30 September 2026, Wednesday
Gündem

Şehir hastanelerinde usulsüzlükler bitmiyor

Sağlık Bakanlığı 2025 Yılı Sayıştay Denetim Raporu geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Rapor iki bölümden oluşuyor. Toplam elli beş sayfadan oluşan “Sağlık Bakanlığı 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu” başlıklı asıl...

Sağlık Bakanlığı 2025 Yılı Sayıştay Denetim Raporu geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Rapor iki bölümden oluşuyor. Toplam elli beş sayfadan oluşan “Sağlık Bakanlığı 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu” başlıklı asıl raporun ilk on üç sayfasında Sayıştay raporlarının rutin başlıkları yer alıyor.

 “Denetim Bulguları” başlıklı asıl bölüme ise kırk sayfa ayrılmış. Sayıştay tarafından her yıl yayınlanan bu raporların ismi her ne kadar “Sağlık Bakanlığı Denetim Raporu” olsa da son yıllarda iyiden iyiye “Şehir Hastaneleri Usulsüzlük Raporu”na dönüşmüş durumda. Neden mi böyle diyorum?

Misal; Sayıştayın geçen seneki raporu toplam altmış dört sayfa, Denetim Bulguları bölümü toplam elli iki sayfaydı. Raporda Sağlık Bakanlığının genel faaliyetleriyle ilgili tespit edilen bulgulara on iki sayfa ayrılırken şehir hastanelerine ise otuz dokuz sayfa ayrılmıştı. Bu seneki raporun ilgili kısmı kırk sayfa ve gene şehir hastaneleri ağırlıklı.

Denetim Bulguları beş başlıkta sıralanmış. Sağlık Bakanlığının genel faaliyetleriyle ilgili ilk dört bulgu on dokuz sayfa tutarken “Kamu Özel İşbirliğile İşletilen Şehir Hastanelerinde Hatalı Uygulamalar Bulunması” başlıklı beşinci bulguya yirmi bir sayfa ayrılmış. Sayıştayın raporunda on iki alt başlıkta yer alan bulguların hepsini aktarabilecek değilim.

Yerim ölçüsünde sadece bazı örnekler vereyim. *** KÖİ ile Şehir Hastanesi Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşi’ne ilişkin Sözleşmelerine göre Fiili Tamamlama Belgesi’nin düzenlenmesini izleyen iki yılın sonunda Nihai Tamamlama Belgesi düzenlenmesi gerektiği halde 2025 yılı sonu itibarıyla on yedi şehir hastanesinde düzenlenmemiş. Bu durumda da Sağlık Bakanlığı ile hastaneyi yapan şirketin bu kapsamda doğan hak ve alacaklarına ilişkin belirsizlikler devam ediyormuş.

Keza, şehir hastanelerinde inşaatın başlaması için Sağlık Bakanlığı’nın yer teslimi yapması gerektiği halde Türkiye’deki 18 şehir hastanesinin hiçbirinde bu kurala uyulmamış, yer teslimi yapılmadan inşaata başlanmış. Bu durumda şirket hastaneyi tamamlama tarihinden önce teslim ederse aradaki süre de otomatik olarak şirketin işletme dönemine eklenecekmiş. Bu konuda mevzuat açık olmasına rağmen sadece Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde şirket tarafından gerçekleştirilen imalatların süresi olan altı ay işletme döneminden düşülmüş.

Diğerlerinde herhangi bir revizyon yapılmamış. KÖİ ile yaptırılan şehir hastanelerinde başlangıçta yer alan ancak sonradan İdare tarafından vazgeçilen ya da şirket tarafından yapılmayan ya da eksik yapılan işler ile belirli bir süre içerisinde yapılması gereken işler ve/veya teslim edilmeyen ekipmanlar için toplam sabit yatırım tutarının revize edilmesi gerekirken edilmemiş. Yani Şirkete yapmadığı iş, teslim etmediği ekipman için ödeme yapılmış.

Şehir hastanelerinin yatırım döneminde gerçekleştirilen mal teslimleri ile hizmet ifaları KDV’den istisna tutulmuş olup Şirketin bu istisnadan faydalanabilmesi için kira tutarının veya süresinin bir kısmından vazgeçmesi gerekirken bu da yapılmamış. Şirketler KDV istisnasından faydalandıkları halde kira alacaklarından vazgeçmemişler. KÖİ modeli ile işletilen bazı şehir hastanelerinde çamaşır, yemek, laboratuvar, görüntüleme ve sterilizasyon hizmetlerinin sunulduğu alanlara ait ısıtma ve soğutma giderleri, şirketlerin yükümlülüğünde olmasına rağmen şirketlerden tahsil edilmediği görülmüş.

KÖİ modeli ile işletilen şehir hastanelerinde bazı şirketlerin uygulama projesinde belirtilen alanlardan daha fazla alanda ticari faaliyette bulunmasına ve sözleşmede yer almadığı halde depoları kullanmasına rağmen kullanım bedeli revizyonu yapılmamış. Kütahya ve Tekirdağ Şehir Hastanelerinde şirketlerin kullandığı mecburi ticari hizmet alanları için ücretler belirlenmemesi ve ticari alan kabullerinin yapılmaması nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan hakların kullanımında belirsizlik olduğu görülmüş. Bazı şehir hastanelerinde sözleşme kapsamında şirket tarafından tedarik edilmesi ve kurulması gereken tıbbi ekipmanda ve mefruşatta eksiklikler ve uygunsuzluklar olduğu saptanmış.

Sözleşmelere göre şirketlerin ameliyathanelerde kullanılan malzemeleri kendisine teslim edildiği andan itibaren en fazla on iki saatte sterilize edip kullanıma sunması, bu sürenin eğer sterilizasyon etilen oksit ile sağlanıyorsa en fazla yirmi dört saat olabileceği belirtildiği halde şirketler bu sürelere uymuyormuş. *** Sayıştayın raporundan bu kadar aktarmakla yetineyim de Tayyip Erdoğan’ın iki hafta önce Samsun Şehir Hastanesi açılışındaki konuşmasını hatırlatayım.Ne demişti o gün?“Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu.

Peki sonuçta ne oldu? Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı.”Peki Sayıştayın raporuna göre sonuçta neymiş? Şehir hastanelerindeki, hadi en hafif tabirle söyleyeyim, çarşaf çarşaf usulsüzlükler bir türlü bitmiyormuş.

İlgili Haberler