Eğitim Sen: Tutuklanan öğrenciler serbest bırakılsın
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in İstanbul Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde protesto pankartı astıkları gerekçesiyle iki öğrencinin tutuklanmasına tepkiler sürüyor. Eğitim Sen İstanbul 2 No'lu Şube tarafından lise...
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in İstanbul Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde protesto pankartı astıkları gerekçesiyle iki öğrencinin tutuklanmasına tepkiler sürüyor. Eğitim Sen İstanbul 2 No'lu Şube tarafından lise önünde açıklama yapıldı. Açıklamada tutuklanan üniversite öğrencilerinin serbest bırakılması talep edildi. Öğrencilerin "Bize gelecek yoksa sana huzur yok, Yusuf Tekin istifa" yazılı pankart astıkları ve bunun "tehdit" suçlaması kapsamında değerlendirildiği anımsatılan açıklamada, "Öğrencilerimizin yanındayız.
Eğitim sisteminde yarattığı tahribat nedeniyle Yusuf Tekin’in istifaya çağrılması meşrudur ve haklıdır" denildi. "RAHATSIZLIĞINI AÇIKLASIN" Bakan Tekin döneminde kamusal eğitimin niteliğinin zayıflatıldığına dikkat çekilen açıklamada "Özel okul patronları ihya edildi. Taban maaş uygulaması kaldırılarak öğretmenler özel okul patronlarına köle yapılmaya çalışıldı.
Laiklik yok edildi: İmam hatiplerin sayıları katlanarak arttı ve tarikatlarla çok sayıda protokol yapıldı. Mülakat sistemiyle binlerce öğretmen mağdur edildi. Öğretmenler sınıflandırılarak eşit işe eşit ücret ilkesi yok sayıldı.
Adına Maarif modeli denen müfredatla öğrencilerin evrensel ve bilimsel eğitim alma hakkı yok edildi. Tekin’in Bakanlığı döneminde okul saldırılarında 33 öğrenci ve 3 öğretmen hayatını kaybetti. Bu tabloda Milli Eğitim Bakanı'nın huzurunun kaçırılması suç olarak değerlendirilemez.
Anormal olan tüm bu tabloya rağmen Yusuf Tekin’in huzur içerisinde görevine devam etmesidir" denildi. "Bakan Bey neden rahatsız olduğunu açıklamalıdır" denilen açıklamada, öğrencilerin gelecek kaygısı içinde yaşadığı hatırlatıldı. Açıklamada, "Eğitimdeki antidemokratik ve bilim karşıtı uygulamalara sessiz kalmayan, gelecekleri için kaygılanan, MESEM uygulamaları başta olmak üzere, niteliksiz eğitim politikalarına karşı sesini yükselten gençlerin antidemokratik yöntemlerle ve tutuklama kararlarıyla susturulmaya çalışılması kabul edilemez. Anayasa ile güvence altına alınmış olan ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkı, siyasi iktidarın baskı politikalarıyla bir kez daha fiilen yok sayılmıştır. Türkiye’de eğitim sistemi uzun yıllardır ısrarla uygulanan piyasa odaklı eğitim politikaları nedeniyle derin bir kriz içindedir.
Öğrenciler beslenme, barınma, hijyen ve nitelikli eğitim gibi en temel haklarına erişmekte zorlanırken; eğitimi dinselleştiren, piyasalaştıran ve bilimsel temelinden koparan politikalara karşı çıkan gençlerin cezaevlerine gönderilmesi, iktidarın eleştiriye ve farklı seslere tahammülsüzlüğünün açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı. "HAKLARINDAKİ TÜM İDDİALAR VE SORUŞTURMALAR GERİ ÇEKİLMELİDİR" Açıklamada özetle şunlar aktarıldı: "Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan hak arama ve barışçıl protesto hakkı asla bir suç olarak nitelendirilemez. Demokratik bir toplumun temelinde, gençliğin eleştirel sesine kulak vermek yatar. Avrupa’nın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de öğrencilerin iktidarın eğitim politikalarını eleştirme ve bu politikalara karşı demokratik tepkilerini ortaya koyma hakkı vardır.
Eğitim kurumları ve gençler, antidemokratik uygulamalar, ceza tehditleri ve yargı baskısıyla vesayet altına alınamaz. Nitelikli, kamusal ve bilimsel eğitim talebini dile getiren öğrencilerin tutuklanması, eğitim sistemindeki derin sorunları örtbas etme çabasından öteye geçmeyecek ve gençlerin meşru hak arama mücadelesini engelleyemeyecektir. Tutuklanan öğrenciler derhal serbest bırakılmalı, haklarındaki tüm iddialar ve soruşturmalar geri çekilmelidir.
Eğitim Sen olarak, gençlerin özgür, demokratik ve bilimsel eğitim mücadelesinin yanında olduğumuzu ifade ediyor, tutuklanan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz."



