Yaz döneminde özellikle büyük şehirlerde yıl boyunca çalışan, yorulan, bunalan insanlar memleketlerine ya da tatil bölgelerine gittiler. Bilinmesini ya da gizli kalmasını istediğimiz yerlere bir şekilde ayak izlerimizi bıraktık. Doğaya kaçışımız bilinçle buluşmadığında ise verebileceğimiz tüm zararları verdik.
Yazar Füsun Çetinel’in, insanın doğadaki varlığını müzip bir gerçeklikle çocuklar için kaleme aldığı Dikkat İnsan Çıkabilir! adlı kitabını bu vesileyle hatırlatmak isterim. Baharın daha ilk günlerinde tatlı uykularından edilen ayıların nehir kıyısında karşılaştığı görüntüleri anlatan yazar, yaban hayatındaki canlılar için asıl tehdidin insanlardan gelebileceğine dikkat çekmeyi başarıyor. Üstelik bunu çocukların gülerken düşünebilmelerine olanak sağlayan bir anlatımla yapıyor.
Çetinel, hikâyesini Ilgaz Dağları’nda kamp yaparken bölgelerinden uzaklaşmaları için kendisini kükreyerek uyaran kibar ayıya ithaf etmiş. Cansu Dinç de hikâyedeki ayıların şaşkın ifadelerini çok keyifli bir biçimde resimlemiş. Herkesin aynı duyarlılıkta olup olmadığını bilemiyorum.
Zarafetle ya da hoyratlıkla, bir şekilde kentlere dönüş başladı. Yakında okullar açılıyor. Özellikle bu yıl birinci sınıfa başlayacak çocukların evlerinde heyecan büyük.
Aileler, imkânları dâhilinde çocuklarını hazırlayıp uzun eğitim hayatlarının ilk gününde yanlarında yer alacaklar. Ayrı kültürlerden, farklı değer yargılarından, hayat tarzlarından ve iletişim ortamlarından gelen çocuklar bir sınıfta buluşacak. Bir ilkokul öğretmeninin en umutlu bir o kadar da meşakkatli yılı başlamış olacak.
Bazı çocuklar okul çağına gelene kadar sözcüklerin evreninde, bazıları rakamların, bazıları yeryüzünün, gökyüzünün, bazıları duyguların, bazıları da bitmez soruların evreninde kendilerini var ederler. Şimdi, isteyerek ya da istemeyerek de olsa, yeni evrenleri tanıma zamanı.Özenle, merakla ve istekle hareket edilmesi gereken bu yılda çocuklara ve ebeveynlere ilham verecek kitaplardan kısa örnekler vermek istiyorum. Daniele Bergesio’nun yazdığı, Chiara Ficarelli’nin resimlediği Ona Kadar Sayıyorum adlı resimli kitapta, sayı saymayı çok seven ve yaşamındaki her şeyi rakamlarla ilişkilendiren Asal’ın bir gün başına rakamlarla açıklayamadığı bir şey geliyor.
Tek kelimelik ve yedi harflik bu gelişmeyle tüm hesapları karışıyor. Güvenli limanı sayılar olan bir çocuğun hesap yapamadığı o ana tanık oluyor ve kendimizi mutluluğu hesaplamak için ne kadar çaba sarf etmek gerektiği üzerine düşünürken buluyoruz. (Redhouse Kidz) Hikâyeye ulaşmaya çalışırken dağılıp hikâyesiz kalan bir çocuğun yaşadıklarını anlamak kolay değil.
Harflerden korkan bir çocuğun hikâyesinin anlatıldığı Sıra Sende adlı kitap, yazarı ve çizeri Uğur Altun’un kendi çocukluğundan izler taşıyor. Karıştırdığı harfler ve zihninde büyüyen karmaşayla kitapların içinde kaybolan bir çocuğa renklerle, çizgilerle, daha da önemlisi şefkatle yaklaşmanın sihri anlatılıyor. Yüreklendirici bu anlatı, çocuğun zorluklarla karşılaştığında bir yetişkinden alacağı desteğin mucizesine dikkat çekiyor.
(Redhouse Kidz) Gamze Sürcan’ın, hiçbir canlı diğerine benzemez ve bu onları özel kılar! mottosuyla yazdığı Eşsiz Tavşanlar Okulu, farklılıklara bakışı keşif duygusuyla birleştiriyor. Hikâyesini hayranlık, samimiyet ve iletişim gibi güçlü kavramların çevresinde bir sınıf ortamında şekillendiren yazar, minik okurlarını kendilerini farklı kılan özellikleri düşünmeye yönlendiriyor.
Melis Coşkun Başay’ın güneşin altında ışıl ışıl resimlediği tavşanlar ve öğretmenleri, bir objektifin ucundan okura gülümsüyor. (Literatür Çocuk) Baktığı her şeyde, özellikle gökyüzünde, keşfedilecek yeni bir şey arayan çocuklar için astrofizikçi Dr. Umut Yıldız’ın kaleme aldığı Roketlerle Yolculuk kitabı bir yıldız kadar parlak.
Babasının işi sayesinde yıldızlarla küçük yaşta tanışan Duru, önce onu dinleyerek, sonra teleskopla babasına eşlik ederek bir bakıma “uzay dedektifi” oluyor. Aklındaki soruları sormaya ve yıldızlara doğru yola çıkmaya istekli çocuklar için Teksas’taki roket fırlatma rampasında başlayan anlatı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na uzanıyor. Bilimin ışığında uzay teknolojileri, bir çocuğun anlayabileceği dille anlatılıyor.
Anlatının sonundaki kavramlar sözlüğünde, bilimsel süreçlerde karşılaşılan tehlikelere ve insanlık adına ortaya çıkan fırsatlara da dikkat çekiliyor. (ODTÜ Yayıncılık) Çocukların düş gücü yüreklendirilirken, süslü “aferin”lerle darbe almış, içi boş bir öz güven de inşa edilebilir. Bu durum, çocukların tutarlı ve ayakları yere basan başarı öyküleri yazmalarını zorlaştırabilir.
Oysa çocuğun kendi içindeki hazineye ulaşmasını kolaylaştıran hikâyeler çoğu zaman hayatın taşlı yollarında karşısına çıkar. Çocuğun farkındalığı ve sorumluluk bilinci ölçüsünde de ilham kaynağı olur. İçinde taşıdığı anlama ve düşünme sorularıyla Bir Beyaz Ejderha adlı kitabı mizahi ve felsefi bir örnek olarak gösterebilirim.
Eğitimci yazar Hülya G. Poyraz’ın yazdığı, Gökçe Odabaşı’nın resimlediği masal; ateşini kaybettiğini düşünen bir ejderhanın absürt sahnelerle, şiirli oyunlarla ve renkli karakterlerle dolu macerasını anlatıyor. Utancını cesarete dönüştürmek isteyenler için bilmeceli, gülmeceli bir serüven sunuyor.
Sizce ateşi olmayan bir ejderha hâlâ ejderha mıdır? (Meraklı Kaşifler) “Kişiliğin yaptığı gürültü durana ve sonunda kendiniz olana kadar kendinize karşı sabırlı olmak zorundasınız” der Gurdjief. Önce kendimize dolayısıyla da çocuklarımıza karşı sabırlı olmak ümidiyle, yeni eğitim öğretim yılında gerçek eğitim emekçilerine, öğrencilere özellikle de mini mini birlere başarılar diliyorum.