18 October 2026, Sunday
Fon skandalında milyarlar kazananlar nasıl vergi ödemedi?
Ekonomi

Fon skandalında milyarlar kazananlar nasıl vergi ödemedi?

Tuncay KAPUSUZOĞLU - kapusuzoglu@gmail.com I- BÜYÜK FON KRİZİ: Ülkemizin ekonomik ve siyasi tarihindeki en büyük krizlerden birisi geçen ay yaşandı. Belli portföy şirketleri tarafından kurulan "Serbest Yatırım Fonları"...

Tuncay KAPUSUZOĞLU - kapusuzoglu@gmail.com I- BÜYÜK FON KRİZİ: Ülkemizin ekonomik ve siyasi tarihindeki en büyük krizlerden birisi geçen ay yaşandı. Belli portföy şirketleri tarafından kurulan "Serbest Yatırım Fonları" Borsa İstanbul’işlem hacmi çok sığ olan, küçük şirketlerin hisselerini satın aldı. Fonlar, kendi aralarında yaptıkları çevrimiçi işlemlerle bu sığ hisselerin fiyatını yapay bir şekilde yukarı çekti.

Fonların birim fiyatları şiştikçe, küçüklü büyüklü, bilinçli bilinçsiz binlerce yatırımcı bu sisteme dahil oldu. Sonunda kamu otoriteleri de dahil herkesin gözü önünde şişen devasa balon patladı ve ülke tarihinde görülen en büyük krizlerden birisi yaşandı.  455 bin 758 kişinin bireysel yatırımcı olarak bulunduğu fon skandalında kaybeden geniş halk kitlesinin yanında, yapılan soruşturmalarda adı açıklanmayan 214 kişi ve şirketin dip fiyat seviyelerinden alıp zirve fiyat seviyelerinden satarak toplam 187 milyar 653 milyon TL gibi astronomik bir kazanç elde ettiği görüldü.   II- ASTRONOMİK FON KAZANÇLARI VERGİLENDİRİLDİ Mİ?

Skandalda ortaya çıkan astronomik kazançların büyük kısmı etkin şekilde vergilenmedi.  Eylül ayındaki krizde kazanan ve kaybeden yatırımcıların yöneldiği iki araç vardı:  1. BİST’de işlem gören hisselerinin alım satımı,  2. Bankalar, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri üzerinden, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım aracılığıyla geleneksel yatırım fonları, serbest fonlar ve para piyasası fonlarının katılma paylarının alım satımı.  Bu iki gelir unsurunun vergilendirilmesi farklıdır.  Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi, Gelir Vergisi Kanunu’geçici 67.

maddesinde düzenlenmiştir. GVK’nın geçici 67. maddesindeki genel vergi kesintisi oranı %15’dir.

Ancak, Cumhurbaşkanı’nın söz konusu oranı %0 ila %40 arasında yeniden belirleme yetkisi vardır.  Daha önce Bakanlar Kurulu’na, sonra da Cumhurbaşkanı’na verilen bu yetki kullanılmış; TEFAS’ta yer alan ve portföyünün en az %80’i sürekli olarak BİST’te işlem gören şirketlerin hisse senetlerinden oluşan “hisse senedi yoğun” genel yatırım fonlarından elde edilen kazançlarda GVK’nın geçici 67. maddesi uyarınca yapılacak vergi kesintisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir. Yani bu kapsamdaki kazançlar üzerinden gerçek kişiler vergi ödemeyecek; beyanname vermeyecektir.

Kurumlar ise kesinti yapılmayan bu gelirlerini beyan edeceklerdir.  Aynı şekilde BİST’te işlem gören hisse senetlerinden elde edilen alım satım kazançlarından GVK’nın geçici 67. maddesi uyarınca yapılacak vergi kesintisi oranı da sıfır olarak belirlenmiştir. Yani bu kapsamdaki kazançlar üzerinden de gerçek kişiler vergi ödemeyecek; beyanname vermeyecektir.

Kurumlar ise kesinti yapılmayan bu gelirlerini beyan edeceklerdir.  27 Mart 2026 tarihinden önce, TEFAS’ta işlem görüp görmediğine bakılmaksızın, portföyünün en az %80’ini Borsa İhisselerinde tutan tüm fonlar vergiden tamamen muaftı. 27 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11107 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile uygulama değiştirilmiş ve TEFAS’da yer alanlar hariç, hisse senedi yoğun serbest fonların "sıfır vergi kesintisi" avantajına son verilerek %17,5 stopaj getirilmiştir.  05 Eylül 2026’da yürürlüğe giren 11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, şirketlerin para piyasası fonlarından elde ettiği kazançlardaki stopaj oranı %0’dan %10’a yükseltilmiştir. Bununla beraber 05 Eylül 2026’dan önce alınan fonlarda, 04 Eylül 2026’ya kadar olan süre için stopaj oranı sıfırdır.

Şirketlerin para piyasası dışındaki diğer tüm yatırım alım-satım kazançlarında stopaj oranı %0 olarak uygulanmaya devam etmektedir. Kurumlar, gerçek kişilerden farklı olarak bu gelirlerini beyan etmektedir.  SPK’nın tasfiye kararı aldığı 131 fonun tamamı Hisse Senedi Yoğun Fon değildi. Listede çok sayıda Para Piyasası Fonu, Değişken Fon ve Serbest Fon yer almaktadır.

Gerçek kişiler için %17,5, tüzel kişiler için de sınırlı bir süre için %10 oranında düşük tutarda vergi alınan işlemler burada yapılanlardır. Tutarını henüz bilmediğimiz alınan verginin toplam içindeki oranının son derece küçük olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.  Kriz öncesi çıkış yapan kitlenin bir kısmı, medyaya da yansıdığı üzere, paralarını “Serbest Fon Payı Satışı” yaparak değil, “BİST’te Hisse Satışı” yaparak vergi ödemeden nakde çevirmiştir. Yani, fon payı satışıyla değil, yapay şekilde şişirilen sığ borsa şirketlerinin hisse senetlerini doğrudan BİST’te satarak çıkış yapmıştır.

Krize yol açan portföy şirketlerinin de aracılık ya da anılan hisse senetleri üzerinde işlem yaparak bu kazançlara müdahil olduğu görülmüştür. Astronomik kazanç getiren işlemler yine çevrimiçidir.  III- NE YAPILABİLİR? Kamuoyunun gözü önünde gerçekleşen fon skandalında ciddi kayıplar yaşayan vatandaşlar olduğu gibi olağanüstü gelir elde eden bir azınlık da vardır.

Söz konusu astronomik kazancın büyük kısmı için yasal düzenlemelerden yararlanılarak vergi ödenmemiştir.  Eylül ayı içinde ortaya çıkan fon skandalı bir neden değil, ülkede oluşan düzenin sonuçlarından sadece birisidir. Havada uçuşan paralar, yalnızca skandala yol açan hisse senedi ve fon satışlarından ibaret değildir. Bunun ötesinde ülkede çok farklı kaynaklardan elde edilen vergilenmemiş büyük bir kazanç tutarı vardır.

Hiçbir ciddi işi ve niteliği olmayan kişiler nezdinde yürütülen operasyonlar sonucu ortaya çıkarılan yasal olmayan kayıt dışı para tutarları, dünya ölçüsünde de inanılması güç, hayal bile edilemeyecek rakamlardır. Ortaya çıkarılamayanları bilmiyoruz. Ülkede, taşınmaz alımlarından, hizmetler ve lüks tüketim mallarına kadar yapılan harcamaların uluslararası fiyatların çok üzerinde olmasının nedeni de büyük ölçüde bu tip kazançlardır.

Belli kitlenin sorgusuz sualsiz ve ölçüsüz talebi, mal ve hizmetlerdeki arz fiyatlarını da zıvanadan çıkartmıştır.  Kütlenin Korunması Kanunu gereğince, “doğada hiçbir şey yoktan var olmaz, var olan hiçbir şey de yok olmaz; her şey sadece dönüşür.” Bu nedenle vergilenmemiş gelir buharlaşarak yok olmamıştır; sadece servete dönüşmüştür. Küçük tutarlı kişisel tüketim, bu kuralı değiştirmez.  Yapılacak iş bellidir: Gelir vergilendirilemediyse, dönüştüğü servet vergilendirilmelidir. Ancak burada da dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır; yapısı gereği bütçe içi ve bütçe dışı kamu harcamaları kontrol edilemez hale geldiyse, artırılacak bütçe gelirleri de asla etkili olarak kullanılamayacaktır.  Etkin, verimli ve adil bir servet vergisi için önce kurgulanan sistemin değişmesi zorunludur.

Ortada vergilendirilmemiş olağanüstü bir kaynak vardır. Verimli kullanımla ülkenin ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşılayacak olan bu kaynak, harcamalar kontrol altına alınmadan vergilendirilirse, elde edilen çok değerli kamu geliri de havada uçuşacaktır. 

İlgili Haberler