Bir güne daha okulda şiddet, silahlı saldırı haberiyle başladık. Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılını öğrencilerin, öğretmenlerin okulda saldırı sonucu yaşamını kaybettiği asla unutamayacağımız acılarla, kaygılarla tamamlamıştık. Okulun açıldığı ilk günlere de Manisa’da silahlı saldırıda yaralanan öğrencilerin olduğu haberiyle başladık.
Bu saldırı Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü"nün imzalanmasının üzerinden yirmi dört saat dahi geçmeden yaşandı. Algı ve hakikat. Yaratılmaya çalışılan algı büyük bir acının yaşanması sonucu yine ters yüz oldu.
O hakikat tüm acısıyla şimdi ülkenin her yerinde tüm okullarda yankılanıyor. Güvende değiliz. Eğitimde temel kaygımızın artık yaşamak olduğu günlerde, Bakanlığın önceliğinin öğretmenlere önlük zorunluluğu olduğu genelgede duyurulmuştu.
Ülkece duyulan bu genelgede “okul ortamlarında kontrollü giriş-çıkışların sağlanması, yaya ve araç trafiğinin ayrılması, kör noktaların aydınlatılması, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmalarının yapılması, fiziki iyileştirmelerin tamamlanması” ifadeleri yer alıyordu. İsveç’te yalnızca 2025 yılında okul güvenliği için 300 milyon bütçe ayrıldı. Genelgede yer alan hazırlıkların tamamlanması ve gerekli tüm adımların atılması için bizim ülkemizde ne kadar bütçe ayrıldı? *** Okullarda “bahçe görevlisi” olarak ve temizlik alanında istihdam edilen kişiler Toplum Yararına kapsamında esnek, geçici, güvencesiz çalışma koşulları ile çalıştırılıyor.
Her program altı ay üzerinden -toplamda bir katılımcı bir yıl içinde en fazla 9 ay- planlanıyor. Kamu hizmeti demek süreklilik, kalıcılık demek. Bu kapsamda istihdam; kalıclığı, sürekliliği olmayan bir istihdam biçimi.
TYP kapsamında temizlik, güvenlik alanlarında neden kadrolu atama yapılmıyor? Dünya genelinde okul güvenliği yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikososyal bir mesele olarak tanımlanırken neden her okulda psikolojik danışman ve rehber öğretmen yok? Okul psikologlarının, sosyal hizmet uzmanlarının istihdamı ile ilgili hazırlık, planlama yapıldı mı?
Öğrencileri psiko-sosyal açıdan destekleyen programlara, okullarda, tüm kamusal alanlarda spordan, sanata sosyal gelişim programlarına ne kadar bütçe aktarımı planlandı, yapıldı?Okullarda şiddeti önlemede okula aidiyet duygusunun güçlü olması ana etmenlerden biri. Okul yemeği, eğitim destekleri, burslar, kamusal ulaşım, kamusal barınma hakları okul aidiyetini artıran en etkili kamusal önlemler. Halka ait olan kaynaklar, halkın bütçesi, vergileri neden kamusal eğitim hakkı için kullanılmıyor?
Bu saldırı sonrası atılan ilk adım yayın yasağı oldu. Yaşadıklarımız aynı zamanda ülkemizde üretilen şiddet dilinin, baskının, yasakların sonucu değil mi? Bu saldırı da yaşadığımız diğer acılarda olduğu gibi birkaç gün boyunca gündemde yer alıp sonra unutuşa mı terk edilecek?
Uzun sürece yayılan kamusal önlemlerin neler olması gerektiği tartışılmayacaksa, bütüncül, veriye dayalı, öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin, sendikaların öznesi olduğu bir süreç yürütülmeyecekse biz bu acıları tekrar ve tekrar yaşama riski ile karşı karşıya kalacağız. *** Bilimsel verilere dayanır ki okul terkinin, devamsızlığın artışının sonucu suç örgütlerinin, köktenci yapıların çocuklara daha fazla ulaşmasının önünü açar. Okul terkleri ve devamsızlık ilkokuldan itibaren ülkemiz tarihinin en yüksek oranlarına ulaşmışken, okul terklerini engelleme konusunda neden kamusal önlemler alınmıyor? MESEM, mesleki eğitim adı altında çocukların çalıştırıldığı organize sanayi bölgeleri, inşaatların bulunduğu alanlar her anlamda güvenlik riskinin nedeni iken çocuklara neden okuldan kopuş, güvenlik riski olan alanlar dayatılıyor?
Bağımlılık nasıl oldu da ortaokul çağına indi? Bizim ülkemiz nasıl uyuşturucu çetelerinin, çocukları hedef alan suç örgütlerinin, çetelerin bu denli yaygınlaştığı, çoğaldığı bir ülke haline geldi? Çözümsüz, cevapsız bırakılan onlarca soru. Bu soruların cevapsız, çözümsüz kalması da politik tercih.
Yaşadığımız gerçek ise tüm yalınlığıyla hayatımızın tam ortasında duruyor. Okullar, sokaklar güvenli değilse hiçbirimiz güvende değiliz.