Göçmen ailelere yıkım tehdidi
İzmir Buca’ya bağlı Bucakoop Mahallesi’nde, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçle Türkiye’ye gelen ailelerin evleri yıkım tehdidiyle karşı karşıya. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019 yılında yol...
İzmir Buca’ya bağlı Bucakoop Mahallesi’nde, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçle Türkiye’ye gelen ailelerin evleri yıkım tehdidiyle karşı karşıya. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019 yılında yol gerekçesiyle kamulaştırılan alanda yaşayan yurttaşlar, yargı süreci devam ederken tahliyeye zorlandıklarını belirtti. Mahalle sakinlerinden Gazeteci Dilek Şen, annesi ve babasının yanı sıra 86 ve 89 yaşlarındaki aile büyüklerinin de tahliye tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Şen, 2024’te sonuçlanan bedel davasında hak sahiplerine 25 bin TL ile 320 bin TL arasında değişen tutarların yatırıldığını aktardı. Evlerine 21 Ağustos 2026’da tahliye muhtırası getirildiğini belirten Şen, ailelere 15 gün süre tanındığını söyledi. Şen, belediye avukatının kendilerine “5 Kasım’suyunuz elektriğiniz kesilecek, 15 Kasım’a kadar da bu evler yıkılacak” dediğini söyledi.
CHP’den seçildikten sonra AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kendilerine verdiği sözü tutmadığını belirten Şen, şu ifadeleri kullandı: “Asıl bedel tespiti davamız İstinaf’ta, icraya itirazımız ise Yargıtay’da sürüyor. Tugay, 1 Ekim 2024’teki yüz yüze görüşmemizde İstinaf kararının bekleneceği sözünü vermişti. O söz tutulmadı.” YOL DEDİLER, 15 KAT ÇIKTI Kamulaştırmanın asıl amacının yol genişletmek olmadığını savunan Şen, 14 Mayıs’ta onaylanan imar planı revizyonunda yaşadıkları parselin boş arazi gibi değerlendirildiğini ifade etti.
Şen, şöyle konuştu: “Birkaç hafta önce, 8 Ekim’de bir dava daha açtık. Çünkü esas nedenin yol yapımı olmadığını öğrendik. Mesele, bizim hisse tapulu arsamızı müteahhide götürmemizin önünü açmak, komşularımızla aramızda çatışma yaratıp tüm parseli boşaltmak ve buraya 15 katlı bir ticaret-konut yapmakmış.
Yaşamında en az bir kez yerlerinden edilmiş insanları tekrar zorla yerinden etmek, uluslararası hukuk normlarının ve insan haklarının açık ihlalidir” diyerek mücadeleye devam edeceklerini söyledi.



