Bugün Âdem Bey, hanımı ve iki prensesiyle beraber işyerinde ziyaretime geldiler. Öncelikle zatına ve ailesine teşekkür eder, hayırlı bir gelecek temenni ederim. İşlerin nasıl, hocam dedi.
Ben de işlerin nasıl, işler nasıl gidiyor diye sorulunca şu beş şey aklıma geliyor, Âdem Bey dedim. Bunlar iyiyse benim de işlerim iyi oluyor, bunlar kötü durumdaysa benim de işlerim kötü oluyor, dedim. Bu beş unsuru saydıktan sonra hocam çok güzel bir farkındalık bundan bir yazı çıkar, dedi.
Birçok kişinin sorduğu işlerin nasıl, piyasa nasıl, nasıl gidiyor işlerden kasıt “para, piyasa” ise “varlığı bir dert yokluğu yara” derim. Belki de değişen bize gelecek rızık değildi, değişen bizim rızka bakış açımızdı. Rüçhan Çamay'ın seslendirdiği, söz ve müziği Şanar Yurdatapan'a ait olan unutulmaz “Para Para Para” şarkısının sözlerini hatırlayalım.
Gariptir insanlar oğlu neler yaratmış Yarattığı her bugün dünü aratmış Aklı ile her şeyin sırrını bulmuş Kendi yarattığı putun kölesi olmuş Para, para, para Varlığı bir dert yokluğu yara Çerçeveletir kimi asar duvara Kimi onu bulunca dosdoğru bara Kimi sıkar elinde çıkarır suyunu Kiminin değiştirir güzel huyunu , Para, para, para Varlığı bir dert yokluğu yara Üç şey demiş Napolyon "Para, para, para" İnsanlar öldüler onu uğruna Servetin ulaşsa da yüz milyonlara Kefenin cebine sığmaz bir tek lira Unutmayın her şeyi yaratan biziz Matbaada parayı basan ellerimiz Sanmayın onun hükmü değişmez yasa Para neye yarardı eller çalışmasa Para, para, para Varlığı bir dert yokluğu yara Para, para, para Yokluğu başka dert fazlası bela Para, para, para Gömeceğim seni bir gün mezara