Kulağını kesip bir zarfa koyan ressam Vincent van Gogh, kardeşi Teo'ya gönderdiği bir mektubunda "Işığı ve özgürlüğü ara ve pek fazla batma bu dünyanın çamuruna" diye yazmış. Pablo Picasso ise "Sanat, ruhu günlük yaşamın tozundan temizler" demiş. Dünyanın çamuruna batmaktan, ruhunuzu günlük yaşamın tozundan temizlemek isterseniz, sanatın berrak sularına dalmayı deneyin derim.
Karaman'da sanata dair minnacık bir ışık görmek bile benim içimi aydınlatır. Sanat, en çok ihtiyacımız olan gıdamız. Ruhumuzu ve beynimizi doyuran temel besin grubundan.
Sanatın toplumu dönüştürme gücünün siyasetten daha etkili olduğuna inanırım. Bu nedenledir ki, sanatçı olma yolunda yürümeye başlayan herkese gıptayla bakarım. Sanatçı, hayata ve dünyaya farklı gözle, farklı pencerelerden bakar.
O bakış, bize yeni ufuklar açar. Karaman'da sanata sürüklenmiş gençlerin sayısı artıyor mu, nedir? Ama güzel gelişmeler olduğunu duyuyorum.
Elimde veri yok. Benimkisi sadece duyum ve his. Çünkü bu eylemler asayiş bültenlerinde yer almıyor.
Ayşenur Yağcı, pırıl pırıl bir sanatçımız. O bir ressam. İlk sergisini açmanın ve eserlerini görücüye çıkarmanın heyecanı içinde.
Gazi Kültür ve Sanat Merkezi'nde sanatseverleri beklerken, onun ilk deneyimine tanık olmak ne güzel. Ayşenur Yağcı, 2020'de Karaman Necati Yeniel Kız İmam Hatip Lisesini bitirmiş. 2021'de Karamanoğlu Mehmetbey ÜSanat, Tasarım ve Mimarlik Fakültesi Resim bölümünü kazanmış.
Başarılı bir eğitimin ardından mezun olmuş. Ayşenur, kendi ifadesiyle mezuniyetinden sonra içe yönelme dönemi yaşamış. Gazi'de sergilenecek eserlerini de o dönemde üretmiş.
Ayşenur, özgün bir dil oluşturmuş. Tarzını keşfetmiş. Sürrealist bir çizgiyi benimsemiş.
(Sürrealist, gerçeküstücü demek. Sürrealist, akıl ve mantık kurallarını bir kenara bırakarak bilinçaltını, rüyaları ve hayal gücünü merkeze alan sanat veya edebiyat anlayışıdır. Akımın en tanınan ismi Salvador Dali'dir.) Ayşenur'un iç dünyasından, tuvallere yansıttığı resimlerinin yorumunu eleştirmenlere bırakalım.
Ben, onun çalışmalarını pek beğendim. Ayşenur'un annesi ev kadını, babası emekli imam. Aile kökenleri Ermenek olsa da o, doğma büyüme Karamanlı.
İlk kişisel sergisi 25 Ağustos Salı günü saat 16.00'da Gazi Kültür ve Sanat Merkezi'nde açılacak. Sergi 30 Ağustos'a kadar açık kalacak. Ağustos sıcağından, Gazi Kültür ve Sanat Merkezi'nin serinliğinde hoş bir etkinlik sizleri bekliyor.
Bir sergiye gitmemişsen, bir eserin karşısında hayranlık duymamışsan, bir sanatçıyı tebrik etmemişsen bu nasıl yaşamaktır? Eğer böyleysen, çiçeğin, kuşun, toprağın, suyun, bulutun farkına varamazsın güzel kardeşim. Sanatı, siyasetten daha değerli görenlerin sayısını artırmaya yönelik her çabanın yanındayım.
Ayşenur Yağcı'yı yürekten kutlarım. Sanat yolculuğunda başarılar dilerim. İnanıyorum ki o, 'Sanata Sürüklenmiş Gençler'in ilk öncüleri arasındaki yerini şimdiden pekiştirdi.
Ayşenur'un resimlerini incelerken, güftesi Ömer Bedeeddin Uşaklı'ya, bestesi Kaptanzade Ali Rıza Bey'e ait nihavend şarkı aklıma düştü. Akşamı süzme deniz / Renginden gözüm yandı / Engindeki pembe iz / Gönlümde halkalandı. / Ufkun kızıl ateşi / Yanan derdimin eşi / Ruhum solan güneşi / Gurbetin gülü sandı.