Karaman'da Bir Sokak Ressamı; Kendisi de Resimleri de Rengârenk
Ekonomi

Karaman'da Bir Sokak Ressamı; Kendisi de Resimleri de Rengârenk

Karaman'da adını duyduğunuz bir ressam, heykeltıraş, mimar, şair, yazar, türkücü var mı? Karaman'da yaşayan herhangi bir sanatçı hakkında hiç güzel cümle kurdunuz mu? Bir sanatçıdan övgüyle söz edilen bir sohbete kulak...

1 okuma

Karaman'da adını duyduğunuz bir ressam, heykeltıraş, mimar, şair, yazar, türkücü var mı? Karaman'da yaşayan herhangi bir sanatçı hakkında hiç güzel cümle kurdunuz mu? Bir sanatçıdan övgüyle söz edilen bir sohbete kulak verdiniz mi?

Sosyal medyada bir sanatçının eserine mi, arabasına mı, batırık sofrasına mı beğeni bırakıyorsunuz. Soru, sade vatandaşla sınırlı değil. Yöneticileri de kapsıyor.

Bir sanatçı düşünün; Karaman'ı rengârenk boyamanın düşünü kuruyor. "Versinler bir sokağı, bakın ortaya ne güzellikler çıkaracağım" diyor. Onun Karaman'a dair en büyük düşü, "Kültür Sokağı" projesi.

Bir de Yunus Emre Kültür Evi'nin duvarlarına Yunus Emre'yi çağrıştıran figürler çizmek. Bir köprünün ayaklarına gökkuşağından gerdanlık takmak ve daha neler neler. Onu, Orhan Veli'nin, "Gökyüzünü boyarım her sabah, hepiniz uykudayken" diyen Dalgacı Mahmut'la karıştırmayın.

O bir sanatçı, ressam, duvar ressamı. Karaman ve çevresinde yaptığı onlarca eseri var. Lafa bakılmaz, iştir kişinin ayinesi.

Derdi resim ve Karaman olan bir sanatçıyla beraberdim bir süre önce. Adı: Müniran Aynan Tartan Çolakoğlu. Aristokrat tınılı, İstanbul esintili, asil bir soydan miras kalan isimlerden biri.

Münevver'i biliriz de Müniran'ı pek kullanmayız. Oysa ikisi de "ışık, aydınlık, parıltı" anlamındaki aynı kökten türeme. Müniran, ışık saçanlar, parlak şeyler demek.

Aynan ise akmak demek. Tam bir artist adı. (Artist: Sanatçı, güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse.) Çolakoğlu Ailesi'nin yaşadığı evin girişinde, Aynan Hanım'ın galeri-atölye olarak kullandığı mekânın kapısını görünce fark ettim sıra dışı bir ressamla söyleşeceğimi.

Galeri-atölye kapısı adeta renk cümbüşü. Devasa bir İstanbul peyzajı resmedilmiş. İçerisi ise Binbir Gece Masalları'ndan daha ilginç.

Kırk Haramiler'in hazinelerini sakladıkları mağaradan daha zengin, daha kalabalık. Her yer tablo, obje, boya, fırça. Galeri kapısını ve galerideki eserlerin bir bölümünü çektiğim fotoğraflardan görebilirsiniz.

Anlatmaya kalksam yüzlerce sayfalık kitap çıkar. Aynan Hanım doğma büyüme Karamanlı. İki kız çocuğu annesi.

İnşaat Mühendisi Mustafa Çolakoğlu ile evli. Babası Halit Tartan; Karaman'ın ilk kitabevi sahibi ve tek gazete bayi. Hacı Sami Tartan'ın torunu.

Aynan Çolakoğlu , Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde Ekonomi okudu. Hürriyet gazetesi Pazarlama bölümünde çalıştı. Kendi ifadesiyle, 1995'ten itibaren Anadolu'nun baş şehirlerinden Karaman'da sanatla uğraşmakta. Karaman'da Ay-Kur Vitray Atölyesi'ni işletti.

Karaman Halk Eğitim Merkezi ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde ebru ve yağlı boya resim dersleri verdi. Aynan Hanım, Karaman'ı en iyi gören, en iyi bilen kişi. Cadde ve sokakları zihnine kaydetmiş.

Birçok büyük yapıların içinden de haberdar. Çünkü o bir sanatçı, sokak ressamı. Gezerken her yeri tuval görüyor.

Onun tuvali, duvarlar, kapılar, geniş yüzeyler. Her tuvalde farklı bir çalışması var. Eserlerinin yer aldığı bazı binalar şöyle: Karaman Belediyesi, Huzurevi, Çocuk Yurdu yemekhane duvarları, Karaman 85. Yıl  İlkokulu, Karaman Çıraklık Eğitim Okulu, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Özel Anaokulu, Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Kardelen Anaokulu bina içi duvarları, Renk Televizyonu stüdyosu, Karaman şehir içi güzelleştirme projesi kapsamında trafo duvarlarına yağlı boya resim çalışmaları, fabrikalar, resmi kurumlar ve şahsa özel dairelerin iç dekorasyonları için vitray çalışmaları.

Çeşitli kişisel kısa öykü projelerine kara kalem çalışmalarıyla katıldı. Karaman Devlet Hastanesi Psikiyatri servisinde rehabilitasyon amaçlı ebru dersleri verdi. Zeynep Çolakoğlu'nun ödüllü öykü kitabı  'Mina'nın kapak resmini yaptı.  Yağlı boya tabloları Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi'nde yer aldı.  Karaman'da özel sanat atölyesinde yağlı boya, kara kalem, vitray ve ebru çalışmaları yapıyor.

Dünyayı gezerek kültürel buluşma noktalarını resmediyor. Korku temalı kısa öyküler yazıyor. Yunanistan; Selanik, Patras, Santorina, Girit, Rodos...

Paris, Barselona, Roma, Vatikan, Fas ve daha birçok şehirde çalıştaya katıldı, buralarda açılan sergilerde eserleri yer aldı. Aynan Hanım heyecanını kaybetmemiş. Karaman'la ilgili düşlerini bir kenara atmamış.

Oysa birazcık sanata sevgi duyan bir kişinin bile yüreğini sızlatan olaylar yaşamış. Üzülmüş, ağlamış ama yılmamış, küsmemiş. Kendisi de çok yönlü bir sanatçı olan, sanatçıya hürmet etmekten şeref duyan Kamil Uğurlu'nun belediye başkanlığı döneminde, Aynan Hanım trafoları boyamış.

Piri Reis Vadisi’ne donanma gemisi yapmış. Otogarın duvarlarına Karaman Kalesi, yöresel kıyafetli kadın vb. figürler çizmiş.

Günlerce çalışmış, gece gündüz dememiş. Binlerce saat emek vermiş. Bu çalışmalar için beş kuruş para almamış.

Zevkle, keyifle fırça sallamış, boyalara batmış. Karaman'a hediye olarak, sanatçı sorumluluğunun bilinciyle onlarca eser yapmış. Aynan Çolakoğlu, Karaman'da kültürel değerlerin yaşatılması ve bunların gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine inanmış.

Tüm çalışmalarını bu inancın eylemi olarak gerçekleştirmiş. En çok emek verdiği, en çok gurur duyduğu çalışması Piri Reis Vadisi'nde yaptıkları olmuş. Aynan Çolakoğlu'na göre, Piri Reis Vadisi dondurmadan pideye, çocuk oyun alanlarından faytona, kahvehanelere, geleneksel yaşama ait Karaman'a özgü kültürel öğelerin yaşatılmasına uygun bir yer.

Bu nedenle burada duvarları değerlendirmek istemiş. Bir ay çalışmış. Karaman'ın tarihi ve kültürel değerlerini duvara nakış nakış işlemiş.

Karaman Kalesi, eski Karaman evleri, geleneksel yaşamdan çeşitli kesitler, Taşkale, Piri Reis, Karamanoğlu Mehmet Bey, Yunus Emre, Yeşilçam klasiklerinden esintiler bu çalışmalarının omurgasını oluşturmuş. Marifet iltifata tabi demişler. Aynan Hanım, burada yaptıklarını yöneticiler görsün istemiş.

Davet etmiş. Kâmil Uğurlu'nun belediye başkanlığı dönemi kapanmış. Sonra gelenlerin bu işlere ayıracak boş vakitleri olmamış.

Sanat dediğin boş vakit işPiri Reis Vadisi'nin eski parıltısı kalmamış, Aynan Hanım'ın eserleri de solup gitmiş. Aynan Hanım'ın içi kan ağlamış. Günlerce gözyaşı dökmüş.

Emeğine mi yansın, kadir kıymet bilinmemesine mi, şehrinin sahipsizliğine mi? Bilememiş, hepsi için ayrı ayrı ağlamaktan başka çare bulamamış. Aynan Hanım'ı ağlatan bir başka olay daha olmuş.

Ereğli Yolu kavşağında bir büyük trafonun dört yanına Piri Reis'i, donanma gemisini, deniz temasını resmetmiş. Nasıl bir emek, nasıl bir zihinsel süreç, resimle ilgisi olmayanların asla idrak edemeyecekleri bir emek. Bir gün bu trafo, Aynan Hanım'ın dev tuvali badana yapılmamış mı?

Oradaki resimler badanayla kapatılmış. Kim mi yapmış, neden mi yapılmış? Ne önemi var?

Olan olmuş. Aynan Hanım hâlâ üzgün. Kimin yaptığını bile öğrenememiş.

Aynan Çolakoğlu'nun en büyük düşü "Kültür Sokağı" projesini hayata geçirmek. Bu konuda destek bulmak için çalmadık kapı bırakmamış. Sesini kimseye duyuramamış.

İmkân sağlanırsa Aynan Hanım, şunları yapacak: Aynan Hanım'ın Karaman Vadi Park'a ilişkin bir önerisi var. Şöyle anlattı: "Huzurevi ve Ahmet Mete Parkı arkasında bulunan bu alan doğru değerlendirildiğinde, çok güzel bir gezi ve dinlenme alanına dönüşebilir. Gör-Ye-İç-Müzik Dinle-Eğlen anlayışıyla düzenlenebilecek böyle bir alan Karaman halkı ve misafirler için kültürel ve sosyal mekân olabilir." Aynan Çolakoğlu, çalışmalarının yalnızca birer duvar resmi olarak görülmesini değil, Karaman'ın tarihine ve kültürel hafızasına yapılan bir katkı olarak değerlendirilmesini arzu ediyor.

Yöneticilere bir çağrısı var: Daha önce gerçekleştirdiğim çalışmaların korunmasını ve kültürel projelerimin yeniden değerlendirilmesini istiyorum. Neşet Ertaş, "Yalan Dünya" adını koyduğu türküde, şöyle yakınmış: "Dünyayı gönlümce olacak sandım / Boş yere aldandım, boşuna kandım / Rengi gözümde solan dünyada" demiş. Ressamlar, rengi solan dünyayı yeniden boyayan gönül insanlarıdır.

Tartan sülalesinin en neşeli, en süslü, en renkli ve en hiperaktif kızı olan Aynan Çolakoğlu'na Karaman'a katkısı için yürekten teşekkür borçluyuz. O, şehrine renk katan, şehrine gökkuşağı hediye etmek isteyen güzel insanlardan. Barselona'ya gittiğimde, La Rambla Caddesi'nin tam ortasında, zeminde ünlü Katalan sanatçı Joan Miro'nun devasa mozaik eserine ayak basınca, gözlerime inanamayıp donakalmıştım.

Barselona'ya gelenlerin mutlaka fotoğraf çektirdiği mekân olmuş. İnanıyorum ki, bir gün Karaman'da arabaşı ve batırık kadar sanat da günlük konuşma diline girecek. Duam, o günü dünya gözüyle görebilmek.

Ne kadar erken, o kadar iyi. Sokaklarında sanatı yaşatan şehirlerin insanları hoşgörülü olur. Günün Sözü: Görmeyi öğrendiğinde dünya sergiye dönüşür.

İlgili Haberler