15 October 2026, Thursday
Tekgıda-İş Karaman İl Temsilcisi Soydan: “Emekçinin Hakkı Mahkeme Koridorlarında Yok Edilmesin!”
Gündem

Tekgıda-İş Karaman İl Temsilcisi Soydan: “Emekçinin Hakkı Mahkeme Koridorlarında Yok Edilmesin!”

Tekgıda-İş Sendikası Karaman İl Temsilcisi Orhan Soydan, çalışma hayatında yaşanan hukuki sorunlar, sendikal yetki davaları ve işçilerin toplu iş sözleşmesi haklarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Çalışma hayatında...

Tekgıda-İş Sendikası Karaman İl Temsilcisi Orhan Soydan, çalışma hayatında yaşanan hukuki sorunlar, sendikal yetki davaları ve işçilerin toplu iş sözleşmesi haklarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Çalışma hayatında ciddi adaletsizlikler yaşandığını savunan Soydan, özellikle sendikal yetki davalarının uzun sürmesinin işçileri mağdur ettiğini belirtti. İş mahkemelerindeki yargılama süreçlerine dikkat çeken Soydan, mevzuatta davaların seri şekilde yürütülmesi ve altı ay içerisinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini ancak uygulamada bazı davaların altı yıla kadar uzayabildiğini ifade etti.

Soydan, “Çalışma hayatında adaletsizlik diz boyu! Emekçinin hakkını koruması gereken sistem, ne yazık ki emekçiyi yıllarca süren hukuk mücadelelerinin içine sürüklüyor.” dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından verilen sendikal yetkilerin işverenler tarafından yargıya taşınabildiğini belirten Soydan, bu süreçlerin işçiler açısından ciddi belirsizlikler oluşturduğunu dile getirdi.

Sendikal örgütlenmenin işçiler açısından önemli bir hak olduğunu vurgulayan Soydan, uzun süren yetki davalarının işyerlerindeki sendikal örgütlenmeyi olumsuz etkilediğini savundu. Soydan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Binbir emekle, baskılara rağmen sendikalaşan işçiler, toplu sözleşme hakkını kazanmak için mücadele ediyor. Ancak işverenin açtığı davalar yıllarca sürerken işyerindeki sendikal örgütlenme zayıflıyor, işçiler işlerini ve güvencelerini kaybetme korkusuyla karşı karşıya kalıyor.

Mahkeme kararı çıktığında ise işyerinde sendikalı işçi kalmamış olabiliyor.” Soydan, “Peki, altı yıl sonra kazanılan bir hakkın, o hakkı kullanacak işçi kalmadıktan sonra ne anlamı var?” sözleriyle yaşanan soruna dikkat çekti. Sendikal yetki belgesi alan sendikaların işverenlerle toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlayabilmesi gerektiğini savunan Soydan, yargı sürecinin devam etmesinin işçilerin haklarını kullanmasını engellememesi gerektiğini belirtti. Soydan, çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi: “Yetki belgesini alan sendika ile işveren toplu sözleşme masasına oturmalıdır.

Mahkeme süreci elbette devam etsin. Yargı kararını versin, taraflar da çıkan karara saygı duysun. Karar sonucunda kimin hukuken haklı olduğu ortaya konulsun; doğan maddi ve manevi zararlar da hukuk çerçevesinde karşılanabilsin.” Yargı süreçlerinin sendikal örgütlenmeyi etkisiz hâle getirmemesi gerektiğini ifade eden Soydan, işçilerin toplu sözleşme haklarının yıllarca bekletilmesine karşı olduklarını söyledi.

Devletin çalışma hayatında işçi ve işveren arasında adil bir denge kurması gerektiğini belirten Soydan, sendikal hakların korunmasının sosyal adalet açısından önemli olduğunu vurguladı. Soydan, “Devlet, devlet babalığı görevini hakkıyla yerine getirmelidir!” diyerek şu değerlendirmede bulundu: “Devlet yalnızca sermayenin değil, emeğin de devletidir. İşçinin alın terini, sendikal örgütlenme hakkını ve toplu sözleşme özgürlüğünü korumakla yükümlüdür.

Çalışma hayatında adalet, taraflar arasında gerçek bir denge kurulmasıyla mümkündür.” Sendikaların üretime, yatırıma veya işverenlere karşı olmadığını ifade eden Soydan, temel amaçlarının çalışanların haklarının korunması olduğunu belirtti. “Biz sermayeye düşman değiliz. Biz üretime karşı değiliz.

Biz yatırımın, sanayinin ve işverenin karşısında değiliz. Ancak üretimin yükünü omuzlayan işçinin hakkının korunmasını istiyoruz.” Soydan, güvencesiz çalışma koşullarının ve sendikal hakların yeterince korunmamasının yalnızca işçileri değil, işletmeleri ve ülke ekonomisini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. İşçilerin haklarına zamanında kavuşabilecekleri bir hukuk düzeni istediklerini belirten Soydan, sendikal yetkinin yalnızca belge üzerinde kalmaması gerektiğini söyledi.

Soydan, “İşçinin hakkını yıllarca bekleten değil, hakkına zamanında kavuşmasını sağlayan bir hukuk düzeni istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Adaletin gecikmesinin işçilerin geleceğini ve örgütlenme hakkını olumsuz etkilediğini dile getiren Soydan, devletin görevinin hukuk karşısında herkesin hakkını korumak olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda adalet çağrısını yineleyen Tekgıda-İş Sendikası Karaman İl Temsilcisi Orhan Soydan, taleplerini şu sözlerle dile getirdi: SENDİKAL ÖRGÜTLENMEYE ADALET İSTİYORUZ!

TOPLU SÖZLEŞME HAKKININ ETKİN ŞEKİLDE KORUNMASINI İSTİYORUZ!” Soydan, açıklamasını “Devletin dini olmaz dini adalettir biz adalet istiyoruz” sözleriyle tamamladı.

İlgili Haberler