Uzm. Dr. Mustafa Ayaz’dan Bağışıklığı Güçlendirmek İçin Önemli Uyarılar
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi Uzmanı Dr. Mustafa Ayaz, bağışıklık sisteminin vücudu bakteri, virüs, parazit, mantar ve benzeri zararlı etkenlere karşı koruyan savunma mekanizması olduğunu belirtti. Mevsim geçişlerinde...
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi Uzmanı Dr. Mustafa Ayaz, bağışıklık sisteminin vücudu bakteri, virüs, parazit, mantar ve benzeri zararlı etkenlere karşı koruyan savunma mekanizması olduğunu belirtti. Mevsim geçişlerinde sık hastalanmanın nedenlerine ve korunma yollarına değinen Ayaz, bağışıklığı yüksek tutmak için günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
Uzm. Dr. Mustafa Ayaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Bağışıklık = Vücudun savunma sistemi demektir.
Bağışıklık sistemimiz dışarıdan vücuda giren her türlü bakteri, virüs, parazit ve mantar gibi mikrobik canlıları tanıyıp savaşacak şekilde veya vücudun kendisinde bozulan, kanserleşen hücreleri tanıyıp savaşacak şekilde programlanmıştır. Bununla kalmaz düşman kabul ettiği her şeyi, ilk karşılaşmayla birlikte hafızaya alır ki bu sayede vücuda zararlı her türlü durumla, bir sonraki karşılaşmada daha çabuk davranmaya imkân tanır. Ancak yine de buna rağmen sık sık hasta olabilmekteyiz, özellikle mevsim geçişlerinde..
Mevsim geçişlerinde bağışıklık düşer çünkü Bu noktada bağışıklığımızı yüksek tutmak ve hastalıklardan korunmak için 3 ana başlık önem arz eder. 1- Terleyip soğumak önemli risklerdendir: Bu bağlamda Kat kat giyinilebilir: Sabahın erken saatleri nispeten daha soğuk iken, ilerleyen saatlerde biraz daha sıcak olabilmektedir. Terleyip soğumaya fırsat vermeden kademeli şekilde havanın durumuna göre giyip çıkarmak daha uygun olacaktır.
Yetişkinler için 6 ila 10 saat uyumak ideal kabul edilmektedir. Bağışıklığın yüksek tutulmasında kayda değer önemi vardır. Gece 22-23:00 gibi uyuyup 06-07:00 gibi uyanmak gayet idealdir.
Kış günlerinde yaz mevsimine kıyasla daha az sıvı kaybı olmasından ötürü ortalama 1,5-2 litre su tüketimi kâfi sayılır. Boğaz mukozasının kuruması da mikroorganizmaların vücuda girişini kolaylaştırır. 1- Bulunduğumuz ortamı en azından gün içerisinde 2-3 kez, 10-15 dk kadar havalandırmak özellikle havada asılı kalabilen mikroorganizmaları ortamdan uzaklaştırmaya yardımcı olur.
2- El hijyeni çok çok önemlidir. Dışarıdan gelince, yemeklerden önce, kirli kabul edilebilen her şey ile temastan sonra, hasta kimselerle temastan sonra mutlaka elimizi su ve sabunla yıkamak; mikroorganizmaların vücudumuza girmesini ve başkalarına taşınmasını büyük oranda engeller. 3- Kalabalıklarda dikkat: Okul, AVM, düğün-sünnet gibi toplu merasimlerde, toplu taşımada mümkün olduğunca uzun süreli bulunmamak, mümkünse maske hastalığa yakalanma riskini büyük ölçüde azaltabilir.
1- Mevsim meyvelerinden tüketmek, kuruyemiş tüketmek, tekdüze beslenmemek, hazır-işlenmiş gıdalardan kaçınmak bu bağlamda çok değerlidir. 2- Hareketsiz kalmamaya özen göstermek: Haftada 3 gün 30 dk hafif tempolu yürüyüş genel olarak yeterli kabul Grip aşısı herhangi bir yaş grubunda Eylül-Ekim-Kasım aylarında yapılabilir, Diyabet, KOAH, Astım, Kalp yetmezliği, Böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olan 65 yaş üzeri bireylerde zatürre aşısı yapılması; enfeksiyon hastalıklarına yakalanmama/hafif geçirme konusunda faydalı olabilir. Ek olarak sık hastalanan bireyler; D-vitamini, Demir, B12, Folik asit gibi vitaminlerin eksiklikleri yönünden değerlendirilebilir; asemptomatik yani şikâyet oluşturmadan, sessiz seyredebilen bazı hastalıyönünden tetkik edilebilir.
Sağlık, huzur ve neşe dolu bir hayat dileriz."



