10 October 2026, Saturday
Sudaki ve Toplumdaki Kokuşma
Gündem

Sudaki ve Toplumdaki Kokuşma

Suda, görebildiğimizden çok daha fazla çeşit canlı bulunmaktadır. Bunlara mikroskobik canlılar da denir: bakteriler, vesair canlılar. Gerek balıklar gerekse diğer canlılar, yaşamlarını sürdürebilmek için bizim gibi...

Suda, görebildiğimizden çok daha fazla çeşit canlı bulunmaktadır. Bunlara mikroskobik canlılar da denir: bakteriler, vesair canlılar. Gerek balıklar gerekse diğer canlılar, yaşamlarını sürdürebilmek için bizim gibi oksijene muhtaçtır.

Bu yüzden 1 litre suda yaklaşık 9 mg çözünmüş oksijen gazı bulunur. Su ısındıkça bu oran düşer. Oksijenin azalması, su canlılarının yaşamını zorlaştırır.

Belli bir seviyeden sonra ise yaşam artık imkânsız hâle gelir.  Sudaki oksijenin yetersiz olması veya tükenmesi, sudaki canlıların ölmesi demektir. Ölen balıklar ve yosun gibi canlılar, suyun zararlı maddelerden arınmasına katkıda bulunmak yerine, kendileri zehirli maddelerin oluşmasına yol açabilirler.

Böylece su, artık içebileceğimiz bir madde olmaktan çıkar; kokan ve zehirli bir maddeye dönüşür.  Toplumdaki maneviyatı, sudaki oksijen gazına benzetebiliriz. Sudaki yaşam için oksijen ne kadar gerekliyse, oksijenin yetersizliği nasıl kokuşmaya, hatta zehirlenmeye yol açıyorsa toplum için de maneviyat aynı derecede önemlidir.

Toplumdaki manevi eksiklik, kokuşmaya yol açar ve o toplumda yaşamı zorlaştırır.  Her bir fert elbette güvenli, sağlıklı, huzurlu ve refah içinde bir yaşam ister. Bazen kendi elinde olmadan bu isteğine ulaşamaz.

Ne kadar çok uğraşsa, ne kadar çok didinse de başaramaz; çünkü yaşadığı toplumda kokuşma vardır. Yaşadığı toplumda maneviyat ya can çekişiyordur ya da artık ölüp gitmiştir.  Her birimizin hemfikir olduğu konulardan biri de toplumdaki saygı, sevgi ve güven gibi manevi değerlerin hızla azalması veya kaybolmasıdır.

Maneviyatın alarm verdiği günleri yaşıyoruz. Her gün devasa: vurgun, soygun, kanunsuzluk ve benzeri skandallara ilişkin haberler paylaşılıyor. Bu tür istenmeyen haberler, bu gidişle sıradanlaşabilir.

Devasa vurgunlar, hırsızlıklar ve yolsuzluklar artık skandal olmaktan çıkabilir.  Skandalların çok sık görüldüğü bir ortamda insanların hâlâ siyasi polemik yapmaları ise aslında ayrı bir skandaldır! Adilikte ve alçaklıkta zirve yapmış kişileri sınıflandırmak artık imkânsızdır.

Çoğu  kesimden hırsızlık ve yolsuzluk yapmış insanlarla karşı karşıyayız. İnsan kılığındaki haşereler yüzünden yine her kesimden milyonlarca vatandaş, doğrudan veya dolaylı olarak mağdur olmuştur. Bu yüzden ahlaksızlığın artık toplumsal bir sorun hâline geldiği söylenebilir.

 Yaşanan bu sorunlar da siyasete malzeme edilmemelidir. Bu durum karşısında toplumun ileri gelenleri, siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp maneviyatsızlık hastalığını enine boyuna ele almalıdır. Bu soruna artık dur deyip çare bulmalıdırlar.

 Toplumda her geçen gün azalan, kaybolan manevi değerler hepimizindir... Bu değerlerin kaybolması, hiçbir siyasi, sosyal veya başka ayrım gözetmeksizin, güvenli, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşamamızı her geçen gün zorlaştırmaktadır.

İlgili Haberler