Karapınar Gündem
Son Dakika
Ekonomi

Çerçeve tamam, ya şimdi?

Karapınar Gündem 2 okuma

“Çerçeve Yasa” geçti. AKP’nin 25’inci yılı da geçer ama konuşacak şey bitmez memlekette. Her zaman bir konuşanlar bir de yapanlar olur. Yapanlar çekiştirilip durur! Özellikle köşelerde ve sosyal medyadaki çekiştirmeler...

“Çerçeve Yasa” geçti. AKP’nin 25’inci yılı da geçer ama konuşacak şey bitmez memlekette. Her zaman bir konuşanlar bir de yapanlar olur.

Yapanlar çekiştirilip durur! Özellikle köşelerde ve sosyal medyadaki çekiştirmeler konusunda pek zavallı bir halim var. Yumruğumu şöyle köşenin ortasına vurup “Ben biliyorum arkadaş, budur!” diyemiyorum.

Bu da benim kusurum! Yaşlandıkça daha az biliyor, daha çok kuşku duyuyorum! Öğrenciyken cevaplarım çok sorularım azdı; profesör oldum tam tersi!

Köşelerinden akıl verenleri, sosyal medyadan partilere rota çizenleri kıskanıyorum sanki! Hayatında hiç sokağa çıkmamış, risk alıp slogan atmamış, copu uzaktan görse fersah fersah kaçacağını bildiklerimin, sıfır risk alarak alkış garantili akıllar vermeleri kıskanılmayacak rahatlık mı? Bilmiyorum dediysem, o kadar da değil!

10’uncu yılında ve yokluk içinde dört baştan demir ağlarla örülen ülkenin son 25 yılına hükmeden parti “nereden nereye” geldiğimizi anlatıyor ya; uçaklar, füzeler, gemiler, otomobiller, uzaya gitmeler, bizi kıskanan ülkeler diye… Ben de şunu biliyorum: Yok edeceğiz denilen 3Y’de rekorlar kırıyoruz. 2001-2002’de dünyada en yüksek enflasyonun olduğu 5 ülkeden biriydik, hâlâ öyleyiz. 2002’de basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 100’üncüyken bugün 163’üncüyüz.

2001’de kriz koşullarında asgari ücret 5,8 çeyrek altın alırken şimdi 2,8 çeyrek alıyor. Yargı bağımsızlığı konusunda 143 ülke arasında 118’inciliğe geriledik. Listeyi daha uzatmak mümkün ama en çarpıcı örneği kendimden vereyim: 2002’de doçent olduğumda öğrencilerim arasında geleceğini yurt dışında görenler parmakla sayılırdı, bugün geleceğini Türkiye’de görenler o kadar!

 Nereden nereye? İnsanlar iktidar partisine akıyor! İnsanlar derken, en seçilmişleri!

Son seçimlerden bu yana, 14 milletvekili ve 80 kadar belediye başkanı AKP’ye transfer oldu! Transfer olanlardan bazılarının daha önce söylediklerine bakıp “ne ilkesizlik” de diyebilirsiniz, transfer edene bakıp “ne sağlam ilke” de! Mevlânâ’nın ruhunu sızlatarak, iktidarın ömrünü uzatacak herkese “İster kâfir, ister mecûsî, ister putperest ol, yine gel” diyen “sağlam ilke” artık bazı AKP’lileri bile rahatsız ediyor.

Çerçeve Yasa geçti ve tepesi “Evet” diyen Yeni Parti, iktidarın ömrünü uzatmaya evet demekle eleştiriliyor. 40 yıldır hâkim olan “Hayır” çizgisiyle nereye gelindiği ortadayken, sol ulusalcı ve sosyal şoven bir noktadan veryansın edenler bir yanda, “içinden başka parti çıkacak” diye sağdan sallayanlar öte yanda. DEM’liler de Yeni Parti’nin tümünün “evet” demesini bekliyor!

Yangından mal kaçırılır gibi çıkarılan bir yasa, 25 yıllık pratiğiyle hiç güven vermeyen bir iktidar partisi ve bunun iktidarın ömrünü uzatmaya dönük bir oyun olduğuna dair sağlam temelli bir inanç var. Varlık nedenini en kısa zamanda yapılacak bir seçimle 25 yıllık iktidara son vermek olarak açıklayan Yeni Parti’nin aşağıdan “hayır”a zorlanırken yukarıdan “evet” demesi partiyi acayip zora sokmuşmuş! Tek ses halinde Evet veya Hayır dese daha çok zora girerdi.

Üstelik pek konuşmasalar da Özel’in tavrını gayet anlaşılır bulanlar az değil. Öyle ki karamsarlık timsali ve yıllardır çocukları için yurt dışı arayışındaki arkadaşım bile beni de hayretler içinde bırakarak geçen gün Yeni Parti’ye üye olmuş! Neyse, buraları geçtik.

Şimdi gözler DEM Parti ve Kürt arkadaşların üzerinde. Onlardan da beklentiler var! Beklenti, Türkiye’nin kader seçimlerine doğru gidilirken iktidarın ömrünü uzatmaya dönük değil, tabandan yükselen demokratik değişim dalgasını büyütecek adımlar atmaları.

Beklenti, Kürt sorununun çözümünün de demokratikleşmeden geçtiği bilinciyle yan yana demokrasi mücadelesi vermek. Evet, daha az cevabım, daha çok soru ve kuşkularım var ama şunu kesin olarak biliyorum: Kurtuluş yok tek başına! O yüzden yan yana durabileceklerimizi örselemekten kaçınmak gerek.

İlgili Haberler