Yalancı liderlik
Türkiye'de 4 ay sonra zirveye yerleşen 'Hasip ile Nasip', ilk bakışta sektöre moral veren bir başarı hikâyesi gibi okunmaya oldukça müsait. Uzun süredir salonları domine eden yabancı filmlerin ardından bir Türk filminin...
Türkiye'de 4 ay sonra zirveye yerleşen 'Hasip ile Nasip', ilk bakışta sektöre moral veren bir başarı hikâyesi gibi okunmaya oldukça müsait. Uzun süredir salonları domine eden yabancı filmlerin ardından bir Türk filminin ipi göğüslemesi, yerli yapıma olan özlemi gidermiş gibi görünebilir. Ancak açılış hafta sonunda elde edilen 31.766 gibi oldukça düşük bir izleyici sayısıyla zirveye çıkılmış olması, ortada bir başarıdan ziyade derinleşen yapısal bir krizin olduğunu gösteriyor.
Bu durum da adeta bir 'Yalancı Bahar' niteliği taşıyor. Alper Kul, Toygan Avanoğlu ve Didem Balçın gibi güçlü kadrosuna ve izleyenlerin beğenmesine rağmen 'Hasip ile Nasip'in yalnızca 31.766 kişi tarafından izlenmiş olması; elde edilen başarının büyüklüğünden ziyade, sektördeki genel çöküşün boyutlarını gözler önüne seriyor. Üstelik bu liderliğin, hafta sonunda izleyicinin ilgisini çekecek iddialı yabancı filmlerin vizyona girmeyişinden kaynaklanan dönemsel bir boşluk sayesinde elde edildiği gerçeği de göz ardı edilemez.
Bir zamanlar yüz bin hatta milyonluk açılışlarla konuşulan Türk sineması, bugün 30 bin küsur izleyiciyle ülke genelinde gişe liderliği çıkarır hale geldi. Bu durum, zirvenin anlamının ne kadar değiştiğinin açık bir göstergesi. Sektörün genelinde yaşanan izleyici erozyonu, yapımların nitelikli bir rekabet ortamında yarışmasından ziyade, havuzun daralması nedeniyle her filmin neredeyse sırayla zirveye 'Mahkûm' olduğu bir tablo oluşturuyor.
Yine hafta sonunda gösterime giren 'Dondurmam Gaymak: Gapital' ve izleyicilerle geçtiğimiz hafta sonu buluşan 'Soy' gibi yeni Türk filmlerinin yapımların gişede son derece cılız kalması ve en çok izlenen ilk 5 filmden üçünün iddialı olmamalarına rağmen yabancı yapımlardan oluşması, izleyicilerin bu dönemde yerli sinemaya olan ilgisizliğini açıkça gösteriyor. Toplam rakamlara bakıldığında, 18-20 Ekim tarihleri arasında yabancı filmleri 105.798 kişi tercih ederken, Türk filmlerinin toplam izleyici sayısı 81.984'te kaldı. Tablonun en düşündürücü tarafı ise vizyondaki Türk ve yabancı toplam 51 film için yalnızca 182.953 biletin kesilmiş olması.
Film başına düşen ortalama izleyici sayısının 3.587 gibi kritik bir seviyeye gerilemesi; sinema salonlarının işletim, personel ve sabit maliyetlerini karşılamasını neredeyse imkânsız kılıyor. Farah Zeynep Abdullah, Barış Arduç, Tuba Büyüküstün'ün başrollerini paylaştığı 'Soy', hafta sonundaki 14.154 izleyiciyle 10 günlük gişesini 35.653'e çıkardı. 2026'nın genel gişe verileri incelendiğinde, tablonun vahameti daha da netleşiyor.
Türk filmleri toplamda 6.970.975 izleyiciye ulaşabilirken, yabancı filmler 16.986.960 kişi tarafından izlendi. Türk filmleri bir önceki yıla oranla %28 oranında kan kaybederken, yabancı filmler %82'lik bir sıçrama kaydetti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması Meclis'e ulaştı.



