29 September 2026, Tuesday
Pera Müzesi'nde yeni sergi
Gündem

Pera Müzesi'nde yeni sergi

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, yaşayan en önemli soyut ressamlardan biri kabul edilen Frank Bowling’in eserlerini Türkiye’de ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor. Alistair Hicks küratörlüğünde hazırlanan Frank...

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, yaşayan en önemli soyut ressamlardan biri kabul edilen Frank Bowling’in eserlerini Türkiye’de ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor. Alistair Hicks küratörlüğünde hazırlanan Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle başlıklı sergi, Bowling’in altmış yılı aşkın üretimini, 20. yüzyılın en etkili figüratif ressamlarından Francis Bacon ve savaş sonrası Britanya resminin özgün isimlerinden Victor Willing’in yapıtlarıyla birlikte ele alıyor.

Üç sanatçı arasında kurulan bu ilişki, benzer sanatsal sorulara verilen farklı yanıtları birlikte düşünmeye imkân tanıyor. Bowling’in kişisel tarih, göç, bellek ve mekânla kurduğu ilişki; Bacon’ın insan bedeniyle figür etrafında yoğunlaşan resimleri ve Willing’in portreyle figür resminden dışavurumcu bir dile açılan yapıtlarıyla birlikte okunuyor. Sergi, bu üç sanatçının eserleri arasındaki karşılaşma üzerinden figür ve soyutlama arasındaki ilişkileri görünür kılıyor.

Küratör Alistair Hicks sergiye ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bu sergideki üç sanatçı da düzen ile kaos arasındaki ince çizginin daha fazla farkına varmamızı sağlıyor. Yaşama biçimimizi sorguluyorlar.” 1934’te Britanya Guyanası’nda doğan Frank Bowling, 1953’te Londra’ya yerleşti ve 1962’de Royal College of Art’tan resim dalında gümüş madalyayla mezun oldu. 1966’da New York’a taşınan sanatçı, Londra ve New York arasında şekillenen üretiminde Britanya resim geleneği ile Amerikan soyutlamasının olanaklarını kişisel deneyimleriyle buluşturdu.

1969–1972 arasında Arts Magazine için sanat yazıları da kaleme alan Bowling, resim pratiğinin yanı sıra dönemin sanat tartışmalarına katkı sundu. 2005’te Royal seçilen ilk siyah sanatçı olan Bowling, 2008’de OBE nişanına layık görüldü ve 2020’de şövalyelik unvanı aldı. Eserleri dünya çapında elliden fazla koleksiyonda yer alan sanatçının 2019’da Tate Britain’da kapsamlı bir retrospektifi düzenlendi.

Bugün 92 yaşında üretimini aktif biçimde sürdüren Bowling, resimsel araştırmalarını yeni eserleriyle genişletmeye devam ediyor. Bowling’in sanatında renk ve fiziksellik; resmin konusu, yapısı ve hareket alanı hâline geldi. Erken dönem portrelerinde figürün taşıdığı duygusal yoğunluğu boya ve fırça kullanımı ile öne çıkaran sanatçı, ilerleyen yıllarda farklı teknik ve malzemeleri bir araya getirerek yüzeyin fiziksel varlığını güçlendirdi.

Bu üretim çizgisi renk, ışık, geometri, bellek ve mekân arasındaki ilişkileri araştıran özgün bir resim anlayışı ortaya koydu. Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, sanatçının üretim sürecini deneysellik, rastlantı ve yeniden keşfetme eksenlerinde ele alıyor. Sergi, Bowling’in resmi kesintisiz bir dönüşüm alanı olarak kuran yaklaşımını görünür kılıyor.

Boyanın dökülmesi, akması, yüzeye nüfuz etmesi, katmanlanması ve farklı malzemelerle buluşması, Bowling’in kompozisyonlarını biçimlendiren yaratıcı hareket alanını oluşturuyor. Bu süreçte yaratım ile yıkım, düzen ile kaos, rastlantı ile kontrol aynı yüzeyde buluşuyor. Sergide, Bowling’in 1960’lı yıllardan günümüze uzanan üretiminin farklı aşamaları ve ilk kez sergilenecek eserleri bir arada izlenebiliyor.

Sanatçının çocukluk yıllarını geçirdiği Guyana’daki annesinin evi ve dükkânına ilişkin anıları, erken dönem çalışmalarının önemli kaynakları arasında yer alıyor. Benim Guyana’, kişisel hafızayı canlı renk alanları, katmanlı imgeler ve kolaj unsurları aracılığıyla resimsel bir deneyime dönüştürüyor. Bowling’in en önemli serilerinden biri olan Harita , kıtaların siluetlerini geniş renk alanları içinde yeniden kuruyor.

Sanatçı, harita imgesini göç, kimlik ve aidiyet duygularıyla birlikte ele alıyor. Guyana, Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında şekillenen yaşamı, bu eserlerde coğrafyayı kişisel bir hafıza alanına dönüştürüyor. Sanatçının yüzey araştırması, 1980’lerden itibaren akrilik jel, poliüretan köpük, kolaj, maruflaj ve buluntu nesnelerle genişliyor.

Bu malzemeler, resmin yüzeyine dokunsal ve üç boyutlu bir nitelik kazandırırken ışık, derinlik ve hareket duygusunu da güçlendiriyor. Katedral , yoğun dokusu ve katmanlı yapısıyla mimari çağrışımları, jeolojik oluşumları ve ışık etkisini aynı kompozisyonda buluşturuyor. Bowling’in son dönem eserleri, sanatçının uzun yıllar boyunca üzerinde çalıştığı meseleleri yeni teknikler ve malzemeler aracılığıyla sürdürdüğünü gösteriyor.

, Sürgüve Annemin Evine Yeniden Bakış (2026); mekân, bellek ve kimlik arasındaki ilişkiyi güncel bir resim diliyle ele alıyor. Francis Bacon ve Victor Willing’in eserleri, sergide Bowling’in sanatsal yolculuğuna eşlik eden “müdahaleler” olarak yer alıyor. Bu karşılaşma, Bacon’ın beden ve figür araştırmalarıyla Willing’in portre ve figür resminden dışavurumcu bir dile açılan üretimini Bowling’in farklı dönemleriyle buluşturuyor.

Böylece üç sanatçının resim anlayışları aynı bağlam içinde okunabiliyor. Bacon ve Willing’in diğer eserlerinin yanı sıra Bacon’ın Nü Etüt Çalışması (1952–1953) ve Lisa’nın ile Willing’in Baş (1985) adlı eserlerinin de yer aldığı seçki; üç sanatçının boya, beden, yüzey ve duygu arasındaki ilişkilerine odaklanıyor. Hicks; Bacon ve Willing’in eserlerini, “Bowling’in resimleri arasında yolumuzu bulmamıza yardımcı olan birer pusula” olarak tanımlıyor.

Bu pusulalar, Bowling’in sanatını kronolojik bir çizgi içinde izlemek yerine, farklı sanatçıların düşünceleri, etkileri ve karşılaşmaları üzerinden okumayı mümkün kılıyor. Sergi böylece üç ressamın kesişen yollarını, ayrışan resim dillerini ve resmin dönüşen olanaklarını aynı anlatı içinde buluşturuyor. Sergi için hazırlanan Türkçe ve İngilizce katalog, Frank Bowling’in sanatını renk, malzeme, bellek, kimlik ve sanat tarihi eksenlerinde ele alan metinleri bir araya getiriyor.

Alistair Hicks’in serginin kavramsal çerçevesini ve Bowling’in Francis Bacon ile Victor Willing’le kurduğu ilişkileri incelediği yazısının yanı sıra, Dilek H. Zadegan’ın Bowling’in renk anlayışını ele aldığı, Jessica Cerasi’nin ise sanatçının yaşamını ve göç deneyimini Harita serisinden eserleri üzerinden inceleyen metinleri katalogda yer alıyor. Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle sanatseverlerle buluşan Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle, 29 Eylül 2026 – 31 Ocak 2027 arasında Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir.

Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10.00-19.00, Pazar günleri 12.00-18.00 saatleri arasında gezilebilir.

İlgili Haberler