Şile'deki yolsuzluk davasında çarpıcı ifadeler
Şile Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı....
Şile Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı. İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada 7 tutuksuz sanığın savunması alındı.
Sanıkların belediyedeki para alışverişine ilişkin iddia ve beyanları duruşmada gündeme geldi. Tutuksuz sanık Sercan Taşkaya, 2024 yılında Şile Belediyesinde çalışmaya başladığını, çeşitli görevlerde bulunduğunu ve bazı olaylara tanık olduğunu öne sürdü. Taşkaya, Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın yönlendirmesiyle bir kadının yanına gittiğini belirterek kendisine zarf içerisinde para verildiğini iddia etti.
Taşkaya, "Masasının altından kağıt içinde zarf uzatarak 'Say istersen.' dedi. Ben o an para olduğunu anladım. Göz ucuyla baktığımda paranın dolar olduğunu gördüm." ifadelerini kullandı.
Zarfı açmadan Kabadayı'ya teslim ettiğini savunan Taşkaya, bu tür işlere karışmak istemediğini söylediğinde Kabadayı'nın kendisine kızdığını öne sürdü. Taşkaya, bir başka olayda Abdulhamit Kanmaz'ın belediye başkanının makamına çantayla geldiğini, ancak odadan çantasız ayrıldığını ileri sürdü. Kabadayı'nın daha sonra kendisini çağırarak çantayı otomobile bırakmasını istediğini anlatan Taşkaya, "Ardından çantadan para çıkartarak 'Bununla da Berna Başkan'a telefon al.' dedi." şeklinde konuştu.
Taşkaya, çantanın içeriğini bilmediğini, verilen parayla telefon alarak teslim ettiğini belirtti. Özgür Kabadayı ve ailesi için çeşitli alışverişler yaptığını, tatil rezervasyonları oluşturduğunu da öne süren Taşkaya, bu işlemler için kendisine verilen paraları banka hesabına yatırdığını ve ödemeleri kendi kredi kartıyla gerçekleştirdiğini anlattı. Taşkaya, hakkındaki diğer suçlamaları kabul etmedi.
Tutuksuz sanık Abdulhamit Kanmaz ise sanık Oğuz Kaçmaz'ın kendisinden 1,5 milyon lira istediğini öne sürdü. Kanmaz, parayı vermemesi halinde iş yerleriyle ilgili sorun yaşayacağı yönünde kendisine baskı yapıldığını iddia ederek, "Ayrı poşetlerde lira olarak 2 farklı tarihte 2 parça halinde 1,5 milyon lira para teslim ettim. Paraları meyve poşetinde verdim." dedi.
Kanmaz, ödeme yapmaması halinde Şile'deki mevcut santralinin faaliyetlerinin engelleneceğini düşündüğünü ifade etti. Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın makamına çantayla para götürdüğü iddiasını ise reddeden Kanmaz, hayatında belediyeye çantayla girmediğini söyledi. Tutuksuz sanık Haşim Taş da belediye başkanının makamına poşetle girip poşetsiz çıktığı ve belediyeye para verdiği yönündeki iddiaları kabul etmedi.
Hakkında ifade veren kişilerin kendisini başka biriyle karıştırmış olabileceğini savunan Taş, belediye kayıtları incelendiğinde Özgür Kabadayı ile belediyede görüşmediğinin anlaşılacağını belirtti. Tutuksuz sanıklardan Baki Aydöner ise sağlık sorunları nedeniyle mazeret dilekçesi sunarak savunmasını daha sonra yapmak istedi. Mahkeme heyeti, Aydöner'in mazeretini kabul etti.
İlk duruşmada 7 tutuksuz sanığın savunmasını alan mahkeme, yargılamanın devamı için duruşmayı 21 Ekim Çarşamba gününe erteledi. ABD'nin Rusya ile anlaşması ne demek? Sel afetini ne kadar yönetebilirdik?
Enerji ateşkesine kim uymuyor? Başkentte yeni haftanın gündemi ne? Araçla sele kapılan ne yapmalı?
Burası Haftasonu'nda Murat Güloğlu sundu.



