27 October 2026, Tuesday
Devletin Vakti Fotoğraf Çektirmekle Geçmemeli!
Ekonomi

Devletin Vakti Fotoğraf Çektirmekle Geçmemeli!

Türkiye'de kamu kurumlarında son yıllarda tuhaf bir alışkanlık başladı. Adına da “nezaket ziyareti”, “hayırlı olsun ziyareti”, “iade-i ziyaret” deniliyor. Bir müdür başka bir müdürü ziyaret ediyor. Ardından o müdür...

Türkiye'de kamu kurumlarında son yıllarda tuhaf bir alışkanlık başladı. Adına da “nezaket ziyareti”, “hayırlı olsun ziyareti”, “iade-i ziyaret” deniliyor. Bir müdür başka bir müdürü ziyaret ediyor.

Ardından o müdür kalkıp kendisini ziyaret edene iade-i ziyarette bulunuyor. Fotoğraflar çekiliyor, hediyeler veriliyor, plaketler takdim ediliyor. Sonra bütün bunlar kurumların sosyal medya hesaplarından büyük bir hizmet gerçekleştirilmiş gibi paylaşılıyor.

İyi de kardeşim, bu ziyaretlerin millete ne faydası var? Elbette devlet kurumları arasında iletişim olacak. Elbette yöneticiler bir araya gelecek.

Ancak bunun adı koordinasyon ve hizmet olmalı. Her görüşmenin fotoğrafını çektirip kamuoyuna sunmak hangi sorunu çözüyor? Memlekette ekonomik sıkıntılar var.

Gençler iş arıyor, esnaf ayakta kalmaya çalışıyor, emekli geçim derdinde. Vatandaş bir kamu kurumundaki işini halledebilmek için günlerce uğraşıyor. Biz ise kurumların sosyal medya hesaplarında sürekli aynı manzarayı görüyoruz: “Sayın müdürümüz, sayın başkanımızı ziyaret etti.” “Sayın başkanımız, sayın müdürümüze iade-i ziyarette bulundu.” “Günün anısına plaket takdim edildi.” Yahu, burası devlet dairesi mi, ziyaret kabul salonu mu?

Devletin makamları gösteriş yeri değildir. O koltuklar kimseye şahsi itibar kazandırsın diye verilmedi. Makamın itibarı, oturduğunuz koltuğun büyüklüğünden değil, millete sunduğunuz hizmetten gelir.

Bir başka mesele de şu: Kamu kurumlarının sosyal medya hesapları, yöneticilerin şahsi tanıtım sayfasına dönüşmemeli. Vatandaş, kurumun hangi hizmeti sunduğunu, hangi sorunu çözdüğünü ve hangi projeyi tamamladığını görmek istiyor. İki kişinin yan yana oturduğu fotoğrafları değil!

Elbette bütün yöneticileri aynı kefeye koymuyoruz. Gece gündüz çalışan, makamında oturmaktan çok sahada ter döken, vatandaşın derdiyle dertlenen nice devlet görevlimiz var. Onların hakkını teslim etmek gerekir.

Ama artık şu ziyaret, plaket ve fotoğraf merakına da bir sınır çizilmeli. Türkiye'nin zamanı kıymetli. Devletimizin imkânları kıymetli.

Milletimizin beklentileri ise her geçen gün büyüyor. Bizim daha fazla fotoğrafa değil, daha fazla icraata ihtiyacımız var. Devlet ciddiyeti, her gün takım elbiseyle yan yana oturup objektiflere gülümsemek değildir.

Devlet ciddiyeti; sorumluluk almak, sorun çözmek, vatandaşın duasını kazanabilmektir. Unutulmasın ki bu millet, kimin kimi ziyaret ettiğini değil, kimin kendisine hizmet ettiğini hatırlar. Makamlar ziyaretle, koltuklar plaketle, sosyal medya hesapları fotoğrafla doldu.

Peki, milletin derdine kim yetişecek? Biraz daha az poz, biraz daha çok hizmet!

İlgili Haberler