Milliyetçi Hareket Partisi Karaman İl Teşkilatı, 15. Olağan İl Kongresini geniş bir katılımla tamamladı. Kongrede yapılan seçimlerin ardından MHP Karaman İl Başkanlığı görevine Ramazan Erkabaktepe getirildi.
Görevi devreden mevcut İl Başkanı Mustafa Gözel’in ardından teşkilatta yeni çalışma dönemi resmen başladı. Kongre süresince salondaki hazırlık çalışmalarına Ülkü Ocakları Karaman İl Başkanı Yusuf İslam Coşgun ve teşkilat mensupları katkı sağladı. MHP Karaman İl Teşkilatının yeni yönetim kurulu listesi Kongrede yapılan oy kullanma işlemlerinin ardından Ramazan Erkabaktepe başkanlığındaki MHP Karaman İl Yönetim Kurulu Asil Üyeleri belirlendi.
Açıklanan listede yer alan isimler şu şekildedir: Yedek yönetim kurulu üyeleri ile kurullar netleşti Seçim sonuçlarına göre Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri Kezban Gürbüz, Şahin Erdur'an, Kadir Tekin, Mesut Gür, Hüseyin Kurt, Hikmet Çetin, Ümit Erikli, Ramazan Öz, Kerim Balkın, Sabri Soyyiğit, Oğuz Biçer, Arif İbrahim Kalkan, Rahman Türk, Abdullah Kabakyer, Veysel Demirgömlek, Mehmet Akbaş, Muhammed Enes Yiğen, Oğuzhan Şahin, Emine Tez ve İshak Şenyiğit'ten oluştu. Kongre kapsamında yönetim kurulunun yanı sıra disiplin kurulu üyeleri ve üst kurul delegelerinin de tespiti yapıldı. MHP Karaman İl Teşkilatında kongre sürecinin tamamlanmasıyla birlikte yeni yönetim kurulu resmi olarak mesaisine başladı.
ERKABAKTEPE'NİN KONUŞMASININ TAM METNİ AŞAĞIDADIR Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin çıkarlarını her düşüncenin üstünde tutan sorumlu siyaset anlayışının temsilcisi, Türk milletine duyulan ebedî sevginin markalaşmış değeridir. Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve faziletiyle, her yılı bir asra bedel 57 senede ilkelerimizden ve ülkülerimizden, vatan ve millet sevgimizden asla ödün vermedik. “Allah’tan başka galip yoktur.” dedik, zorluklara maneviyatımızın gücüyle direndik.
Gayemiz, millî birlik ve beraberlikle daha müreffeh bir millettir. Hedefimiz Lider Ülke, Süper Güç Türkiye’dir. Üç hilal, mücevher gibi parlayan şuurumuzun ziyneti; Bozkurt ise kutlu ülkülerimize giden yolun Ergenekon’dan beri kılavuzudur.
Milliyetçi Hareket Partisi bayraktır, vatandır, millettir; dünyayı Türkçe okuyan, ihanete ve zulme kahramanca direnen Kızılelma ruhu, İ’la-yı Kelimetullah şuurudur. İnancına, Türklüğüne, tarihine sahip çıkmak yürek ister. Ezan demek, bayrak demek, vatan demek yürek ister.
Ayasofya demek, Kudüs demek, Mescid-i Aksa demek, Gazze demek yürek ister. Turan demek; Kıbrıs, Kerkük, Karabağ, Kırım, Kaşgar demek yürek ister. Millî sanayi demek, tam bağımsız büyük Türkiye demek yürek ister.
Terörsüz Türkiye demek, emperyalist projeleri yerle bir etmek yürek ister. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz demek yürek ister. Bu ülkeyi, bu milleti karşılıksız sevmek yürek ister.
Bu mangal gibi yürek Milliyetçi Hareket Partisi’nde vardır. Bu güçlü yürek Cumhur İttifakı’nda vardır ve meydandadır. Cumhur İttifakı’na girerken “Önce ülkem ve milletim.” dedik; pazarlık yapmadık, al-ver sürecine heves ve tevessül etmedik.
Cumhur İttifakı ile bugüne kadar birçok alanda tarihî adımlar attık, büyük başarılar elde ettik. Tüm dünyayı sarsan Covid-19 salgınına karşı verilen başarılı mücadelemiz Avrupa Birliği İlerleme Raporu’na yansımış, Dünya Sağlık Örgütünce örnek gösterilmiştir. Asrın deprem felaketini yaşayan bölgemizin yeniden imarı ve ihyası için bütçeden 100 milyar doları aşan harcama yapılmış, 455 bin konut teslim edilmiştir.
Dikkatinize sunuyorum; saatte 23, günde 550 konut üretilmiştir. Acaba bunun dünyada eşi benzeri var mıdır? Cumhur İttifakı, üstlendiği tarihî misyonuyla Türkiye’nin egemenlik haklarına, tarihî çıkarlarına, beka ve güvenlik hassasiyetlerine cesaretle sahip çıkmaktadır.
Etrafımız ateşle çevrilmişken Türkiye, hem bölgesinde hem de küresel arenada huzur ve istikrar adası gibi sivrilmiştir. Türkiye, çok yönlü ve insani dış politika anlayışıyla bölgesel gelişmelerin belirleyicisi, küresel düzeyde etkili bir aktör konumuna gelmiştir. Artık hesap veren değil, hesap soran bir Türkiye vardır.
Yabancıların ağzına bakan değil, dost-düşman herkesin ağzından ne çıkacak diye merak ettiği bir devlet hamdolsun ayaktadır. Kıymetli Hemşehrilerim, Sayın Basın Mensupları, Milliyetçi-Ülkücü Hareket olarak öteden beri dile getirdiğimiz, yol haritasını Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli’nin belirlediği hedeflerimize bir bir ulaşıyoruz. Türk birliği dedik, Kızılelma dedik, Turan dedik.
Hamdolsun Türk cihan hâkimiyeti mefkûresinin tohumunu yeniden attık. 2021 yılında Türk Devletleri Teşkilatı kurulmuş ve Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi kabul edilmiştir. 2022 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gözlemci statüsü verilmesi de tarihî bir adım olmuştur.
Karabağ Türk’tür, Türk kalacaktır dedik. Türk’ün şanlı bayrağını Karabağ’a asacağız dedik. Şükürler olsun, 28 yıl sonra 2020 yılında işgalden kurtarılan Türk yurdu Karabağ’da can Azerbaycan’ın bayrağı dalgalanmaktadır.
Kafkaslardan aşacağız, Türklüğe şan katacağız. Türk’ün şanlı bayrağını Turan ele asacağız. Turan ülkelerine, Turan illerine selam olsun.
Misak-ı Millî dedik; Kerkük Türk’tür, Türkmenlerin sonsuza kadar yurdudur, dedik. Çok şükür, 104 yıl sonra 16 Nisan 2026’da Irak Türkmen Cephesi Başkanı Kerkük Valisi seçilmiştir. Kerkük petrolüne ortak olduk, petrol alımı ve Kalkınma Yolu Projesi ile ilgili Irak Devleti’yle anlaşmalar imzaladık.
“İnşallah o bayraklar bir gün Kerkük’te de dalgalanacaktır.” duamızın kabul oluşuna giden yolu gördük, Türkmen kardeşlerimizin sevinç naralarını duyduk, hamdolsun tarihî bir ana şahitlik ettik. Ayasofya mutlaka açılacak, dedik. Hamdolsun, 86 yıl sonra zincirler kırılmış, 2020 yılında Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin Müslüman gönüllerle buluşması muhteşem bir olay, unutulmayacak bir zafer anı olmuştur.
Mavi Vatan dedik. Libya’yla 2019 yılında imzalanan anlaşmayla Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi saf dışı bırakmaya çalışanların oyunlarını bozduk. Mavi Vatan’da boşuna hesap yapanlar unutmasınlar ki fıtrat değişmemiş ve aynıdır, zira bu kan yine o kandır.
Hakkımızdan vazgeçmeyiz çünkü hakkımız şerefimizdir. Akdeniz’i Türk gölü yapan Barbaros Hayrettin Paşa’nın emanetleri daha da ileriye taşınacaktır. Suriye demokrasi sınırları içinde anayasal sisteme geçmeli, dedik.
Suriye’de 2024 yılında Baas rejiminin son bulmasıyla huzura ve güvenli ortama giden yolun kapıları açılmıştır. İslam ülkeleri bir ve beraber olmalı, “Kudüs Paktı” derhâl hayata geçirilmeli, dedik. İslam ülkelerinin ortak güvenlik mekanizması kurulmalı, İslam’a ve mukaddesatımıza uzanan eller bertaraf edilmeli, dedik.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalanmıştır. Diğer İslam ülkelerinin de Mekke İttifakı’na katılması beklenmektedir. Bu ittifak, İslam coğrafyasının yan yana geldiği bir uyanış sürecidir.
Ve diyoruz ki İsrail terörü mutlaka sona erecek, soykırım yapanlar cezasını bulacaktır. Kudüs ve Mescid-i Aksa zalimlerin tasallutundan kurtulacak; başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğünü haiz Filistin Devleti kurulacaktır. Terörün kökünü kazıyacağız dedik.
Kahraman güvenlik güçlerimiz, destansı mücadelesiyle terörün belini kırmış, Türk Devleti’nin kudretini göstermiştir. Siyonist ve emperyalist güçler tarafından güney sınırlarımız boyunca planı yapılan yüzyıllık terör devleti projesi akamete uğratılmış, Zap bölgesinde kilit kapatılmıştır. Terör eylemlerine ön şartsız derhâl son verilmeli, bütün teröristler silahlarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne teslim olmalı, dedik.
Bilge Liderimiz ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin başlattığı Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda birçok engeli aştık, önemli mesafe aldık. Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM’de büyük bir uzlaşmayla 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmiştir. Suriye’de SDG/YPG terör örgütü geçtiğimiz günlerde kendini feshetmiştir.
Bazı provokasyonların varlığına, iç ve dış kaynaklı sabote etme girişimlerine, bazı kara propaganda, istismar, yalan ve iftiralara rağmen aşama aşama sonuca doğru gidilmektedir. Sicili malum, ciğerini bildiklerimizin ucuz siyasi şaklabanlıklarının arkasında kronikleşmiş MHP hazımsızlığı olduğunun farkındayız. Bunların tek derdi MHP’dir.
Türkiye’yi düşündükleri yoktur. Hiçbir projeleri yoktur. Anlatacakları hiçbir şeyleri yoktur.
HDP ile al takke ver külah içinde olanlar bunlardır. Terörle mücadele tezkeresine hayır diyenler bunlardır. Anayasa’dan Türklüğü ve Atatürk’ü çıkarmak için çalışma yapanlar bunlardır.
Birbirlerine FETÖ’cü diyenler bunlardır. Altılı masayı hatırlayın. Koltuk için her türlü kılığa girenler, kırk takla atanlar da bunlardır.
Bunların emperyalistlere, Siyonistlere, PKK’ya ve FETÖ’ye karşı seslerini yükselttiklerini hiç duydunuz mu? Mecliste “Koltuklarınızda HDP’nin ve PKK’nın oylarıyla oturuyorsunuz, haddinizi bilin.” sözleri karşısında kuzuya dönenler bunlardır. Bizim ülkücülüğümüzü sorgulamaya cüret eden bu siyaset döneklerine, kalbimizdeki dava ve vatan aşkının bir günlük sadakasını versek alayına ömürleri boyunca yetecektir.
PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı her türlü oluşumun fiilen feshinin, silah ve mühimmatın tümüyle tesliminin tespit ve teyidi ile Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge hedefine ulaşılacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, birliği, egemenliği ve tarihî müktesebatı her türlü düşüncenin üstündedir. Türkiye Cumhuriyeti, millî ve üniter bir devlettir.
Türk milleti, ayrılık kabul etmeyen tarihî, kültürel ve beşerî bir bütündür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, Türk milletinin eşit ve saygın fertleridir. Ay yıldızlı al bayrağımız, bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin sembolüdür.
İstiklal Marşı’mız, kahramanlık ve bağımsızlık destanımızdır. Türkçemiz, bizleri bir arada tutan dilimizdir. Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti, millî birlik ruhuyla ve bin yıllık kardeşlik şuuruyla sonsuza kadar var olacaktır.
Değerli Dava Arkadaşlarım, Kıymetli Misafirler, Sayın Basın Mensupları, Üreten ekonomi dedik, yerli ve millî üretim dedik. Şükürler olsun, tam bağımsız güçlü Türkiye ülküsüyle artık ihtiyacımız olan birçok teknoloji Türk mühendisler tarafından tasarlanmakta, yerli ve millî olarak üretilmekte, birçok ülkeye de ihraç edilmektedir. Teknoloji harikası millî otomobilimizi, millî ana hat lokomotifimizi, millî elektrikli trenimizi ürettik; lityum iyon batarya üretim tesislerini açtık, dünyada bor karbür üreten beş ülkeden biri hâline geldik, kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk, dünyadaki ikinci büyük nadir toprak elementleri rezervini keşfettik, üretim tesisini devreye aldık.
Lider ülke Türkiye dedik, hamdolsun savunma sanayisinde lider ülke olduk. KAAN’la, HÜRJET’le, KIZILELMA’yla, AKINCI’yla, AKSUNGUR’la, GÖKBEY’le göklerimizde ay yıldızlı mutlak hâkimiyetimizi perçinleyen bir Türkiye mevcuttur. Denizlerimizde MİLGEM projelerimiz, fırkateynlerimiz, TCG Anadolu, denizaltılarımız ve insansız deniz aracı projelerimiz, Mavi Vatan davamızın şerefine teknolojik bir zırh olmuştur.
Karada ALTAY tankımız, taktik tekerlekli ve paletli zırhlı araçlarımız, çok namlulu roket sistemlerimiz ve hassas güdümlü akıllı mühimmat kabiliyetimiz, kahraman Türk ordumuzun kudretini zirveye taşımaktadır. Çok şükür Çelik Kubbe ile hava savunma sistemimizi oluşturduk. GÖKBÖRÜ sistemi; HİSAR, SİPER, KORKUT ve SUNGUR’dan oluşan savunma gücümüz, mukaddes gök kubbemizi çepeçevre sarmaktadır.
Diyorlar ki savaşa mı gidiyoruz? Millî muharip uçak KAAN’ın bir parçasını “kalorifer peteği gibi” diye küçümsediler, İHA’lara ve SİHA’lara dokunacağız, dediler. Sinop’taki füze testleri karşısında “Yapmayın, balıklar korkuyor.” diye zırvaladılar.
Bunlar kime hizmet ediyor acaba? Balıkları düşündükleri kadar Türk milletini ve Türkiye’yi düşünmüyorlar. Enerjide dışa bağımlılığı azaltalım, dedik.
Millî enerji atılımıyla yenilenebilir enerji üretiminde Avrupa’da beşinci, dünyada 11’inci sıraya yükseldik. Güçlü altyapımızın da katkısıyla enerjide merkez ülke olma yolundayız. Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Yıldırım, Çağrı Bey, Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sondaj ve sismik araştırma gemilerimizle dünyanın dördüncü güçlü filosuna sahip hâle geldik.
Karadeniz’de 2020 ve 2023 yıllarında keşfettiğimiz doğal gaz, Gabar Dağı’nda 2021 yılında keşfettiğimiz petrol, Diyarbakır Bismil’de bu yıl keşfettiğimiz kaya petrolü rezervlerimiz ve ilk ünitesi bu yıl devreye girecek Akkuyu Nükleer Santrali’mizle ekonomik güvenliğimizi sağlam esaslara bağlarken stratejik kapasitemizi güçlendirdik. Seçim yatırımı dediler, doğal gaz keşfi yok dediler, Rusya’dan geldi dediler. Şimdi de “Rezervimiz varsa doğal gaza, akaryakıta niye zam geliyor?” diyorlar.
Hâlbuki Sakarya Gaz Sahası’na, Gabar Dağı’na götürüldüler, yerinde gördüler ama millete yalan söylemeye devam ediyorlar. Kendi rezervlerimizden ürettiğimiz doğal gaz ve petrol bugüne kadar 6-7 milyar dolarlık ithalatı önlemiştir. Rezervleri sisteme aktarmak devasa platformları gerektirir, bu yönde yoğun çalışmalar mevcuttur.
Tüm dünyada enerji fiyatları yüksek oranda artmıştır. Devletimiz, daha yüksek artışı önlemek için altı ayda 280 milyar liralık vergiden de vazgeçmiştir. Bunların dünyadan da Türkiye’den de haberleri yok.
Türkiye, Cumhur İttifakı döneminde dünya çapında mega projelere de imza atmış; havalimanları, kara ve demir yolları, otoyollar, köprüler, viyadükler, tüneller, tüp geçitler, barajlar ve şehir hastaneleri gibi yatırımlarla ülkemiz dev bir şantiyeye dönüştürülmüştür. Bugün ticaret koridorları, lojistik ağları ve stratejik geçiş yolları küresel rekabetin en kritik başlıkları arasında yer almaktadır. Kalkınma Yolu ve Turan Koridoru projeleri, ülkemize daha güçlü küresel bağlantı fırsatı sunacaktır.
Türkiye’nin gelişmesi parlak bir geleceğe doğrudur. Türkiye’nin yarınları aydınlıktır. İnancımız odur ki Türk ve Türkiye Yüzyılı adım adım inşa ve ihya edilecek, Lider Ülke Türkiye ülkümüz gerçekleşecektir.
Bununla birlikte, başta emeklilerimiz olmak üzere milletimizin haklı taleplerini karşılamak ve toplumsal meselelere çözüm üretmek için çalışmayı ihmal etmiyoruz. Cumhur İttifakı olarak bizim gayemiz, her insanımızın huzurlu ve güvenli bir hayatla birlikte ekonomik rahatlığa kavuşmasıdır. Kim ne derse desin Cumhur İttifakı, tüm meselelerin üstesinden gelmeye, milletimizin refah seviyesini yükseltmeye, millî menfaatlerimizi korumaya kararlı ve muktedirdir.
Yapacağız, başaracağız; zengin, gelişmiş, güçlü, güvenli, huzurlu, yüreklerin toplu vurduğu, kişi başına düşen millî geliri 25 bin doları aşmış Lider Ülke Türkiye’ye hep birlikte ulaşacağız. Çılgın Türklerin neleri yapacağını dünyaya göstereceğiz. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.