Perili Köşk neden "Perili" diye anılıyor?
Ekonomi

Perili Köşk neden "Perili" diye anılıyor?

İstanbul Boğazı'nın en dikkat çekici yapılarından biri olan Perili Köşk, yıllardır hayalet hikayeleriyle anılıyor. Oysa Rumelihisarı sahilinde yükselen Yusuf Ziya Paşa Köşkü'nün "perili" olarak tanınmasının ardında, I....

6 okuma

İstanbul Boğazı'nın en dikkat çekici yapılarından biri olan Perili Köşk, yıllardır hayalet hikayeleriyle anılıyor. Oysa Rumelihisarı sahilinde yükselen Yusuf Ziya Paşa Köşkü'nün "perili" olarak tanınmasının ardında, I. Dünya Savaşı nedeniyle yarım kalan bir inşaat, uzun yıllar boş kalan katlar ve zamanla şehir efsanesine dönüşen rivayetler yer alıyor.

Bugün hem tarihi dokusu hem de dilden dile aktarılan efsaneleriyle ilgi gören yapı, Boğaz'ın en merak edilen simgeleri arasında yer almayı sürdürüyor. BOĞAZ'IN EN GÖRKEMLİ KÖŞKLERİNDEN BİRİ OLARAK TASARLANDI Yusuf Ziya Paşa, Boğaz'a hakim bir noktada dönemin en görkemli konutlarından birini yükseltmeyi hedefliyordu. Mısır Hidivi II.

Abbas Hilmi Paşa'nın başyaveri ve dönemin önde gelen tüccarlarından olan Paşa, bu hayalini gerçekleştirmek için 1910'lu yılların başında harekete geçti. Mimaride sıradanlığa yer yoktu. Öyle ki yapının ikonik kızıl tuğlaları bile özel olarak İngiltere'den getirtildi.

Ancak köşkün görkemli planı, daha inşaatın ilk döneminde beklenmedik bir engelle karşılaştı. Anlatılara göre Padişah II. Abdülhamit'in Boğaz'da cami minarelerinden daha yüksek yapı yapılmamasına ilişkin fermanı nedeniyle projede zorunlu bir revizyona gidildi.

Böylece İstanbul’un en iddialı konutlarından biri olarak tasarlanan köşk, hayal edilen yüksekliğine ulaşamadı. I. DÜNYA SAVAŞI HAYALLERİ YARIM BIRAKTI Köşkün kaderini değiştiren asıl gelişme ise 1914 yılında patlak veren I.

Dünya Savaşı oldu. Savaşın başlamasıyla birlikte köşkün yapımında çalışan ustalar askere alındı. Aynı dönemde Yusuf Ziya Paşa'nın Mısır'a yük taşıyan iki ticaret gemisinin batması da süreci mali açıdan derin bir krize sürükledi.

İş gücü kaybı ve ekonomik zorluklar nedeniyle inşaat çalışmaları tamamen durdu ve köşkün üst katları hiçbir zaman tamamlanamadı. Yusuf Ziya Paşa ile eşi Nebiye Hanım, yapının yalnızca bitirilebilen bölümlerinde yaşamını sürdürdü. Eksik kalan katlar ise uzun yıllar boyunca Boğaz'ın en dikkat çekici siluetlerinden biri olarak kaldı.

Perili Köşk adının ortaya çıkışıyla ilgili en yaygın kabul gören açıklama, yıllarca boş kalan katlarda oluşan rüzgar uğultusu. Tamamlanmayan pencerelerden geçen rüzgarın çıkardığı sesler çevrede yaşayanlara ürkütücü geldi ve yapı zamanla "Perili Köşk" adıyla anılmaya başladı. Bunun yanında halk arasında anlatılan bir şehir efsanesi de bulunuyor.

Rivayete göre Yusuf Ziya Paşa, kendisinden genç ve güzelliğiyle ün salan eşini kıskandığı için onu köşkün kulesinde gözlerden uzak tuttu. Hatta kimse yanına çıkamasın diye kulenin merdivenlerini bile yaptırmadı. Rapunzel masalını andıran bu anlatı, yıllar içinde Perili Köşk hakkında en çok konuşulan rivayetlerden biri haline geldi.

MISIR'A UZANAN RİVAYETLER VE BİTMEYEN SÖYLENTİLER Perili Köşk hakkında anlatılanlar yalnızca kule efsanesiyle sınırlı değil. Bir başka rivayete göre Yusuf Ziya Paşa, yaşamının son yıllarını Mısır'da geçirdi ve 1926 yılında hayatını kaybetti. Hatta vasiyeti üzerine mezarının, köşkün seyir kulesinden sökülen taşlarla yapıldığı bile anlatılıyor.

Ancak gizem burada da sona ermiyor. Yıllar boyunca köşkte geceleri hayalet görüldüğü, Paşa'nın ruhunun odalarda dolaştığı ya da kulede genç bir kadının siluetinin belirdiği yönünde çok sayıda söylenti dilden dile aktarıldı. 1990'lı yıllardaki restorasyon sırasında bazı işçilerin aynada eski kıyafetli bir kadın gördüklerini anlatması da bu efsaneleri yeniden alevlendirdi.

YÜZ YILLIK KÖŞK BUGÜN YEPYENİ BİR KİMLİĞE SAHİP Perili Köşk, 1990'lı yıllarda kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçti. Mimar Hakan Kıran tarafından yürütülen çalışmalar sırasında yapının özgün mimarisi korunurken, eksik kalan bölümleri orijinal projeye uygun şekilde tamamlandı. Restorasyon sürecinde kaya zeminin altında daha önce toprakla doldurulmuş gizli katların ortaya çıkarılması ise en dikkat çeken gelişmelerden biri oldu.

Bugün Perili Köşk, hafta içi Borusan Holding'in genel merkezi olarak hizmet verirken, hafta sonlarında Borusan Contemporary kapsamında çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor. Bir asrı aşan geçmişi boyunca anlatılan efsaneler ise bu simge yapıyı yalnızca mimarisiyle değil, hikayeleriyle de İstanbul Boğazı'nın en merak edilen yapılarından biri kılmaya devam ediyor.

İlgili Haberler