Herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir gerçek vardı bu haftaya kadar. Bu ligin, “kadro açısından da, oyun açısından da, hoca kalitesi açısından da” en iyi ekibi Beşiktaş… Hem ligde hem de UEFA Kupası’nda aldığı sonuçlar, “ama’sız, fakat’siz, lakin’siz, ancak’sız” buna işaret ediyordu. Buradaki tek “ama” şu olabilirdi: Bu “fiyakayı” elbet bir gün biri bozacaktı.
Onun da, gerçekten bozmayı hak eden bir ekip olması “adaletin gereğiydi”… Nitekim öyle oldu. Lig’in yeni takımı Amedspor, bu ihtimali hak eden futboluyla göz doldurarak gelmişti bu haftaya kadar. Ve yaptıklarının tesadüf olmadığını da gösterdiler.
Beşiktaş karşısındaki 3-2’lik başarıda her ne kadar kendi akıllı oyun sistemlerinin etkisi varsa da, Beşiktaş’ın “Dahi İtalyan”ı Vincenzo Hoca da buna yardım etti. Amerikalılar’ın güzel bir lâfı vardır: “If it ain’t broke, don’t try to fix it” (Bozulmamışsa, tamir etmeye kalkışma) Son maçlarda “artık iyice oturmuş ve tıkır tıkır çalışan” bir makinenin bazı dişlilerini değiştirerek çıktı sahaya, Vincenzo Hoca’nın Beşiktaş’ı. Trossard sakat.
Tamam… Mecburen İlhan’la oynayacaktı. Marsilya karşısında da öyle yaptı zaten. Ama stoperde Emirhan’ı niye kesersin?
Poku geçen maç sakatlanan Czerny’nin yerine girince gol attı. Tamam… Ama Czerny belli ki oynayabilecek durumda iken niye onu kesersin? Ben eğer “ille de oyuna ve forma bağlı bir değişiklik” yapacaksam, en başta Orkun’un yerine Miretti ile başlardım.
Bunları niye söylüyorum? “İkame” edilen oyuncuların kalitesi ile ilgili değil dediklerim. Sistemi bozmamak, “birlikte kazanan adamlarla” bir sonraki önemli maça çıkmamak diye bir kural vardır.
Onu bozmamak adına söylüyorum. Yenilgiyi de sadece bunlara bağlamak Amedspor’a haksızlık olur. Onlar da Beşiktaş’ı çok iyi çalışıp “iyi işleyen taraflarını çalıştırmamak” üzerine bir plan yapmışlar.
O plan da tıkır tıkır çalıştı. Pas yollarını kapattılar, Beşiktaş’ı akıllıca durdurup sonra da hızlı hücumla vurdular. Tabii ki, Salih’in birinci golde, Rıdvan’ın da 2’nci golde yaptığı hatalar, farkın hemen ilk yarıda açılmasına neden oluverdi.
Ondan sonra uğraş ki, arayı kapatasın. Beşiktaş, yapılan bu tek tek hataları gidecek yani kalede açılan gediği kapatacak defansif çareleri iyi çalışmalı bundan sonra. Gollerde Amedspor’un hızlı adamlarının (Orban ve Saba) emeğine şapka çıkarmayı ihmal etmeyelim. Beşiktaş’ın bugüne kadar en iyilerinden Alexander Nübel’in “havasını” çok fena söndürmeyi başardılar.
Beşitaş 2’nci yarıda dirilişin işaretini, durumu 2-1 yaparak verdi ve tamamen hakimi oldu 2’nci yarının. Ama bu yetmedi. Savunmada yaptığı hatalara bir yenisini daha ekleyip 3’ncü golü yedi, birini de Nübel kurtardı.
Saldırırken de inanılmaz pas hataları yapan Beşiktaş, Amedspor defansında istediği fedikleri bir türlü bulamadı. Amedspor, Vlahoviç’i ve Czerny’i, sonradan giren Oh’u çok iyi kilitlemeyi başardı. Beşiktaş’ın açık hücum etmesine de olanak vermedi.
Zaten Beşiktaş’ın Perşembe günkü UEFA maçına bağlı yorgunluğu çok iyi seziliyordu. Her Avrupa maçı sonrası Beşiktaş’a “deplasman yazan fikstürcüler”in de kulakları çınlasın tabii… Son bölümde artık tek kaleye dönen maçta Amedspor’un da kırmızı kart görüp 10 kişi kaldığı dönemde penaltıyı Orkun’ya gole çeviren Beşiktaş umutlandı. 3-2’den sonra bile son saniyeye kadar gol aradı ama olmayacağı belliydi.
O kadar maçın ardından hızla (ve tabii, hak edilerek) şişen “fiyaka balonu”nu Amedspor söndürdü ve Diyarbakır ekibi lig lideri oldu. Sonuna kadar da hak ettikleri biçimde. Beşiktaş’a da şimdi bu maçı defalarca izleyip, “Oynatmayıp, durdurup, hızlı çıkıp vurabilen” bir takıma karşı ne yapabileceğini iyice ders çalışmalı.
Bugünün en önemli dersi bu olmalı. Salih bile, İlhan bile, Dusan bile, Agbodou bile, Rıdvan bile, Czerny bile, hattâ ve hattâ Nübel bile kötüyse… Beşiktaş ancak bu kadar yapabilirdi. 3-2 bile iyi skor.
En azından “ezilmeden yenilmiş” oldu. Amedspor’u tebrik ederim. Tek tek oyuncu kalitesi ile rakibinden geride gibi görünen bir takım, ligin en formda takımını 3 gol atarak yenebiliyorsa, büyük bir başarıdır.
Ders büyük. Oturup çalışsınlar. Tek teselli, bu tür bir “lastik patlağı”nın daha ligin bu haftalarında yaşanması ve böyle iyi bir takıma karşı yaşanmasıdır.