesi şartına bağlanacağını belirtiyor. Erbil’deki Irak Kürt Bölgesi kaynakları da mevcut mutabakat zaptının sona ermek üzere olduğunu doğruladı. Ancak kaynaklar, anlaşmanın süresinin dolmasının ABD ile Irak Kürt Bölgesi Yönetimi arasındaki stratejik ortaklığın veya güvenlik alanındaki işbirliğinin sona ereceği anlamına gelmediğini vurguladı.

Son gelişmeler, Washington’un Peşmerge güçlerine sağladığı desteğin biçimini yeniden değerlendirdiği bir döneme denk geliyor. ABD Savunma Bakanlığı’nın 2027 mali yılı bütçesine ilişkin önerilerinde, Kürt güçlerine yönelik güvenlik yardımı programlarında 2026 mali yılında ayrılan finansmana kıyasla değişiklikler öngörülüyor. Bu durum, Peşmerge’ye Amerikan desteğinin tamamen sona erdirilmesinden ziyade yeni koşullara ve farklı bir finansman modeline bağlanabileceğine ilişkin değerlendirmeleri de beraberinde getiriyor.

Washington, Peşmerge Bakanlığı ile yürüttüğü mutabakatı 2022 yılında yenilemiş ve Kürt güçlerinin DEAŞ’ın yenilgiye uğratılmasına yönelik operasyonlardaki rolüne desteğini sürdüreceğini açıklamıştı. Amerikan yardımları aynı zamanda Peşmerge güçlerinin profesyonelleştirilmesi, kurumsal yapısının güçlendirilmesi ve farklı siyasi yapılara bağlı birliklerin tek bir askeri yapı altında birleştirilmesini amaçlayan reformlara bağlanmıştı. Washington ile Peşmerge güçleri arasındaki modern askeri ortaklığın temelini DEAŞ’a karşı yürütülen savaş oluşturuyor.

ABD ile Irak Kürt Bölgesi Yönetimi, Kürt güçlerine yönelik Amerikan yardımlarını düzenlemek amacıyla ilk mutabakat zaptını 2016 yılında imzaladı. Bu anlaşmayla Peşmerge’nin DEAŞ’la mücadeledeki kapasitesinin güçlendirilmesi ve Amerikan askeri desteğinin belirli bir kurumsal çerçeve içerisinde sürdürülmesi amaçlandı. Eylül 2022’de ABD Savunma Bakanlığı söz konusu mutabakatı dört yıl daha uzattı.

Washington bu süreçte Peşmerge’nin DEAŞ’ın yenilgiye uğratılmasına yönelik operasyonlardaki rolünü desteklemeyi sürdüreceğini belirtirken anlaşmayı aynı zamanda Kürt güçlerinin geliştirilmesi ve Peşmerge Bakanlığı’nın komutası altında birleştirilmesini hedefleyen reformlarla ilişkilendirdi. ABD’nin Peşmerge’ye sağladığı destek yalnızca silah ve askeri eğitimle sınırlı tutulmadı. İşbirliği kapsamında lojistik yardım, mali tahsisatlar ve kuvvetlerin operasyonel sürdürülebilirliğine yönelik programlar da uygulandı.

Washington, Peşmerge güçlerini DEAŞ’la mücadelede Irak güvenlik güçleri sisteminin bir parçası olarak değerlendirdi. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri de son yıllarda Irak Kürt Bölgesi Yönetimi’ndeki askeri yapının reforme edilmesi ve farklı Peşmerge birliklerinin tek bir kurumsal yapı içerisinde birleştirilmesinin Washington-Erbil güvenlik ortaklığının temel unsurlarından biri olduğunu birçok kez vurguladı. Dolayısıyla Amerikan desteği, operasyonel ihtiyaçların karşılanmasının yanında Peşmerge içerisindeki kurumsal dönüşüm sürecini teşvik etmek için de kullanıldı.

Mevcut tartışmanın önemini artıran temel unsur, 2022’de imzalanan mutabakatın Eylül 2026 sonunda sona erecek olması. ABD Savunma Bakanlığı’nın DEAŞ’a karşı yürütülen “Doğal Kararlılık Operasyonu”na ilişkin resmi raporunda da mutabakat zaptının Peşmerge Bakanlığı’na DEAŞ’la mücadele kapsamında verilen Amerikan desteğinin temel çerçevesini oluşturduğu belirtildi. Rapora göre mutabakat, gerekli finansmanın mevcut olması şartıyla Eylül ayının sonuna kadar yürürlükte kalacak.

Böylece 30 Eylül tarihi hem Peşmerge’ye mevcut Amerikan yardım mekanizması hem de Irak’taki uluslararası askeri varlığın geleceği açısından ortak bir dönüm noktası haline geliyor. Peşmerge anlaşmasının sona ermesi, Irak’taki uluslararası askeri varlığın daha kapsamlı biçimde yeniden düzenlendiği bir dönemde gerçekleşiyor. Bağdat ile Washington arasında üzerinde uzlaşılan takvime göre uluslararası koalisyon güçleri Irak’taki askeri misyonlarını 30 Eylül’e kadar sona erdirmeye hazırlanıyor.

Irak hükümeti ağustos ayında yaptığı açıklamada, çekilme için belirlenen son tarihin değişmediğini doğruladı. Bu çerçevede uluslararası koalisyon birliklerinin Irak’tan çıkarılması süreci de hızlandırıldı. Ancak koalisyonun Irak’taki askeri misyonunun sona ermesi, ABD ile Irak arasındaki güvenlik işbirliğinin tamamen bitmesi anlamına gelmiyor.

Bağdat ile Washington, 2024 yılından itibaren güvenlik ilişkilerinde yeni bir döneme geçilmesi konusunda anlaşmaya varmıştı. Yeni modelin eğitim, askeri danışmanlık, istihbarat ve bilgi paylaşımı ile geleneksel güvenlik programları gibi alanlardaki ikili işbirliğini kapsaması öngörülüyor. Irak Kürt Bölgesi Yönetimi’ndeki son gelişmeler, bu dönüşümün Peşmerge ile Washington arasındaki ilişkinin geleceğini de kapsadığını gösteriyor.

Uluslararası koalisyonun Irak’tan çıkış sürecinin bir parçası olarak Alman askerleri bu hafta Irak Kürt Bölgesi Yönetimi’nden çekildi. Diğer uluslararası güçler de 30 Eylül için belirlenen son tarihten önce çekilme işlemlerini tamamlamaya hazırlanıyor. Buna karşılık Irak Kürt Bölgesi kaynakları, mevcut mutabakat zaptının sona ermesinin Washington ile güvenlik işbirliğinin kesin olarak sona ermesi anlamına gelmeyeceğini bir kez daha vurguluyor.

Erbil’de, mevcut mekanizmanın yerine ABD ile yeni bir güvenlik işbirliği çerçevesine geçilebileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bütün bu gelişmeler Peşmerge güçlerinin hâlâ önemli yapısal ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde yaşanıyor. Bunların başında farklı Peşmerge birliklerinin tek bir komuta altında birleştirilmesi ve kuvvetlerin yeniden yapılandırılması geliyor.

Washington yıllardır verdiği askeri ve mali desteğin önemli bölümünü bu reform sürecindeki ilerlemeye bağlıyor. İkinci önemli sorun, Bağdat ile Erbil arasındaki tartışmalı bölgelerde devam eden güvenlik riskleri. Irak merkezi yönetimi ile Irak Kürt Bölgesi Yönetimi arasındaki yetki ve güvenlik düzenlemelerinin tam olarak çözülemediği bu bölgelerde ortaya çıkabilecek boşlukların yeni tehditlere zemin hazırlamasından endişe ediliyor.

Üçüncü başlığı ise DEAŞ tehdidi oluşturuyor. Örgütün Irak’ta geçmişte kontrol ettiği geniş toprakları kaybetmesine rağmen bazı bölgelerde hücre yapılanmalarını sürdürmesi, Amerikan ve uluslararası askeri desteğin azaltılmasının ardından güvenlik kapasitesinin nasıl korunacağı sorusunu gündemde tutuyor. ABD Savunma Bakanlığı’nın resmi raporlarında da Peşmerge reformunun güvenlik tehditlerinin ve bölgesel siyasi-askeri istikrarsızlığın devam ettiği oldukça hassas bir ortamda yürütüldüğüne dikkat çekilmişti.

Raporda DEAŞ’ın süren tehdidinin yanı sıra Bağdat ile Erbil arasındaki tartışmalı bölgelerden kaynaklanan gerilimlerin de reform sürecinin karşı karşıya olduğu temel sorunlar arasında bulunduğu belirtilmişti. 30 Eylül yaklaşırken Washington-Erbil hattındaki temel soru, ABD’nin Peşmerge’ye yönelik doğrudan güvenlik yardımının tamamen sona erip ermeyeceğinden çok, bundan sonra hangi model üzerinden sürdürüleceği üzerinde yoğunlaşıyor. Trump yönetiminin mevcut mutabakatı yenilememe eğilimi, 2016’dan bu yana kurumsallaşan Amerikan-Peşmerge güvenlik mekanizmasında önemli bir değişikliğe işaret ediyor.

Bununla birlikte Erbil yönetimi, mevcut anlaşmanın sona ermesinin stratejik ortaklığın sona ermesi şeklinde yorumlanmaması gerektiğini savunuyor. ABD’nin 30 Eylül sonrasında Irak’a yapılacak yardımları somut görevlerin gerçekleştirilmesi ve belirli sonuçların elde edilmesi şartına bağlamaya hazırlanması ise yeni dönemde Washington’un daha koşullu ve performansa dayalı bir güvenlik yardımı modeline yönelebileceğini gösteriyor. Aynı tarihte koalisyonun askeri misyonunun sona erecek olması, Alman askerlerinin Irak Kürt Bölgesi Yönetimi’nden ayrılması ve diğer uluslararası birliklerin de çekilmeye hazırlanmasıyla birlikte Erbil açısından yeni bir güvenlik dönemi başlıyor.

Peşmerge’nin kurumsal olarak birleştirilmesi henüz tamamlanmamış, tartışmalı bölgelerdeki güvenlik sorunları çözülmemiş ve DEAŞ hücrelerinin oluşturduğu tehdit tamamen ortadan kalkmamışken, 30 Eylül sonrasında Washington’un Peşmerge ile kuracağı ilişkinin biçimi yalnızca Erbil için değil, Irak’ın gelecekteki güvenlik mimarisi açısından da kritik önem taşıyor.

İlgili Haberler