Haber Merkezi Uluslararası Hrant Dink Ödülü, bu yıl Kazdağları başta olmak üzere doğal ve kültürel varlıkların korunması için yürüttüğü mücadele nedeniyle Süheyla Doğan'a; Filistin'de, özellikle de Gazze'de insan hakları ihlallerini belgelemeyi sürdürmesi ve hukukun üstünlüğünü savunması sebebiyle Filistinli hukukçu Raji Sourani'ye Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde verildi. Törende Süheyla Doğan'ın Kazdağları ve çevresindeki doğa koruma çalışmaları, kadın hakları mücadelesi ve ekokırım projelerine karşı duruşu öne çıkarıldı. Gazze'deki hak ihlallerini belgelemenin imkânsızlaştığı ağır koşullarda geri adım atmayan Raji Sourani'nin ise tehdit ve tecride rağmen adaleti, insan onurunu ve cezasızlıkla mücadeleyi savunması ödül gerekçesinde yer aldı.
Gecede Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink de katılımcılara seslendi. Dink, barış ve adalet mücadelesinin önemine dikkat çekerek, "Her ne kadar umutsuz da olsa, yorucu da olsa, bıkkınlık da uyandırsa, barış, barış, barış diyeceğiz" ifadelerini kullandı. Adaletin yaralı insanların iyileşmesindeki rolünü vurgulayan Dink, konuşmasını "Işık doğar, karanlık dağılır" dedi.
Hrant Dink'in biyografisinin yazarı Tûba Çandar ise Dink'in şifacı yönüne ve kurduğu doğrudan temaslara dikkat çekerek, geçmişle yüzleşmenin yolunun birbirini anlamaktan geçtiğini söyledi. Ödülünü alan Süheyla Doğan, eşitlikçi, adil, laik ve ekolojik bir yaşam için mücadeleyi sürdüreceğini belirterek "Umutta başka şansımız olmadığını ve güzel günlerin geleceğini biliyoruz" dedi. Ödülü mağdurlara ve hayatta kalanlara adayan Raji Sourani ise uluslararası hukukun ayrım yapılmaksızın herkesi eşit koruması gerektiğini vurguladı.