Bu hafta ülkemizdeki yorumcu sanatçılar için önemli bir haftaydı. Dünyada faaliyet gösteren 60 ülkenin 200’e yakın yöneticisi SCAPR’ıçalışma grubu toplantısı ilk kez İstanbul’da yapıldı. Mü’nin düzenlediği bu toplantıda her ülkede yaşanan benzer sorunlar masaya yatırıldı ve çözüm önerileri tartışıldı.
Bu toplantı neden önemliydi kısaca özetleyeyim. • SCAPR, dünyanın farklı ülkelerinde icracı sanatçıların haklarını temsil eden meslek birliklerini aynı uluslararası ağ içerisinde buluşturuyor. • Toplantılarda dijital hak yönetimi, lisanslama sistemleri, uluslararası veri paylaşımı ve yapay zekânın icracı sanatçı haklarına etkisi gibi bugün bütün dünyanın tartıştığı konular ele alındı. • SCAPR gibi uluslararası yapıların önemi tam da burada ortaya çıkıyor.
Çünkü müzik sınır tanımıyor. Bir Türk yorumcunun icrası başka bir ülkede kullanıldığında hakkının takip edilebilmesi; aynı şekilde başka ülkelerdeki yorumcuların Türkiye’deki kullanımlarının doğru biçimde tespit edilebilmesi için meslek birliklerinin birbirleriyle veri paylaşması ve ortak sistemler geliştirmesi gerekiyor. • Bu nedenle SCAPR yalnızca toplantılar yapan uluslararası bir ağ değil; yorumcu haklarının ülkeler arasında takip edilebilmesi açısından önemli bir iş birliği zemini. • Bu toplantının İstanbul’da ve MÜYORBİR ev sahipliğinde yapılması da Türkiye’deki yorumcuların uluslararası alandaki temsilinin güçlenmesi açısından son derece önemliydi. Dünyadaki uygulamaları dinlerken Türkiye’deki yorumcuların sorunlarını ve beklentilerini de uluslararası meslek birliklerinin gündemine taşıdık ve gördük ki bazı alanlarda devlet desteği olmadan telif sorununu çözmek, lisanslama yapmak ve izinsiz kullanımı önlemek neredeyse imkânsız.
Devlet desteği diyoruz ama özellikle bir konuda devletimiz bırakın desteği tamamen sanatçının tazminatı olan “Özel Kopyalama Harcı”nın tabirimi mazur görün üstüne yatmış durumda. Özel kopyalama harcı, kopyalamaya yarayan cihazlarıithalatı sırasında alınan bir harç. Maliyet dolaylı olarak ürünün satışına yansıdığı için tüketici bunu ürünü satın alırken ödemiş oluyor.
Bu toplantılarda gördük ki meslek birlikleri gelirlerinin nerdeyse yarısını özel kopyalama harcı sayesinde kazanıyor. Bizde ise yıllardır bu konu çözülmüş değil. Türkiye’de toplanan bu tutarlar dünyadaki uygulamaların aksine doğrudan hak dağıtılmıyor bütçeye gelir olarak kaydediliyor.
Burada devleti yönetenlerin en büyük yanılgısı bu harcı Hazine’ye gelir olarak düşünmeleri. Oysa ki bu; müzik, ilim edebiyat ve sinema-televizyon sektöründe yaratıcı olarak çalışan sanatçıların hakkı, daha doğrusu tazminatı. 2024 yılında dünyada özel kopyalama harcından 1 milyarın üstünde gelir elde edilmiş bu gelirin yüzde 90’ı ise AB ülkelerinden gelmiş.
Bir an evvel tüm kreatif ve yaratıcı endüstri temsilcilerinin yeniden bir araya gelip bu sorunu çözmesi gerekiyor. Yarın sona erecek bu çalışma grubuna katılan tüm ülkelerin temsilcilerine ve organizasyonda emeği geçen tüm Müyorbir çalışanlarına ve paydaşlarımıza da teşekkür ederim. Kalın sağlıcakla…