SEDDK'dan hakkındaki iddialara açıklama
SEDDK, basın duyurusunda, kurum hakkında kamuoyunu yanlış yönlendirme amacı taşıyan ve iftira niteliğinde paylaşımlar yapıldığını belirterek iddiaların bütünüyle asılsız olduğunu ve hiçbir hukuki ya da fiili dayanağının...
SEDDK, basın duyurusunda, kurum hakkında kamuoyunu yanlış yönlendirme amacı taşıyan ve iftira niteliğinde paylaşımlar yapıldığını belirterek iddiaların bütünüyle asılsız olduğunu ve hiçbir hukuki ya da fiili dayanağının bulunmadığını bildirdi. Açıklamada, sermaye piyasalarında yaşanan olumsuz gelişmelerde asli rolü bulunan finansal kuruluşların sigortacılık sektörüne girmesinin engellendiği, böylece yaşanan sorunların sigortacılık sektörüne sirayet etmesinin ve diğer alanlarda büyümesinin önüne geçildiği ifade edildi. Yanıltıcı paylaşımlarda adı geçen şirketlerde tespit edilen kayıpların büyük bölümünün eylül ayı sonunda gerçekleştiği belirtilen açıklamada, bu kayıpların eş zamanlı olarak kurumun gözetimine takıldığı ve denetime konu edildiği kaydedildi.
Söz konusu tespitlerin bir haftadan kısa süre içerisinde raporlanarak ilgili kurumlara ve adli mercilere iletildiği aktarıldı. İlgili şirketin 30 Ekim 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma gönderdiği özel durum açıklamasında da kurumun denetim faaliyetlerine ve tespitlerine yer verildiği hatırlatıldı. Denetim raporu ve direktifler doğrultusunda ilgili şirketlerde yatırım politikalarından iç denetime kadar çeşitli tedbirlerin alındığı bilgisinin kuruma iletildiği belirtildi.
SEDDK, mevzuatla belirlenen görev ve yetki alanı çerçevesinde gerekli tüm işlemlerin gecikmeksizin gerçekleştirildiğini vurguladı. Kurumu ve sigortacılık sektörünü itibarsızlaştırmaya yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunanlar hakkında hukuki süreç başlatılacağı ve sürecin hassasiyetle takip edileceği bildirildi. Açıklamada, söz konusu karalamaların arkasında kimlerin bulunduğunun da araştırıldığı ifade edildi.
Bu girişimlerin, kurumun son üç yıldır yürüttüğü "finansal dayanıklılık ve piyasa disiplini programı" nedeniyle sektöre giremeyen veya sektörden uzaklaştırılan kişiler tarafından mı, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not iyileştirmelerinden rahatsız olanlarca mı yoksa vatandaşlara yönelik hasar çetelerine karşı yürütülen mücadeleden etkilenenlerce mi desteklendiğinin incelendiği kaydedildi.


