Siyasette kartların yeniden dağıtıldığı ve toplumsal temsil mekanizmalarının çetin bir sınavdan geçtiği tarihî bir eşikten geçiyoruz. Böyle dönemlerde siyasi partilerin aldıkları kararlar yalnızca kendi iç işleyişlerini değil, ülkenin yakın gelecekteki kaderini de doğrudan etkiler. İşte bu yüzden YENİ PARTİ bünyesinde başlatılan kongre maratonu, sıradan bir takvim duyurusu ya da rutine binmiş bir formaliteden çok daha fazlasını ifade ediyor.
Genel Başkan Özgür Özel’in net bir çerçeveyle ortaya koyduğu bu süreç, doğrudan doğruya halkın sokaktaki, mutfaktaki ve sahadaki talepleriyle şekilleniyor. Temel hedef açık ve net: İlçe ve il örgütlerimizden Genel Merkez’e kadar tüm mekanizmaları, toplumun her kesimine hitap eden ve güven aşılayan bir çekim merkezine dönüştürmektir. Tarih bize öğretmiştir ki dar bir kadro yapılanmasıyla ya da kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklarla kalıcı bir siyasi başarı elde edilemez.
Siyasette kalıcılık, ancak ve ancak toplumun tüm katmanlarının adil biçimde temsil edildiği çoğulcu bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Kongre sandıklarından çıkacak kadroların kimlerden oluşacağı, YENİ PARTİ’nin sadece bugününü değil, iktidar yürüyüşündeki kararlılığını da belirleyecektir. İş dünyasının vizyonu ve birikimi, işçinin ve esnafın alın teri, çiftçinin üretme direnci, emeklinin tecrübesi, ev kadınlarının büyük katkısı ve gençlerin durdurulamaz dinamizmi, Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki YENİ PARTİ yönetiminde bir araya gelmelidir.
Sandıktan çıkacak isimler; masa başında oturan değil, sahada halkla birebir bağ kuran, derdi dinleyip ona somut çözüm üreten bir anlayışın temsilcisi olmalıdır. Bir siyasi partiyi halka bağlayan en güçlü damarlar sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu nedenle meslek odalarının, sendikaların, derneklerin ve akademik birikimin YENİ PARTİ’nin yönetim organlarına yansıması bir zorunluluktur.
Hiçbir toplumsal kesim dışarıda bırakılmadan; Cumhuriyet, demokrasi ve adalet ortak paydasında buluşan herkes için eşit temsil alanı açılmalıdır. Seçilecek ilçe ve il başkanları ile yönetim kurulları, iktidar binasını taşıyacak ana kolonlardır. Küçük sandalye hesapları, grup çekişmeleri veya iç çekişmeler yerine liyakati, toplumsal temsili ve ortak aklı esas alan kadroların kurulması, YENİ PARTİ’nin en büyük itici gücü olacaktır.
Seçilen her bir yönetici, halkın sesini merkeze, merkezin vizyonunu da halka taşıyan sağlam birer köprü görevi görmelidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerini kendisine rehber edinen, al bayrağımızın gölgesinde birleşen bu kapsayıcı anlayış, YENİ PARTİ’yi iktidara taşıyacak en sağlam zemindir. Kendi sesini duyurabilen, kendi derdine deva görebilen bir halk, kendisine alan açan bir siyasi oluşumu asla yalnız bırakmaz.
İşte bu yüzden söz konusu kongre süreci, basit bir parti içi seçim değil; dip dalgayla büyüyen, toplumsallaşan ve dalga dalga iktidara yürüyen kitlesel bir siyasi akımın başlangıcıdır.