Senden Özür Dileriz ya Rasülallah
Ekonomi

Senden Özür Dileriz ya Rasülallah

Beşeriyetin en karanlık günlerinin yaşandığı; güçlünün haklı, güçsüzün suçlu, soylunun üstün, hizmetçi diye alınıp satılan garip gurebanın köle olduğu; kız çocuklarının diri diri gömüldüğü, işçilerin haklarının...

1 okuma

Beşeriyetin en karanlık günlerinin yaşandığı; güçlünün haklı, güçsüzün suçlu, soylunun üstün, hizmetçi diye alınıp satılan garip gurebanın köle olduğu; kız çocuklarının diri diri gömüldüğü, işçilerin haklarının gasbedildiği, hırsızların, arsızların kol gezdiği, adaletin yerlerde süründüğü bir zamanda... Evet, bundan 1455 yıl önce gözlerini dünyaya açan âlemlerin sultanı, pir-i sultanımız Hz. Muhammed ’in şeref verdiği, bir devrimin yıl dönümü olarak şerefiyle şereflendirdiği bu güne selam olsun.

Erdemsizlerin İslam’ı çağ dışı gösterme çabalarına rağmen o; çağlara çağdaşlığı öğreten, modern diye insanlığa dayattıkları köle düzenine, ümmetin binbir türlü isyan ve günahına rağmen galip gelmeye devam etmektedir. Medeniyete Medine kriterlerini getiren, Mescid-i Nebevî’nin mimarı;Selam olsun sana. İşçinin alın teri kurumadan, işçilerin alın terinin hakkını verin diyen o değil midir?

O,“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” diye emreden değil midir? O,Sömürüye ve zulme başkaldıran değil midir? O,“Devletler adalet ile yükselir, zulüm ile bedbahtlaşır ve yıkılır gider.” diyen değil midir?

“Faiz alıp yemeyin, faize bulaşmayın; sonra hem bu dünyanızı hem de ahiretinizi helak edersiniz.” diyen değil midir? En zayıfın en güçlüden hakkını aldığı bir sistem yerine, zalimlerin zulümlerinin arşa ulaştığı bir dünyada ümmetin suskun ve vurdumduymaz bir topluluk oluverdi. Özür dileriz ya Nebi.

Senin getirdiğin dinde zulüm ve katletmeye kırmızı çizgiler çizilmişken, 80 bin masumun katline sesini yükseltemeyen, zalimlere “Dur!” diyemeyen bir ümmetin neferi olarak senden özür dilerim ya . Birileri sefanın sınırında sınırsız olurken; bir parça ekmek, bir tas aş alabilmek için binlerce minik yüreğin, üzerinde elbisesi olmadan, çamurlar içerisinde yalınayak sıra beklemesi adına senden özür diliyorum ya Nebi. Seni doğum gününde anıp birkaç gün sonra unutan, din ve haya vasıflarını kaybetmiş ümmetin bir bireyi olarak senden özür dilerim ya Ahmed-i Nebi.

Doğrunun dışlanacağı, yalan ve riyanın rağbet göreceği, âlimin yalnızlaşacağı, şarlatanların çoğalıp alkışlanacağı, ayıpların normalleşeceği, haramın helal gibi yenilip içileceği, utanmanın ayıp sayılacağı günü işaret eden senden, o ümmetin bir ferdi olarak özür dilerim ya Resûl-i Hâtem. “Varlık içinde fakir kalan, kim ki ona ihanet ederse bilsin ki bana da ihanet etmiş sayılır.” diyen Sıddık-ı Ekber, ya Ebû Bekir; Ümmet, vefasızlıkta ve ihanetin binbir türlüsünde; çıkar uğruna, makam ve servet yığma aşkına vefaya da ceza yazmakta yarışmaktadır. Senden de özür dileriz.

“Dicle’nin kenarında bir kuzuyu kurt kapsa, hesabı Ömer’den sorula.” diyen Hz. Ömer; Kuzular kurtlara meze edilirken, sabiler Filistin’de yok edilip kaybolurken, ey büyük halife, senden de özür dileriz. “Varım yoğum sana ve senin dinine feda olsun.” diyen Hz.

Osman; Biz, milyar dolarları, milyon euroları biriktirmeyi güç ve kuvvet kabul ettik ve kaybettik. Siz kazandınız. Özür dileriz.

“Cesareti olan varsa ben buradayım. Eğri olanı kılıcımla düzeltirim. Yolum yanlışsa siz de beni düzeltin; boynum kıldan incedir doğruya.” diyen Allah’ın Aslanı Ali; “Ben doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi bıraksaydım, Yezid’in ve ordusunun zalim olduklarını yüzlerine söylemeseydim, dedem Hz.

Muhammed’in yüzüne nasıl bakardım?” diyen Kerbela Kahramanı Hz. Hüseyin; Sizden ve ehlinizden de özür dileriz. “Bu din adına susuzluktan ölmek, dedemden mahrum kalmaktan daha kıymetli değildir.” diyen Zeynep Ana; Ey âlemlerin sultanı, efendim, efendimiz; Ümmetin vahdeti değil kavmiyetçiliği,birliği değil tefrikayı,kardeşliği değil kavgayı,iyiliği değil kötülüğü,cehdi değil suskunluğu seçti.

Bize mahşerde şefaatini esirgeme lütfen. Seni gerici, yobaz ve çağ dışı ilan eden; seni dünyanın en büyük devrimcisi olarak kabul edemeyen, sana inanmamakta inat eden basiretsizler öldürmeye ve katletmeye devam ederken sen, yaşamaya ve yaşatmaya, ümit olmaya kıyamete kadar devam edeceksin. Sen,âlemlerin son peygamberi, biricik efendimizsin.

Selam olsun iyilere ve iyiler ile hemhâl olan sizlere...

İlgili Haberler