Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığının 81 ile gönderdiği 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler Genelgesi’ne tepki gösterdi. Sendika, genelgeye karşı dava açtığını açıklarken kılık-kıyafet eylem kararını önlük uygulamasını da kapsayacak şekilde genişleteceğini duyurdu. Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu, 20 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla Milli Eğitim Bakanlığını81 ile gönderdiği 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler Genelgesi’ne tepki gösterdi.
Sendika, eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmenleri daha fazla denetlediğini, eğitim süreçlerini merkezi talimatlarla kuşattığını ve yönetmeliklerle düzenlenmiş alanlarda yeni yükümlülükler oluşturmaya çalıştığını savunduğu genelgeye karşı dava açtığını duyurdu. Eğitim-İş açıklamasında, kılık-kıyafet konusundaki eylem kararının arkasında olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi: Sendika, genelgede yer alan kılık-kıyafet ve önlük uygulamasının öğretmenlerin mesleki özerkliğine ve kişisel yaşam alanına müdahale olduğunu savundu. Eğitim-İş, öğretmenlerin ekonomik koşullarına, okullardaki temizlik ve güvenlik personeli sorununa, öğrencilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ve ücretli-sözleşmeli çalışma koşullarına dikkat çekti. Sendika, bu sorunlar devam ederken Bakanlığın öncelikli meselelerinden birinin kılık-kıyafet olmasını kabul edilemez olarak değerlendirdi.
Açıklamada öğretmenlik mesleğinin saygınlığının tek tip kıyafet uygulamalarıyla sağlanamayacağı savunularak şu ifadelere yer verildi: Eğitim-İş ayrıca genelgenin bazı çevreler ve medya tarafından “teşhircilikle mücadele”, “edep” ve “adap” ifadeleriyle savunulmasına tepki gösterdi. Sendika, söz konusu yaklaşımın mesleğe ve özellikle kadın öğretmenlere yönelik hakaret ve itibar suikastı olduğunu ileri sürdü. MEB'in laik, bilimsel ve pedagojik ilkeler yerine siyasi ve ideolojik saiklerle hareket ettiğini savunan Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu, “Emeğimiz, onurumuz ve özgürlüğümüz için mücadele etmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.