Turizm konusunda ilerleyebilmek için çok planlı ve programlı bir çalışma yürütülmesi şarttır. Bu konunun sadece köy muhtarlıklarının inisiyatifine bırakılmaması gerekiyor. Çünkü bütçesi, personeli ve araç gereci bulunmayan bir kurumsal yapı bu işin üstesinden gelemez.
Bu işi başarabilmek için öncelikle turizm noktalarımızın fiziki yapılarına yatırım yapılması şarttır. Bu yatırımlar yapılırken sadece bina ve tesis kurulumu değil; İlk etapta akla gelenler bunlar. Bütün bunları ancak güçlü bir kurumsal yapı başarabilir.
Onun için diyorum ki İl Özel İdaremizin bünyesinde bu amaca hizmet edecek bir Turizm A.Ş.’nin mutlaka kurulması, olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Böyle bir şirket kurulup bu şirket bünyesine turizm konusunda liyakatli personelin de alınması durumunda her şeyin daha hızlı gelişeceğini ve olumlu sonuçlar alınacağını umuyorum. Aksi hâlde sürekli olarak sorunun çözümünden her alanda uzaklaşmış oluruz.
İşin en acı tarafı da devletimizin kıt imkânlarıyla bugüne kadar yaptığı, küçük çaplı da olsa bazı hizmet ve yatırımların korunamaması ve maalesef israf edilmiş olmasıdır. Bugün bu tür ihmallerin somut örnekleri sahada çıplak gözle açıkça görülmektedir. Böyle bir şirketin öncülüğünde ücretlendirilen turizm noktalarımız, en geç bir iki yıl içerisinde kendisini finanse edecek hâle gelir.
Neticesinde devlet bütçesine olan yükü de ortadan kalkarak adeta hem turizm noktalarımızın hem de Karaman’ımızın gelişmesinde motor görevi yapar hâle gelir. Bu basit çözümün bugüne kadar niçin uygulama alanı bulamadığını da bir türlü aklım almıyor doğrusu... Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Türk, öğün, çalış, güven.” derken, bu ifadedeki “öğün”ün kelime anlamı olarak “aklını kullan” şeklinde karşılık bulduğu dikkate alındığında; bizler bu konuda belki çok çalışıyor, kendimize de fazlasıyla güveniyor olabiliriz ama “öğün” kısmında maalesef aklımızı hiç de kullanmıyoruz gibi geliyor bana.
Artık kendi konforumuzu bozmamak adına torunlarımızın geleceğini çalmaktan vazgeçmeliyiz. İşte bu sorumluluk duygusuyla hareket etmediğimiz sürece hep havanda su döver, kusur ve ihmallerimizi başka kişi ve kurumlara atmayı sürdürür, bu döngüyü alışkanlık hâline getirerek geleceğe kötü bir miras bırakmış oluruz. Böyle bir şirketin kurularak hayata geçirilmesi dileklerimle;