Karaman Bey Konya Sarayında
Nurettin Bey dünyadan el etek çekince oğlu Karaman Bey artık yetki sahibiydi. O, heybetli cömert, adil, emsalsiz bir kişiliğe sahipti. Onun attığı gürzü kimse atamazdı. Bütün askerlerini toplayıp Sivas'a geldi. Sivas...
Nurettin Bey dünyadan el etek çekince oğlu Karaman Bey artık yetki sahibiydi. O, heybetli cömert, adil, emsalsiz bir kişiliğe sahipti. Onun attığı gürzü kimse atamazdı.
Bütün askerlerini toplayıp Sivas'a geldi. Sivas civarında 60.000 er toplandı. Kayseri beyi Cafer Bey Karaman Bey'in dayısı idi, ölmüş, oğlu yerine bey olmuştu adı, Eretna idi.
Eretna Bey öyle cüsseliydi ki hiçbir at onu kaldıramazdı, hazreti Hamza’ya benzerdi, attığı gürzü 10 adam ancak kaldırırdı, Karaman Bey Sivas'a geçerken dayıoğluyla haberleşmek istedi ancak Eretna haber göndererek “ben adamın ayağına varmam eğer bana asker çokluğuna bakarak yaklaşırsa hepsini tek başıma kırarım” dedi, Karaman Bey bu sözü duyunca hemen kılık değiştirerek Kayseri'ye gelip Eretna'nın sarayı önünde durdu. Eretna Bey de sabaha karşı her gün sarayının önünde gürz atmayı adet haline getirmişti. Tam Karaman Bey'in geldiği sırada da önüne gürzlerini koymuş yanında 4 adamı ile beraber gürz atıyordu.
Karaman Bey bu sırada gürzlerin en büyüğünü ya Allah deyip çoban kılığında koşarak eline alıp Eretna'nın üzerine fırlattı. Eretna bu Kara yağız gencin en büyük gürzünü alarak üzerine yürümesine çok şaşırdı üzerine varmak istedi ama Karaman öyle bir vurdu ki Eretna'nın aklını başından aldı, yere yıkıldı. Karaman Bey hemen Sivas'a zaman kaybetmeden geri döndü, Eretna'yı adamları saraya getirdiler ve bu gürzü atanın kim olduğunu araştırmak için arkasından seğirttiler ama yetişemediler.
Karaman Bey Sivas'a gelince getirdiği gürzü ve hançeri Kaya Beyle Kayseri'ye Eretna'ya gönderdi. Eretna her şeyi anlamıştı başa çıkamayacağına karar vererek beylerini toplayıp Sivas'a gelerek Karaman Bey ile buluştu ve beraber çalışmaya başladılar, Sivas'ta dolaylarında Moğol denen yavuz bir grup vardı, Sultan Alâeddin ondan daha yavuz askeri yoktu, beylerine Atabek ve Melik Nasır derlerdi birkaç bölüktü, Karaman'ın cömertliğini, kahramanlığını duyup toplandılar. Bu sırada Şam’dan gelen çok ünlü Beyoğlu bir silahşor vardı 7.000 civarında kılıç sahibi askeri vardı.
Sivas'a gelerek Karaman Bey ile buluştu adı Hamit Bey’di, Karaman Bey Hamit Bey’e son derece hakkını vererek davrandı. Öte yandan Tarsus Bey’i Yahşi Han Varsak taifesini toplayıp Aydın Bey ile beraber savaşıp Aydın Bey’i yenmişti. Aydın bey de kaçarak Karaman Beye sığınmıştı.
Aydın Bey Karaman Bey’e Varsaklardan şikâyette bulundu. - Beyler toplanın! Babamı bir ziyaret edelim ve bu arada Varsakların amacı neymiş görelim, dedi.
Türkmen, Oğuz, Moğol beyleri ile beraber 60.000 er ile Tarsus’a geldiler. Yahşi Han’ı yakalayıp Varsak taifesini kılıçtan geçirdiler. Karaman Bey Aydın ve Bulgar bey ile beraber Ermenek’te pederi ile buluştu.
Nure Sofi Yahşi Beye iyi ve adaletli davranıp bütün beyleri ile beraber hoş vakit geçirmeye başladı. Öte yandan Sultan Alâeddin 24 veziri, 44 sancak beyi ve bütün alimler bilge kişiler ile beraber oturup divanı toplamıştı. Tarsus'tan Yahşi Han gelerek divana girip Karaman Bey’den şikâyet edince tacını yere vurdu.
Bunun üzerine Karamanın o günkü hâkimi Hacı Bey şöyle dedi: - Sultanım Karaman Bey'in yanında Türkmen, Kürt, Moğol 100.000 askeri vardır, eğer bu üslup üzere devam ederse Selçuklu saltanatına kastetmesi kesindir. Bunun üzerine Sultan Alâeddin ise: - Asker gönderelim varsınlar yakalayıp getirsinler, dedi. Bunun üzerine Germiyan beyi: - Sultanım kendin varsan bile onunla savaşa gücünüz yetmez, dedi.
Bunun üzerine Sultan n yapılacağı hususunda tdirgin oklunca Süleyman paşa şu tklifte bulundu: - Sultanım Karaman Bey’e müdara ederek mektup gönderelim eğer kafasında hainlik varsa gelmez ona göre hazırlanırız eğer kafasında hainlik yoksa buraya gelir, böyle bir kahramanı ortadan kaldırmak insaflı bir davranış olmaz, dedi. Sultan Alâeddin Süleyman Paşa'nın bu sözünü çok yerinde buldu v bir mektup hazırlandı. Sultanın amcası Melik Arslan Karaman’ı oğul edinip kızını vermişti ve Melik Arslan'ın kızından Karaman Beyin Mehmet ve Mahmut adında iki çocuğu oldu.
Melik Arslan Karaman’ı çok severdi. Sultan meclisinde hazırlanan mektubu ona verdiler. Melik Arslan mektubu alıp Süleyman paşa ile Karaman Bey'in yanına doğru yola çıktı.
Öte yandan Karaman Bey ünlü silahşor Hamit Bey’i Aydın Bey’i Kaya Beyi Turgut Bey’i Bayburt beyi İmadedin ve Kosun Bey’i Kürt Bey’i Hacı Bahaddin ve Eşref Bey’i Kayseri beyi Eretna'yı ve Moğol beylerini toplayarak 5. 000 kişi oldular. Hamit Bey Şam'da bulunan bir kavimle davası olup kaçıp Karaman’a sığınmış yardım istemişti Karaman Bey bütün beylere ve orduya şöyle söyledi: - Beyler hazırlanın Şam’a gideceğiz burada Hamit Bey'in bir davası var onu görelim Şamı bir ziyaret edelim, deyip Şam’a yaklaştıklarında olayı duyan Hamit Bey'in dayıları bunları karşılayarak belli bir meblağla barışıp Kayseri'ye geri döndüler.
Bu sırada Karaman Bey'in babası Nure Sofi’nin vefatı haberi geldi, Ermenek’e geldiler, yaz günleri başlamıştı, Karaman Bey'in iki oğlu Mehmet ve Mahmut Yerköprü'de yaylakta bulunuyorlardı onlar da gelerek babalarının elini öptüler. Karaman Bey oğullarını görünce çok sevindi bütün beylerini bir yere toplayarak divanı kurdu. Divanda Hamit Bey, Menteşe Bey, Aydın Bey, Turgut bey, Eşref Bey, Hacı Bahadır Bey, Türkmen, Moğol ve Kürt beyleri toplanınca Silifke'de Müslümanlara zulüm ve ezada bulunan haçlılar üzerine sefer yapmak için beylerle istişarelerde bulundu.
Bu sırada Kökez Bey içeri girdi. Sultan Alâeddin’in gönderdiği mektubun haberini verdi. Karaman Bey’e: Kayın baban Melik Arslan’la iki vezir geliyor, dedi, Karaman Bey hemen en iyi şekilde karşılanmaları için harekete geçti, bir saraya misafir ettiler.
Sabahleyin Süleyman Paşa ve Melik Arslan Sultan Alâeddin’in mektubunu alıp divana gelerek Karaman Bey’e verdiler. Eşref Bey mektubu açıp okudu şöyle yazıyordu: - Ey Karaman sen ki kahramanlıkta eşin yoktur, Allah daha da ziyade etsin, seni görmeye cümle beylerim çok arzuludur, gelip Konya'da bizleri şereflendirirsin İnşallah. sana gereken karşılamayı ve ihtimamı göstereceğiz.
Karaman Bey hemen “başım gözüm üstüne” deyip elçilere gerekli elbiseleri giydirip Konya yolculuğu için hazırlıklara başladı. Süleyman Paşa Karaman Bey'in sağlı sollu kahramanlarını izleyerek ve kendisinin ihtişamını cömertliğini ve kahramanlığını görerek yine Sultan Alâeddin tarafına geri döndü, Konya'ya geldi. Divana girerek Sultan'ın önünde yer öptü Sultan Karaman Bey'in durumunu sorunca Süleyman paşa şöyle dedi: - Sultanım Dünya yakın zamana kadar böyle bir kahraman görmemiştir, buraya gelmeyi memnuniyetle kabul etti.
Ondan asla hainlik çıkmaz, mektubu eline verdiğimizde hemen karar vererek buraya gelmek için hazırlıklara başladı. Eğer Kendi isteğiyle olmadan buraya getirmeye çalışsaydık Sultan Süleyman'ın devleri bile onu buraya getiremezdi. Karaman Bey Konya'ya gelmek için hazırlıklara başladığı ve beylerine topladığı sırada Arslan Bey Karaman Bey’e: - Karaman Bey şunu bilmiş ol ki Sultan sana kesinlikle bir hile düzmüştür, Konya'da seni mutlaka öldürecektir, zira seni onlar hain sanıyorlar, dedi.
Karaman Bey'in beyleri de aslında Konya'ya gitme taraftarı değillerdi ancak Karaman Bey onlara şöyle söyledi: - Ben Sultan'a hiçbir şey yapmadım o da bana hiçbir şey yapmayacaktır. 40.000 kişilik ordusu ve 130 pehlivanla Konya'ya doğru yola çıktılar ve Konya Kalesi’nin önüne geldiler. Melik Arslan saraya çıkarak, Sultanım Karaman Bey geldi, diye haber verdi.
Sultan bunun üzerine bütün vezirlerini, âlimleri bilge kişileri devlet büyüklerini layıkıyla Karaman Bey’i karşılamaları için emir verdi. Karaman Bey'in 40.000 kişilik ordusunu kulabad’a kondurdular, ova baştan başa askeri karargâhlarla dolmuştu. 3 gün ziyafet verdiler, 4.
gün Sultan 24 veziri ile tahta geçerek başına altın taç beline de kıymetli madenlerle nakışlı kemerini takarak oturdu. Selçuklu Beyleri 60.000 altın elbiseli murassa kemerleri ile dizilip, cümle din âlimleri zamanın bilge kişileri gösterilen yere oturdu. Germiyan Bey’i, Teke Beyi, Paşa Musa, Hacı Beyler, Karatay, Sahip Ata, İsfendiyar, Mahmut Paşa, Halil Paşa, Süleyman Paşa hepsi yerlerine geçtiler.
Karaman Bey de 40 tane Bahadır dev gibi pehlivan korumasıyla divana gelip içeri girdi. Sultan'ın bu debdebeli şaşalı görkemli divan toplantısını izledikten sonra ileri vararak altın bir kürsü üzerinde oturan sultanın önünde son derece edepli kurallara uygun olarak dizini öpüp geri çekildi. 40 altın kürsü gördü ve işaret edilen yere karaman bey de oturdu.
Sultan Karaman Beyi, boyu posu yerinde, Kahraman, cüsseli gördü ve zamanın Rüstem’i gibi beğendi, İzzet ve ikram eyledi. Ona yanındaki 40 yiğidin kimler olduğunu sordu. Karaman Bey: - Sultanım bunlar bey oğullarıdır, her birinin bin kılıcı vardır, zamanın kahramanları ve asrın nedimleridir.
Ermenistan'ı bu kahramanlarla zapt ettik, dedi. Sultan hepsine tek tek elbiseler verdi ve hepsine gerekli aletlerin verilmesini isteyip 7 gün burada başta av olmak üzere eğlendiler. Hulasa Karaman Bey 40 kahramanıyla beraber burada 3 ay keyifle av yaparak kaldı.
Sultan Alâeddin 150 kilo ağırlığında gürz atabiliyordu. Karaman Bey 180 kilo ağırlığında gürz atınca Sultan Alaaddin çok beğendi. Kendi çağında Karaman Bey kadar ağır gürz atan bir yiğit yoktu.
Sultan Alâeddin Karaman Bey’i o kadar benimsedi ki bütün yemeklerini onunla beraber yerdi. Karaman Bey Sultan’a, izin verilirse artık gitmeleri gerektiğini söyledi. Bulgar askeriyle Aydın Bey’i, Gülnar ve Mut askeri ile Hamit Bey’i ve Moğol Bey’i Devlet Şahın 16.000 eri ile ilin korunması için koyup gitmişti.
(Karamanoğulları Devleti / Tarihi Kitabeleri İtibarı, adlı eserimizdeki “Şikâri Tarihi” bölümünden bir kesit)



