Siyasi sorumluluk kimin?
Artık mesele yalnızca birkaç hakemin bahis oynayıp oynamadığı değildir... Mesele; “bu düzenin nasıl oluştuğu ve yıllarca nasıl denetlenmediğidir...” Bugün Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil beş...
Artık mesele yalnızca birkaç hakemin bahis oynayıp oynamadığı değildir... Mesele; “bu düzenin nasıl oluştuğu ve yıllarca nasıl denetlenmediğidir...” Bugün Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil beş kişinin tutuklandığı bir hakem soruşturmasıyla karşı karşıyayız... Soruşturmada; “hakemlerin klasmanları, atamaları, puanlamaları, sınav süreçlerine ve bazı maçların yönetiminde yapılan kayırmalar ile hakem hatalara ilişkin iddiaları kapsadığı açıklanıyor...” Aynı günlerde 448 kulüp yöneticisinin bahis nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edilmesi ise sorunun boyutunu daha da derinleştiriyor... O halde artık, sorular tek tek kişilere değil, sorumluluk zincirinin tamamına yöneltilmelidir!
Hakemlerden sorumlu olan MHK'dır! Peki MHK'dan kim sorumludur? MHK yönetiminin sorumluluğu TFF’dedir! TFF'nin üzerinde kamu adına gözetim ve spor politikası sorumluluğu taşıyan kurum ise “Gençlik ve Spor Bakanlığıdır!” Soralım; bu kurum bu güne kadar ne yapmıştır???
Sadece seyretmiştir... ∗∗∗ Yıllardır futbolun içindeki bahis ve hakem tartışmaları TV ve radyolardan yayımlanır, teknik direktörlerin ve kulüp başkanlarının bağırışları medyada yer alır... Ama Bakanlıktan hiç ses çıkmaz!
Çünkü yetkililer, bu çığlıkları hangi belgelere bakarak izler, yasa ve yönetmeliklere uygun bir denetim yapar mı? Bilinmez... Sadece seyretmekle kalır!
Dünyada çok nadir rastlanan stat olayları ülkemizde olağan hale geldi... Hatta bir kulüp başkanı maçın hakemini, sahanın içinde yumruklamıştı... Yumruk yiyen hakemin hastane yatağındaki resimleri hatıra olarak kalmış, başkana ise suçun ağırlığını hissettirecek ceza dahi verilmemişti...
∗∗∗ TFF’ye sormak lazım; Şimdiye kadar; “usulsüzlük ve yolsuzluklarla ilgili hangi denetim raporları hazırlanmış ve uyarılar yapılmıştır? Hangi yöneticiler hakkında işlem talep edilmiştir? Devletin denetim mekanizması, ancak savcılık soruşturma başlattığında mı çalışmaktadır? İşte “siyasi sorumluluk” tam burada başlar...
Bir hakemin yaptığı eylemin hukuki sorumluluğu kendisine ait olabilir, ancak bir MHK yöneticisinin yanlış bir eylemi varsa, onun hukuki ve idari sorumluluğu kurulca değerlendirilir... Ayrıca TFF yönetiminin idari sorumluluğu, bakanlık tarafında dikkatlice tartışılır... Ama, bütün bunların üzerinde daha büyük bir soru vardır ki: O da; “Bu sistemin yıllarca denetlenmemesinin siyasi sorumluluğu kime aittir???” ∗∗∗ Siyasi İktidarın görevi, yalnızca soruşturma başladıktan sonra, “gereği yapılacaktır” demek değildir... İktidarın görevi, “bu yapının oluşmasını önlemek, denetlemek ve kamu adına hesap sormaktır...” O halde cevaplanması gereken soru;” Yasa dışı bahis futbolun içine bu kadar derinlemesine girdiyse, hakemleri bile satın alır hale geldiyse, iktidar neden bu durumu zamanında önleyememiştir? Yoksa önlemek mi istemiştir? Kasasına giren paranın rehavetine mi kapılmıştır?
∗∗∗ Cevaplanması gereken sorular uzuyor... • Hakemlerin bahis ilişkileri, daha önce ortaya çıkmışken neden etkili bir devlet denetimi kurulamadı? • Futbolun en kritik karar mekanizmaları tartışmalı hale gelirken Gençlik ve Spor Bakanlığı hangi denetimi yaptı?
• TFF'nin kendi içindeki denetim mekanizmaları neden bu iddiaları savcılıktan önce ortaya çıkaramadı? • Kamu otoritesi görevini yaptıysa bugün neden bu büyüklükte bir soruşturma var? • Görevini yapmadıysa siyasi sorumluluğu kim üstlenecek?
• Ve en önemlisi: **Soruşturmanın ucu yalnızca hakemlere ve kulüp yöneticilerine uzanmakla mı kalacak? Bu yapıda siyasiler yok mu? • Ülkemizde milyonlarca yurttaşın temel seyirlik eğlencesi olan Futbolun, böyle ahlak ve yasadışı hale getiren SİSTEMİ denetlemekle yükümlü olan kamu makamlarının sorumluluğu da araştırılacak mı?
Çünkü siyasi sorumluluk, “Ben bilmiyordum” cümlesiyle ortadan kalkmaz... Tam tersine, “yasa ve sorumluluklarını bilmemek gerekçe olamaz...” Bilgisizlik bahane de yapılamaz! O zaman o makamda işiniz ne? Neden bilmiyordunuz?” sorusu, “liyakatsızlığı ve siyasi yönetimin ucube bir anlayışı temsil ettiği gerçeğini ortaya çıkarır... Siyasi sorumluluğun başlangıç noktası, bulunduğu görevin tanımını iyi bilmekten geçer...
Kaldı ki; “Devletin istihbaratı, mali denetimi, spor yönetimi ve adli makamları vardı ve yıllarca görev başındaydı...” O halde yurttaşın sormaya hakkı var! Bu kadar kurum varken, bahis düzenini kim görmedi ve neden durdurmadı?? ∗∗∗ 16 Nisan 2017’de değişen, devletin tüm ilkelerini yok sayan ve kurumlarını dağıtan UCUBE REJİM DEĞİŞİKLİĞİ, sadece ekonomiyi, laik demokrasiyi ve nihayet, “tarafsız ve bağımsız yargıyı yani evrensel hukuka saygılı bir devleti” yok etmekle kalmadı, toplamsal ahlak ve dayanışmayı da yok etti...
Suç ve suçluları koruyan, son günlerde gördüğümüz gibi yandaşların, ”FON ve YASADIŞI Bahisle yurttaşın soyduğu bu düzeni yaratan siyasi sorumlulardan kim hesap soracak? Tabii ki yurttaşlar! Bilinmeli ki, gençler, kadınlar, emekçiler ve emekliler, ilk demokratik seçimde işbaşına gelecek YENİ iktidarla laik demokratik çağdaş bir hukuk devletiyle yaşamaya devam edecekler…



