25 September 2026, Friday
Ekonomi

Transfer!

Başlığa çıkardığım sözcük bir süredir siyasetin en önemli kavramı. Bir şeyin bir yerden, kişiden veya durumdan başka bir yere, kişiye ya da duruma aktarılması olarak tanımlayabileceğimiz bu sözcüğün anlamı bağlama göre...

Başlığa çıkardığım sözcük bir süredir siyasetin en önemli kavramı. Bir şeyin bir yerden, kişiden veya durumdan başka bir yere, kişiye ya da duruma aktarılması olarak tanımlayabileceğimiz bu sözcüğün anlamı bağlama göre değişebiliyor. Bir siyasetçinin bir düşünceden başka bir düşünceye, bir partiden bir başkasına geçişini anlatmak için “transfer” diyorsanız, bağlam futbolda “normal” sayılan bir bedel karşılığı takım değiştirmeye evrilir ve siyasette “normal” karşılanmaz.

Normal değilse zordur! O yüzden, tam da kritik bir seçim öncesi Üsküdar’da CHP’den AKP’ye geçen 4 meclis üyesi epey zorlanmış! Beyan esastır ya, oy veren Üsküdarlılar da artık söylenene inansınlar: 4 meclis üyesi gördükleri lüzum üzerine, halka daha fazla hizmet için, hiçbir tehdit ya da pazarlık olmadan, zor bir dönemden geçerken zor bir karar vermişler!

Bu lüzumu daha önce neden görmediklerini, halka hizmete neden daha önce başlamadıklarını sorup zoru daha da zora sokmayın, bu “transfer” işleri tarih boyunca hep olmuş. Fikir değiştirmekte anlaşılmayacak bir şey yok, ama birdenbire fikir değiştirip saf da değiştirilince, tarih bunun nedenini sorguluyor. Galileo’yu alın.

Kopernik gibi düşünüyor, Güneş merkezde Dünya da onun etrafında dönüyor diyordu. Ama bir de Engizisyon vardı. 22 Haziran 1633’teki Engizisyon’daki duruşmasında Dünya’nın hareket ettiği görüşünü savunmaktan “vazgeçti, lanetledi ve reddetti”.

Duruşmadan sonra “Eppur si muove.” (Ama yine de dönüyor.) dediği ise bir tevatür. Ancak, kesin olarak bildiğimiz şeyi, yani Engizisyon’a çıkmadan önce savunduğu görüşü lanetlemesini anlayabiliyoruz! Bazı şartlarda transfer, fikir değiştirme, anlaşılabilir!

Gerçi tarih zamanla olayları yerli yerine oturtuyor, 1992’de, yani yüzyıllar sonra Papa II. Jean Paul, Galileo davasında Kilise’nin hatalar yaptığını resmen kabul ediyor. Bayram çoktan geçmiş tabii!

Tarihten dramatik bir şekilde politik, ideolojik, dini ve felsefi pozisyonlarını değiştiren yüzlerce isim sayarsınız. Kimi onurla anılan entelektüel dönüşümlerdir; kimi ise taktik, zoraki, oportünist dönüşlerdir ki hayırla anılmazlar. Kimler bazı görüşlerini değiştirmedi ki; Churchill’den Nixon’a, Gorbaçov’dan Mandela’ya kadar uzun bir liste yapabilirsiniz.

Temel değerleriniz aynı kalırken onlardan hareketle farklı koşullarda farklı sonuçlara ulaşmak anlaşılabilir. Ancak, koltuğu kaybedince ya da bir başka yerde koltuk görünce aniden hidayete erenleri, hatta kimi otoriter rejimlerde “Görüşlerimi değiştirdim çünkü alternatifi ölümdü!” diyenleri tarih iyi yazmıyor! Bir duruma dair yeni kanıtlar ortaya çıktığında ya da mevcut durum baştan beri savunduğu ilkeleriyle çelişmeye başladığında pozisyon değiştiren politikacı, Levent Yüksel’in şarkısındaki “aşk”ın yerine “transfer”i koyabilir: “Bak, yüreğime bak / Ateşimi gör, içimi hisset / Hadi, hazırım, yeter ki onursuz olmasın transfer … Ölürüm yoluna, ölürüm de yine boyun eğmem / Yakarım dünyayı uğruna ama sana eğilmem… / yeter ki onursuz olmasın transfer.” Pozisyon bir çıkar için, hatta Galileo’da olduğu gibi korku nedeniyle değiştirildiyse, politikacının bu transfere uydurabileceği bir şarkı bulması zor!

“Ama yine de dönüyor!” gibi tevatüre sığınılır, ki onur kurtulsun! Bugün, bu transferler çağında, bir seçim var Üsküdar’da. Atı alan da Üsküdar’ı geçebilir.

Ancak, hiç sanmam ki Kilise’nin Galileo’daki hatayı düzeltmesinde olduğu gibi yüzlerce yıl bekleyelim. Belki çok sürmez bir seçim olur, Üsküdarlılar da işi tarihe bırakmaz, transferler hakkındaki yargılarını sandığa atarlar! NOT: Bana bir ay müsaade!

Bu yazıyı yazarken Halk TV’de Mehmet Tezkan’ın “Gazeteci yıllık izne çıkmaz. Tetkik gezilerine çıkar. Yıllık izne çıkmayacağım, halkın ne halde olduğunu tetkik edeceğim!” dediğini duydum, ama ben yıllık izne çıkıyorum.

Tatilde “tetkik”lerden bir şey çıkarabilirsem, onları da yazmaya çalışırım. Ekim’de görüşürüz.   

İlgili Haberler