Yıllar Bizi Olgunlaştırıyor mu Yoksa Yaşlandırıyor mu?
Ekonomi

Yıllar Bizi Olgunlaştırıyor mu Yoksa Yaşlandırıyor mu?

Dün daha önceden tanıdığım bir genç geldi, dört beş senedir şehir dışında olduğunu daha sonra köyüne hayvancılık yapmak için döndüğünü söyledi. Keçileri, koyunları, kuzuları belirli bir süre sonra çoğalınca babasının da...

1 okuma

Dün daha önceden tanıdığım bir genç geldi, dört beş senedir şehir dışında olduğunu daha sonra köyüne hayvancılık yapmak için döndüğünü söyledi. Keçileri, koyunları, kuzuları belirli bir süre sonra çoğalınca babasının da pay sahibi olmak istediğini söyledi. Aslında babamın maddi durumu çok iyi, yaşlı denecek yaşta, hiç de ihtiyacı yok; ama dünya hırsı çok, dedi.

Ben de eğer sen yapmak istiyorsan ben bırakacağım, dedim ve sigortalı bir işe girdim, köyü terk ettim. Sonra o genç gittikten sonra düşünmeye başladım. Bu zaman zor bir zaman, ahir zaman kimi atalar evladına köprü olur kimi de dert ve set.

Kimi evladına yol yapar, üzerinden rahatlıkla geçsin diye kimi ise olan yolları kapatır. Kimi ata evladına maddi ve manevi destek olur, dua eder kimi de desteksiz ve duasız bırakır. Rus yazar ve düşünür Aleksandr Soljenitsin'e ait olan Kemal Sayar tarafından sıkça kullanılan şu söz aslında daha çok bir türlü olgunlaşamayan yaşlılar için söylenmiş gibidir.

“Ele geçirerek değil, ele geçirmeyi reddederek daha olgun insanlar haline gelebiliriz.” Dünya hırsı, aşırı madde ve eşyaya düşkünlük insanı yaşlandırır ama olgunlaştırmaz. Zaman sadece armutları olgunlaştırır bazen, bazı insanlar ise asla olgunlaşmaz ham gelir ham gider. Yılların geçmesi, saçların ağarması, elin yüzün buruşması, belin bükülmesi bazen sadece hırsı çoğaltır.

Yaşlılara hürmetimiz yaşından dolayıdır, dinimizin emrinden dolayıdır, gelenek ve göreneklerimizin bize gösterdiği bilinçten dolayıdır. Devamlı hürmet, saygı, ilgi, sevgi bekleyen yaşlılar, yaşlarının getirdiği olgunluğa yakışır seviyede davranarak dünya hırsından kendilerini çekerek bizim işimizi kolaylaştırmalılar. Ben de bu gencin anlattıklarından ilham alarak yaşlılar hakkındaki gözlemlerimi aktarmak istedim.

Bazı yaşlıları görüyorum yüzleri parlak, hal ve hareketleri güven verici. Yine bazı yaşlılar görüyorum yüzleri simsiyah, hal ve hareketleri ise güven vermekten uzak. Bazı yaşlılar görüyorum, daha sakin ve neşeli, edepli ve utanma duygusu aşkın.

Yine bazı yaşlıları görüyorum gençler gibi romantizme tutkun, şehvetini ve midesini besleme derdinde. Bazı yaşlılar görüyorum oğlu, kızı, gelini, torunu için yaşayan ve onları bir arada tutmak için gece gündüz çalışan, kafa yoran. Yine bazı yaşlılar görüyorum, sadece kendisi için çalışan ve kızını oğluna, oğlunu kızına, gelinine şikâyet ederek aradaki sevgi ve muhabbeti gideren, ayrılık tohumları ekip sülaleyi dağıtan.

Bazı yaşlılar görüyorum, elindekileri çocuklarına eş dosta garip gurebaya dağıtma, onlarla paylaşma derdinde. Yine bazı yaşlılar görüyorum, elleri elindekilere gitmeyen, biriktirme sarhoşu olmuş, yiyemeyen yediremeyen. Bazı yaşlılar görüyorum yılların geçmesi onları güzelleştirmiş, olgunlaştırmış, adam gibi adam etmiş, insan etmiş âdem etmiş.

Yine bazı yaşlılar görüyorum, yılların geçmesi sadece onların şeklini değiştirmiş, çirkinleştirmiş, olgunlaştıramamış; yırtıcılar, hayvanlar ve şeytanlar grubuna dâhil etmiş. Bazı yaşlıları görüyorum, Yüce yaratıcının boyasının izlerini hemen hemen herkes görebilecek derecede temiz bir hayat yaşamış, sicili temiz, özü temiz, zihni temiz. Yine bazı yaşlılar görüyorum sicili ve niyeti bozuk, özü kokuşmuş, aklı şeytani düşünme şekline teslim olmuş; dünyaları karanlık, karanlık işler peşinde.

Bazı yaşlılar görüyorum madde ile barışık, dünyanın bütün servetleri de verilse elinin tersiyle itmeye hazır. Yine bazı yaşlılar görüyorum, bir ayağı çukurda olmasına rağmen dünya ve içindekilerin sevgisi, mal mülk hırsı içinde dipdiri. Mal mülk hırsı yüzünden evlatlarıyla arası bozuk, yakın uzak çevresiyle arası bozuk ve git gide yalnızlaşan.

Bazı yaşlılar görüyorum gençlere taş çıkaran, bazı yaşlılar görüyorum sadece üzerinde toprağı eksik. Bazı yaşlılar görüyorum, serveti yedi kuşak torununa yeter. Bazı yaşlılar görüyorum, emekli maaşını kiraya mı markete mi pazara mı vereceğini düşünen, kıt kanaat geçinen.

Bazı yaşlılar görüyorum kitap, namaz, dua, niyazla kalan günlerini en güzel şekilde geçirmeye çalışan. Yine bazı yaşlılar görüyorum evde hanımına, kocasına, evlatlarına dünyayı dar eden. Bazı yaşlılar görüyorum nahif, zarif, tatlı dilli, geniş gönüllü, hoş sohbetli, cömert yine bazı yaşlılar görüyorum aksi, alıngan ve çok cimri.

Bazı yaşlılar görüyorum hayır işlerinde yarışan, ülkesi ve insanlık için anlamlı bir mücadelenin içine girişmiş; yine bazı yaşlılar görüyorum dünyanın, yakınlarının kendi etrafında dönmesini isteyen. Bazı yaşlılar görüyorum Rabbiyle diğer insanlarla güzel bir bağ kuran yine bazı yaşlılar görüyorum ekranlardan haz devşiren, sosyal paylaşım sitelerinde şarlatanlık yapan, akıllı telefonlarda kaydır kaydır yaparak zaman öldüren. Bazı yaşlılar görüyorum tecrübelerini gençlere aktarmak isteyen onları daha iyi bir konuma taşımak isteyen yine bazı yaşlılar görüyorum giyimde kuşamda aşkta meşkte gençlere benzemek isteyen.

Kısaca insan kendinden, yaşından, imkânlarından, aldığı eğitimden bekleneni yerine getirmeyince gözden düşer. Yaşlılar değerlidir hele hele bu anne baba ise daha çok değerlidir ve bir evlat anne babasının duasını, rızasını alarak yolcu edebilmelidir. Anne baba ve tüm yaşlılar da ihtiyarlamayı değil, olgunlaşmayı başararak bizlerin dünya imtihanını kolaylaştırmalılar.

Sadece olgunlaşmayı başarmış insanlar geçen yılların hakkını vermiş olur, diğerleri ise ha yaşamış ha yaşamamış.

İlgili Haberler