Tera dolandırıcılığı: Bizim büyük çaresizliğimiz
Etki Can Bolatcan Türkiye’de finansal piyasaların düzenli olarak yaşadığı krizler, emeğiyle geçinen geniş halk kesimlerinin yoksullaştırılması üzerine kurulu sermaye birikim rejiminin doğrudan sonucu olarak karşımıza...
Etki Can Bolatcan Türkiye’de finansal piyasaların düzenli olarak yaşadığı krizler, emeğiyle geçinen geniş halk kesimlerinin yoksullaştırılması üzerine kurulu sermaye birikim rejiminin doğrudan sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Yüksek enflasyon ve artan yoksulluk neticesinde emeğiyle insanca yaşama, barınma veya birikim yapma imkanı elinden alınan emekçiler, piyasa tarafından umut vaatleriyle "finansal okuryazarlık" ve "doğru yatırım" yanılsamalarıyla kumarhaneden farkı kalmayan yatırım ofislerine itiliyor. Kamusal hizmetlerin ve hakların tümüyle tasfiye edildiği rejim içerisinde "umut yatırımları", dar gelirlinin hayatta kalma çabasını ranta dönüştürürken fonlar, aracı kurumlar ve şirketler arasındaki bağlar, üretkenlikten kopuk, spekülatif bir zenginleşme çarkının en tehlikeli yanlarını da palazlandırıyor. Bu umut sömürüsünün son örneği Tera Yatırım dolandırıcılığı oldu. 19 Mart direnişi döneminde boykot kampanyasına katılan yurttaşlar hakkında “vatan haini” diyen Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyelerinin parçası olduğu bu sınırsız sömürü ve yoksulluk düzeni, kirli para ilişkileri içinde yoksulları en masum hayallerinden hedef alarak umutsuzluğa, emeklileri canına kıymaya sürüklüyor. 1980’lerin Banker Kastelli vakasından bugünün fon skandallarına uzanan tarihsel süreklilik, kârı hızla özelleştirilip “kumarın” ve zararın toplumsallaştırıldığı tipik bir kapitalist işleyişi gözler önüne seriyor.
Tera Yatırım operasyonuyla da tekrar gün yüzüne çıkan sistematik krizin sebeplerini, yapısal sorunları ve halka etkilerini iktisatçı Aslı Aydın ve Özgür Orhangazi değerlendirdi. *** ASLI AYDIN İLE SÖYLEŞİ: ELDE KALDI UMUT EKONOMİSİ Okuyarak, çalışarak hayatını değiştirme yolları çok dar artık. Dolayısıyla bu tür riskli yatırımlara yönelebiliyor insanlar. Bir de teknolojinin ayağa getirdiği kapıyı düşünürsek...
Eskiden bir hisse senedi işlemi için bankaya veya aracı kuruma gitmeniz gerekiyordu, şimdi elinizde telefondan tek tık ile işlem yapabiliyorsunuz. İşte bunun adı Umut Ekonomisi… Aslı Aydın ile söyleşi: Elde kaldı umut ekonomisi *** ÖZGÜR ORHANGAZİ İLE SÖYLEŞİ: NE YOKSULLUK NE KRİZ MÜNFERİT Çok fazla değişmeyen bu tablonun temelinde, insanların bu mekanizmalara kolayca kapılmasına yol açan güvencesizlik yer alıyor. Çalışarak birikim yapma imkânının kalmadığı, emekliliğin, konut ediniminin, eğitim ve sağlık masraflarının kamusal güvenceden yoksun olduğu bir ortamda yurttaşlar sürekli "doğru yatırımı" bulma arayışına itiliyor.
Bu arayış kimi zaman fonlar, kimi zaman Çiftlik Bank, kimi zaman ise başka araçlar üzerinden karşımıza çıkıyor ve mevcut yapı içinde kaçınılmaz bir biçimde tekrarlanıyor. Özgür Orhangazi ile söyleşi: Ne yoksulluk ne kriz münferit


