Parkinson hastalığı
Ekonomi

Parkinson hastalığı

Doç. Dr. Tamer YAZAR* Muhammad Ali, Michael J. Fox, Ozzy Osbourne, Billy Connolly gibi örnekler, Parkinson hastalığının yalnızca ileri yaşta görülen ya da yaşamı tamamen durduran bir hastalık olmadığını göstermekte....

1 okuma

Doç. Dr. Tamer YAZAR* Muhammad Ali, Michael J.

Fox, Ozzy Osbourne, Billy Connolly gibi örnekler, Parkinson hastalığının yalnızca ileri yaşta görülen ya da yaşamı tamamen durduran bir hastalık olmadığını göstermekte. Erken tanı, uygun tedavi ve düzenli takip sayesinde birçok hasta uzun yıllar çalışmaya, üretmeye ve sosyal yaşamını sürdürmeye devam edebilmekte. "Yaşlandım", "strestendir", "yorgunluktandır" diyerek göz ardı etmeye meylettiğimiz, önemsemediğimiz küçük bir el titremesi, yürüyüşte hafif bir yavaşlama ya da düğme iliklerken hissedilen beceri kaybı zamanla kişinin tüm yaşamını değiştirebiliyor.

Parkinson hastalığında erken tanı ve doğru tedavi, hastaların uzun yıllar aktif ve bağımsız yaşamlarını sürdürebilmeleri açısından büyük önem taşır. Parkinson hastalığı, beynin hareketleri kontrol eden bölgelerinde bulunan ve dopamin adı verilen kimyasal maddeyi üreten sinir hücrelerinin zaman içinde kaybı sonucu gelişen ilerleyici bir nörolojik hastalık. Dopamin, hareketlerin akıcı, dengeli ve koordineli yapılmasını sağlayan temel nörotransmitter.

Hastalık toplumda çoğunlukla el titremesiyle özdeşleştirilse de, birçok hastada ilk belirtiler hareketlerde yavaşlama ve kas sertliği olabilir. Bu nedenle Parkinson'un yalnızca el titremesinden ibaret olduğu düşüncesi, erken tanıyı geciktiren yanlış inanışlardan biri. ∗∗∗ Yakınlarının "eskisi kadar hızlı yürümüyor gibisin" serzenişlerine maruz kalan kişide sabah hazırlanmanın eskisine göre daha fazla zaman aldığı, ayakkabı bağlamak veya anahtarı kilide yerleştirmek gibi ince becerilerde zorlanma olduğu dikkatli gözlerce fark edilir.

Yürüyüşte de belirgin değişiklikler gelişebilir. Adımlar küçülür, yürüyüş hızı azalır ve kişi kollarını daha az sallamaya başlar. Özellikle tek taraflı kol sallamanın kaybolması erken belirtilerden biri olabilir.

Genellikle tek taraflı ve istirahat sırasında ortaya çıkan titreme yıllar içinde diğer ele geçebilir. Her titreme Parkinson Hastalığı anlamına gelmez. Heyecan sırasında artan, iki elde görülen veya aile bireylerinde de bulunan titremelerin farklı nedenleri olabilir.

Tiroit hastalıkları, bazı ilaçlar, aşırı kafein tüketimi ve esansiyel tremor gibi birçok durum hastalık ile karıştırılabilir. Uzun süren veya giderek artan titremeler mutlaka nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. "Eskisi kadar gülmüyorsun", "hep ciddi görünüyorsun" gibi ifadeler hastalığın yüz kaslarını etkilemesine bağlı ortaya çıkabilmekte ve donuk yüz ifadesine neden olmakta.

Beraberinde konuşmanın giderek monotonlaştığı, sesin kısıklaştığı bir duruma geçilebilmekte. "Mikrografi" adı verilen el yazısının giderek küçülmesi, başlangıçta normal boyutlarda olan yazıların satır ilerledikçe küçülmeye başlaması hastalığın ilk belirtilerinden olabilir. Parkinson hastalığının yalnızca hareket sistemiyle sınırlı olmadığı, hareket belirtileri başlamadan yıllar önce ortaya çıkan bazı bulguların aslında hastalığın habercileri olabileceği son yıllarda yapılan çalışmalarla tespit edildi.

∗∗∗ Koku alma duyusunun azalması, uzun süren kabızlık, mide boşalmasının yavaşlamasına bağlı şişkinlik hissi, uyku bozuklukları (rüya sırasında konuşma, bağırma, tekme atma veya yumruk savurma ile seyreden REM uykusu davranış bozukluğu) bazı kişilerde Parkinson hastalığından yıllar önce ortaya çıkabilir. Depresyon, kaygı bozukluğu, isteksizlik ve motivasyon kaybı da hastalığın erken dönem belirtileri arasında yer alabilir. Hastalığın tanısı, öykü ve ayrıntılı nörolojik muayene ile konulur.

Gerekli görülen hastalarda beynin MR görüntülemesi Parkinson'u taklit eden diğer hastalıkları dışlamak amacıyla kullanılabilir. Bazı özel durumlarda dopamin taşıyıcı görüntügibi nükleer tıp yöntemlerinden yararlanılabilir. Parkinson hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi henüz bulunmamakta.

Buna rağmen günümüzde kullanılan ilaçlar sayesinde hastaların büyük bölümü uzun yıllar bağımsız yaşamlarını sürdürebilmekte. Levodopa en etkili ilaç olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında dopamin agonistleri, MAO-B inhibitörleri ve diğer ilaç grupları hastanın yaşına ve belirtilerine göre planlanabilmektedir.

∗∗∗ İlaç tedavisine rağmen günlük yaşamı etkileyen hareket dalgalanmaları yaşayan uygun hastalarda derin beyin stimülasyonu, halk arasında bilinen adıyla beyin pili tedavisi uygulanabilmekte. Düzenli yürüyüş, yüzme, bisiklet ve denge egzersizleri hareket kabiliyetini artırırken düşme riskini azaltmaktadır. Fizik tedavi, konuşma terapisi ve yutma rehabilitasyonu da gerektiğinde tedavinin önemli parçalarıdır.

Sağlıklı beslenme, kaliteli uyku ve sosyal yaşamın sürdürülmesi hastaların yaşam kalitesine önemli katkı sağlar. *Nöroloji Uzmanı

İlgili Haberler