GURBETTEKİ KARAMAN: DAĞINIK GÜÇTEN ORTAK AKLA
Ekonomi

GURBETTEKİ KARAMAN: DAĞINIK GÜÇTEN ORTAK AKLA

Bir kurumun, bir organizasyonun ya da bir toplumun gücü sadece sahip olduğu insan sayısıyla ölçülmez. Asıl güç; insanların birbirleriyle ne kadar iletişim kurduğu, bilgilerini ne kadar paylaştığı, birbirlerinin...

1 okuma

Bir kurumun, bir organizasyonun ya da bir toplumun gücü sadece sahip olduğu insan sayısıyla ölçülmez. Asıl güç; insanların birbirleriyle ne kadar iletişim kurduğu, bilgilerini ne kadar paylaştığı, birbirlerinin tecrübelerinden ne kadar öğrendiği ve ortak bir akıl üretebildiğiyle ortaya çıkar. “Öğrenen organizasyon” yaklaşımında öne çıkan anlayışlardan biri de budur.

Gelişmek isteyen yapılar; bilgiyi paylaşır, deneyimlerden öğrenir, farklı fikirleri bir araya getirir ve değişen şartlara uyum sağlamaya çalışır. Peki bu yaklaşımı Karaman için de düşünebilir miyiz? Karaman, sınırları dışında yaşayan insanlarıyla birlikte öğrenen ve birbirinden beslenen bir şehir ağı oluşturabilir mi?

Bence üzerinde düşünmemiz gereken önemli sorulardan biri bu. KARŞIMIZDA ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL VAR Karaman dışında yaşayan çok sayıda hemşehrimiz bulunuyor. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Konya’da, Antalya’da; Avrupa’nın farklı ülkelerinde ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Karamanlılar, farklı alanlarda hayatlarını sürdürüyor.

Kimi sanayide, kimi ticarette, kimi teknolojide, kimi akademide, kimi eğitimde, kimi sağlıkta, kimi kültür ve sanatta, kimi de girişimcilik alanında tecrübeler kazanıyor. Her biri bulunduğu yerde farklı insanlarla, farklı sistemlerle ve farklı uygulamalarla karşılaşıyor. Farklı çalışma kültürlerini görüyor.

Yeni teknolojileri ve iş modellerini tanıyor. Bütün bunlar, Karaman açısından önemli bir bilgi, deneyim ve bağlantı birikimi oluşturuyor. Ancak bu birikimin birbirinden daha fazla haberdar olması ve iletişim kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü birbirimizi tanımadığımız sürece sahip olduğumuz potansiyelin tamamını birlikte değerlendirmemiz kolay değil. DAĞINIK BİLGİYİ ORTAK DEĞERE DÖNÜŞTÜRMEK Bir Karamanlının sahip olduğu bilgi başka bir hemşehrimizin ihtiyacına karşılık gelebilir. Birinin tecrübesi genç bir insanın yolunu kısaltabilir.

Bir girişimcinin bağlantısı başka bir girişimcinin projesine katkı sağlayabilir. Bir akademisyenin bilgisi yeni bir çalışmanın başlangıcına ilham verebilir. Başka bir ülkede görülen başarılı bir uygulama Karaman için yeni bir fikir oluşturabilir.

Fakat bütün bunların gerçekleşebilmesi için önce iletişim kurmak ve birbirimizden haberdar olmak gerekiyor. İletişim güçlendikçe bilgi paylaşımının artması mümkün. Bilgi paylaşıldıkça farklı deneyimlerden öğrenme imkânımız genişleyebilir.

Deneyimler bir araya geldikçe de ortak fikirler ve iş birlikleri ortaya çıkabilir. “Öğrenen organizasyon” anlayışının Karaman açısından bize verebileceği en önemli mesajlardan biri şu olabilir: Bilgi kişide veya kurumda kalmamalı; paylaşılmalı, dolaşıma girmeli ve ortak değere dönüşmeli. Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Karamanlıların edindiği bilgi ve tecrübeleri birbirine ulaştırabilirsek, bireysel birikimler zamanla ortak bir hafızaya dönüşebilir.

Birinin başarısı başkasına ilham verebilir. Birinin deneyimi başka birinin yolunu kolaylaştırabilir. Birinin yaptığı hata, başka bir kişinin aynı hatayı tekrarlamamasına yardımcı olabilir.

Birinin fikri, başka bir fikirle birleşerek yeni bir projeye dönüşebilir. Ortak akıl, farklı birikimlerin iletişim içinde olmasından doğar. Bu nedenle Karaman için sadece ekonomik yatırımları değil, öğrenme ve paylaşma kapasitemizi de geliştirmeyi düşünmeliyiz.

“Gurbet” kelimesi çoğu zaman memleketten uzaklığı ifade ediyor. Oysa bugün iletişim teknolojileri sayesinde mesafelerin anlamı değişti. İstanbul’daki bir Karamanlı ile Avrupa’daki bir Karamanlı birkaç saniye içinde iletişim kurabiliyor.

Farklı ülkelerde yaşayan insanlar aynı toplantıda buluşabiliyor. Bilgi, fikir ve deneyimler sınırları çok daha kolay aşabiliyor. Öyleyse gurbeti sadece uzaklık olarak değil, Karaman’ın dünyaya yayılmış insan ağı olarak değerlendirebiliriz.

İstanbul’daki bir tecrübe Karaman’a ulaşabilir. Avrupa’da görülen bir uygulama yeni bir projeye ilham verebilir. Ankara’daki akademik birikim gençlerle paylaşılabilir.

Başka şehirlerdeki girişimcilik deneyimleri yeni iş fikirlerinin oluşmasına katkı sağlayabilir. Bunun için öncelikle birbirimizden haberdar olmamız gerekiyor. Asıl mesafe kilometreler değil, iletişimsizliktir.

İLETİŞİM GÜÇLENİRSE ORTAK AKIL DA GÜÇLENİR Birbirimizi tanımadan birlikte düşünmek zor. Birbirimizi dinlemeden birbirimizden öğrenmek zor. Bilgiyi paylaşmadan ortak bir hafıza oluşturmak zor.

Bu nedenle Karaman dışında yaşayan hemşehrilerimiz arasındaki iletişim kanallarını geliştirmek üzerinde düşünmeliyiz. Kaç Karamanlının hangi şehirde, hangi alanda çalıştığını biliyoruz? Hangi alanlarda uzmanlaşmış hemşehrilerimiz var?

Hangi girişimcilerimiz yeni projeler geliştiriyor? Hangi akademisyenlerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşabilir? Hangi gençlerimiz bir mentor veya yol gösterici arıyor?

Bu insanları birbirleriyle nasıl buluşturabiliriz? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar, sahip olduğumuz potansiyeli ne ölçüde ortak bir değere dönüştürebileceğimizi de gösterebilir. DAHA FAZLA TABELA DEĞİL, DAHA GÜÇLÜ İLETİŞİM Buradaki amaç mevcut derneklerin, vakıfların veya hemşehri oluşumlarının yerine yeni bir yapı kurmak değildir.

Aksine, mevcut yapıların çalışmalarına saygı duyan ve onları tamamlayabilecek bir iletişim zemini oluşturulmasına katkı sunmaktır. İhtiyaç duyduğumuz şey daha fazla tabela değil; Bu nedenle Karaman Gurbet İletişim ve Akıl Ağı düşüncesini öncelikle bir kurumdan ziyade bir iletişim ve öğrenme modeli olarak değerlendirmek mümkündür. birbirini tanımayanları tanıştırmak, gençleri deneyimli kişilerle buluşturmak, farklı alanlardaki insanları bir araya getirmek ve bireysel birikimleri ortak akla dönüştürmeye katkı sağlamaktır.

BİRİNİN TECRÜBESİ, DİĞERİNİN YOLUNU KISALTSIN Bazen yeni bir kaynak aramadan önce elimizdeki kaynakları tanımamız gerekir. Karaman dışında yaşayan hemşehrilerimizin sahip olduğu bilgi, deneyim ve bağlantılar da böyle bir kaynak olabilir. Bir kişinin yıllar içinde kazandığı tecrübe, başka bir kişinin yolculuğunu kolaylaştırabilir.

Bir gencin ihtiyacı olan mentor başka bir şehirde yaşayan Karamanlı olabilir. Bir girişimcinin aradığı bağlantı başka bir ülkedeki hemşehrimizde bulunabilir. Bir proje için gereken bilgi, hiç tanımadığımız bir Karamanlının deneyiminde olabilir.

Sonra birlikte düşünmeli ve üretebilmeliyiz. KARAMAN’IN SINIRLARI HARİTADAKİ SINIRLARDAN DAHA GENİŞ Karaman sadece şehir merkezinden ve ilçelerinden ibaret değildir. Karaman’ın sosyal ve kültürel bağı, farklı şehirlerde ve ülkelerde yaşayan hemşehrileriyle de devam ediyor.

Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, memleketiyle bağını sürdüren her hemşehrimiz bu büyük ağın bir parçası olabilir. Bu insanları yalnızca “gurbetçi” olarak görmek yerine, Karaman’ın farklı coğrafyalara yayılmış bilgi, deneyim ve bağlantı birikiminin bir parçası olarak değerlendirmek gerekiyor. Karaman’ın geleceği, yalnızca şehir sınırları içinde üretilenlerle değil; farklı şehir ve ülkelerde yaşayan hemşehrilerimizin edindiği bilgi ve deneyimlerin de Karaman’la buluşmasıyla zenginleşebilir.

Bu yazıyı bir çağrı olarak görmek istiyorum. Karaman dışında yaşayan hemşehrilerimize… İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Konya’da, Antalya’da yaşayanlara… Avrupa’nın ve dünyanın farklı ülkelerindeki Karamanlılara… “Benim de paylaşabileceğim bir bilgi var.” “Yıllar içinde önemli bir tecrübe kazandım.” “Karaman için bir fikrim veya projem var.” “Başka Karamanlılarla tanışmak ve birlikte üretmek istiyorum.” “Bulunduğum yerde gördüğüm iyi uygulamaları paylaşabilirim.” Çünkü mesele yalnızca bir araya gelmek değil. Mesele yalnızca hemşehri olmak değil.

Birbirimizin birikiminden faydalanmak. Mesele yalnızca Karaman’ı sevmek değil. Karaman için sahip olduğumuz bilgi, tecrübe ve imkânları paylaşabilmek.

Karaman’ın dışında yaşayan hemşehrilerimizin birbirleriyle daha güçlü iletişim kurması, sadece sosyal ilişkilerimizi değil; eğitimden girişimciliğe, kültürden turizme, sanayiden teknolojiye kadar pek çok alanda yeni fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlayabilir. Belki de bugün Karaman için atılabilecek önemli adımlardan biri, dünyanın farklı noktalarındaki hemşehrilerimizi birbirinden haberdar etmek ve aralarındaki iletişimi güçlendirmektir. GELİN KARAMAN’IN DIŞARIDAKİ BİRİKİMİNİ BİRBİRİNE BAĞLAYALIM.

BİRBİRİMİZİ TANIYALIM. BİRBİRİMİZDEN ÖĞRENELİM. BİLGİMİZİ VE TECRÜBEMİZİ PAYLAŞALIM.

DAĞINIK BİRİKİMİZİ ORTAK AKLA DÖNÜŞTÜRELİM. Birlikte öğrenen, birlikte düşünen ve birlikte üreten bir Karaman için… Bu yazı herhangi bir kişi, kurum, dernek veya vakıf hakkında eleştiri veya itham amacı taşımamakta; Karaman dışında yaşayan hemşehriler arasındaki iletişim, bilgi paylaşımı ve ortak aklın geliştirilmesine yönelik kişisel bir değerlendirme ve çağrı niteliğindedir. Vedat UĞUZAY [email protected] 05416379616

İlgili Haberler