Karapınar Gündem
Son Dakika
Gündem

Madem sıra faillere geldi…

Karapınar Gündem 1 okuma

“Musa Anter’in ailesinin ve onu tanıyan, seven, fikirlerini yaşatan milyonların, otuz yılı aşkın süredir devam eden adalet talebi karşılıksız bırakılamaz.” Adalet Bakanlığının faili meçhul cinayetlerin araştırılacağına dair adımlarının...

“Musa Anter’in ailesinin ve onu tanıyan, seven, fikirlerini yaşatan milyonların, otuz yılı aşkın süredir devam eden adalet talebi karşılıksız bırakılamaz.” Adalet Bakanlığının faili meçhul cinayetlerin araştırılacağına dair adımlarının ardından Musa Anter’in ailesi de adalet talebinde bulundu. Yukarıdaki satırlar da verdikleri dilekçeden. Bakanlık bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına verilen Avukat Bişar Abdi Alinak imzalı dilekçede, dosyanın üzerindeki zamanaşımı ve cezasızlık perdesinin kaldırılması, delillerin günümüzün bilimsel ve teknolojik olanaklarıyla incelenmesi ve cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması için etkili, bağımsız ve sonuç almaya elverişli bir süreç yürütülmesi istendi.

YARGI BİLDİĞİNİZ GİBİ Musa Anter, 20 Eylül 1992’de Kültür ve Sanat Festivali için bulunduğu Diyarbakır'da, kendisini “Dijvar” olarak tanıtan bir kişi tarafından arabuluculuk bahanesiyle otelden çıkarıldı, akşam saatlerinde Seyrantepe semtinde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Yanında bulunan Orhan Miroğlu da ağır yaralandı. Olay yerinde yapılan incelemeler, tanık anlatımları, otopsi bulguları ve kriminal raporlar, saldırının bölgedeki JİTEM mensuplarınca planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini ortaya koydu.

Bakanlığa geçen hafta verilen dilekçenin ekinde de JİTEM itirafçısının anlatımına dayanan infaz timi şeması yer aldı: Timin elebaşı Yeşil, yani Mahmut Yıldırım. İnfaz timi üyeleri Savaş Gevrekçi, Hamit Yıldırım, Abdulkadir Aygan, Cemil Işık (Hogir), Mustafa Deniz ve Ali Ozansoy. Yani, faili belli bir cinayetten bahsediyoruz.

Dolayısıyla Anter’in yakınlarının talebinin karşılanması teknik olarak çok “basit”. Ancak yargı süreci bildiğiniz gibi işledi, bu basit iş kotarılamadı. Oysa dosyaya çok sayıda tanık anlatımı, sanık beyanı, ikrar niteliğinde açıklama ve resmi belge girmiş, cinayetin failleri ile organizasyonuna ilişkin son derece önemli deliller elde edilmişti.

Ancak MİT, Emniyet İstihbarat ve Jandarma İstihbarat, sahip oldukları bilgi ve belgeleri yargı makamlarıyla paylaşmadı. Arşiv kayıtları, sorgu tutanakları, ses kayıtları ve diğer kritik belgeler dosyaya gönderilmedi. Yani, yalnızca görünürdeki failleri değil, emir verenleri ve organizasyonu yöneten üst düzey sorumluları ortaya çıkarabilecek nitelikteki bilgi ve belgeler yargı makamlarından gizlendi.

Velhasıl 1992’de başlayan soruşturma süreci çok uzun yıllar sonra davaya dönüşse de dosya, 2022 yılında verilen zamanaşımı kararıyla cezasızlıkla sonuçlandı. Bugün dosyanın tekrar açılması için bir ihtimal daha doğdu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına verilen dilekçede, “Musa Anter cinayeti zamanaşımı kararıyla kapatılabilecek bir cinayet dosyası değildir.

Bu dosya, kamu gücüyle bağlantılı olduğu ileri sürülen yapıların, siyasi saikle gerçekleştirilen cinayetlerin ve yıllar boyunca sürdürülen cezasızlık politikasının aydınlatılması bakımından tarihsel bir sorumluluk taşımaktadır” dediler. Madem her siyasi dönüşüm döneminde olduğu gibi raftaki dosyalar tekrar indirildi, Halep oradaysa arşın burada…

İlgili Haberler