Zeynep Oral tarihi!
Tarih kitapları dönemlerine göre, ülkelerine göre veya devletlerine göre sınıflandırılır. Rönesans dönemi, Çarlık Rusya’sı, Cumhuriyet Tarihi gibi… Bir de yazarlarına göre isimlendirilen tarih kitapları vardır. Heredot...
Tarih kitapları dönemlerine göre, ülkelerine göre veya devletlerine göre sınıflandırılır. Rönesans dönemi, Çarlık Rusya’sı, Cumhuriyet Tarihi gibi… Bir de yazarlarına göre isimlendirilen tarih kitapları vardır. Heredot Tarihi, Taberi Tarihi, İbn Batuta Tarihi hemen akla gelenler arasındadır.
Strabon’un Coğrafya kitabı ile Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi de yazarları adlarıyla anılan tarih kitapları olarak kabul ediliyor. Bu kadar tarihi bilgiyi özetlememin nedeni Zeynep Oral’ın “80 Yaşım Merhaba” adlı son kitabıdır. Adından yola çıkarak bir otobiyografi bekleyen okur daha kitabın başında farklı bir metinle karşılaşıyor.
Sayfaları çevirdikçe anlıyorsunuz ki, katiyen Zeynep Oral’ın hayatı değil bu… Bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin son çeyrek yüzyılını kanlı canlı yaşayan herkesin “makûs tarihini” anlatıyor! Yani Türkiye’nin AKP’li yıllarını… Zeynep Oral öncelikle çok iyi bir gazetecidir. Abdi İpekçi’nin yakın çalışma arkadaşıdır.
O yüzden en ince detaylarına kadar her şeyi okur, araştırır, izler, gözlemler, kontrol eder ancak ondan sonra kaleme alır. “80 Yaşım Merhaba” Türkiye’nin sonraki yıllarına yazılmış bir kitap. Zaten Zeynep de eserini torunları Lara, Yuna, Aslan, Maya, Tara, Noah ve Emma’ya ithaf etmiş.
Ülkeye “gerçek demokrasiyi getireceğiz” vaadiyle iktidara gelen AKP için kendileri ve destekçileri şöyle diyorlardı: -Avrupa’da Hıristiyan demokratlar var, bizde de Müslüman demokrat bir partinin faaliyet göstermesinde ne sakınca olabilir ki? Ayrıca kimsenin yaşam tarzına karışmayacaklarını da beyan ediyorlardı. Bu ılıman iklim yavaş yavaş değişirken Zeynep Oral hepsini not ediyordu: *Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum.
*Çalışan kadın fuhuşa destek oluyor. *Ankara’da polis panzerine tırmanan bir tane kız mıdır kadın mıdır bilemem… *En az üç çocuk… Bazıları diyor iki yeter. Sakın ha bu bir tuzaktır… Bunlar “siyasetçi” vaazları… Bir de dini ulemalar var: *Kocası için süslenmeyen kadın erkeğin reisliğine itaat etmeyen kadın dövülebilir.
*Çok eşlilik iyidir. Huysuz karısı olan erkek kadını boşayıp onu başka bir erkeğe bela etmek yerine ikinci eşi alarak ilkini dize getirirse daha iyi olmaz mı? Bunlar Diyanet İşleri Başkanlığında görev yapan Hasan Çalışkan’ın “Evlilik ve Aile Hayatı” adlı kitabından alınmış birkaç satırmış.
Kitap AKP’li belediyelerde kıyılan nikahlarda evlenen çiftlere hediye ediliyormuş. Ayrıca bu önemli Meclis Kütüphanesinde de bunuyormuş. Mişli geçmiş zamanla yazıyorum, çünkü Zeynep’in kitabını okuyan pek çoğumuz bu detayları bilmiyoruz.Sanki Taliban rejimi altında yönetilen bir başka ülkedeymişiz gibi görülebilir.
Peki Afganistan’dan ne kadar uzağız? Zeynep Oral sekseninci yaşından yolladığı selamda bunun da bir belgesini kitabına koymuş: “Kadın bedeni üzerinden yapılan bu çağdışı söylemler kadına yönelik şiddetin artmasına neden oluyor. Ancak benim içime en çok dokunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Taliban düşüncesi ve Taliban inancıyla bizim ters düşen bir yanımız yoktur’ demesiydi.” Kitabın ağırlığını adalet adına yapılanlar oluşturuyor.
Zeynep, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen hapishanelerde tutsak edilenlerin durumunu ironik bir bakışla şöyle dile getiriyor: “Ah be dostlarım… Keşke şöyle ABD Başkanı Donalt Trump gibi bir tanıdığınız olsaydı da bir telefonla, hani şu asla hapisten çıkarmayız denilen rahip Bronson gibi sizler de evinize dönebilseydiniz demek geçiyor içimden!” Kitap hepimizin yaşadıklarını anlatıyor. Ama çok uzun sürede azar azar “tattırdıklarını” topluca bir arada görünce ister istemez ürperiyorsunuz: -Vay biz nereden nereye gelmişiz? Başa dönüyorum.
Bu kitap ancak ansiklopedik çalışma yapan deneyimli bir araştırma ekibinin yıllarca uğraşarak ortaya çıkarabileceği nitelikte zengin birikim oluşturuyor. Gelecek kuşaklar için -elbette- yazarının markalaşmış imzasıyla: -Zeynep Oral Tarihi!

