30 September 2026, Wednesday
Nazmi Irgat Öyle Bir Şey Yaptı ki...
Ekonomi

Nazmi Irgat Öyle Bir Şey Yaptı ki...

Türkiye onu TÜRK-İŞ (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Genel Başkan Yardımcısı, TEKSİGenel Başkanı olarak tanıdı. Karamanlıydı, çalışma hayatının, sendikacılıkla ilgili olanların yakından tanıdığı biriydi. 43...

Türkiye onu TÜRK-İŞ (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Genel Başkan Yardımcısı, TEKSİGenel Başkanı olarak tanıdı. Karamanlıydı, çalışma hayatının, sendikacılıkla ilgili olanların yakından tanıdığı biriydi. 43 yıldır başkandı, hep başkanlık yaptı.

19 yıldır sürdürdüğü TEKSİF Genel Başkanlığı görevini sessiz sedasız bıraktı. 12 yıl Genel Başkan Yardımcılığı ile birlikte toplam 31 yıl. Türk sendikacılığında en uzun süre başkanlık yapan isimlerden biri olarak kayıtlara geçti.

Nazmi Irgat, Karamanlıların yakından tanıdığı bir isim. Binlerce Karamanlı onun aracılığıyla Teksif Sendikası'nın Ankara'nın göbeğindeki misafirhanesinde konakladı, onun misafiri oldu. 1953 yılında Karaman’ın Hamidiye köyünde doğdu.

Karaman İmam Hatip Ortaokulu ve Karaman Endüstri Meslek Lisesi'mezun oldu. Antalya Meslek Yüksekokulu Makine Bölümünü 1980 yılında tamamladı. Evli, üç çocuk babası.

Çalışma hayatına 1974 yılında Sümerbank Pamuklu Sanayi Müessesesi'nde başladı. 23 Ekim 1983'te TEKSİF Karaman Şube Başkanı seçildi. 2007 yılında TEKSİF Genel Başkanlığına seçildi.

TÜRK-İŞ bünyesinde Genel Eğitim Sekreterliği, Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulundu. Halen, TÜRK-İŞ'in Genel Başkan Yardımcısı. Nazmi Irgat, 29-30 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen TEKSİF Sendikası 22.

Olağan Genel Kurulu sonucunda genel başkanlık görevini bıraktı. Aday olmadı, sessiz sedasız, başkanlığa elveda dedi. Nazmi Irgat'ın yaşam öyküsü bir Türkiye gerçeği.

Onun köyü, Karaman'ın her ova köyü gibi, 1960'lı yıllarda toz ve topraktı. Evlerin duvarları, damı, yollar, her şey topraktı. Köyde taş yoktu.

Nazmi Irgat, Hocanın Ahmet lakaplı bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya geldi. ilkokulu bitirinceye kadar yaz aylarında hiç ayakkabı giymedi. Yalın ayak gezdi.

Oyuncağı olmadı. Karpuz kabuklarına ip bağlayıp onları gemi diye toprakta yüzdürdü. Kış aylarında koyunların bakımı ona aitti.

Okuldan çıkınca selelere saman doldurdu. Kucaklayıp götürmeye gücü yetmediği için seleyi, ayağıyla, diziyle itekleyip ahıra taşıdı. Bu görevini bir gün olsun aksatmadı.

Hasat zamanı tırmık çekti, yığın yaptı, arabaya sap yükledi. İlkokulu bitirince, "Bu okumaz" dediler. Önünde kötü bir örnek vardı: Büyük ağabey iki yıl Karaman'da orta okula gitmiş, sonra köye dönmüştü.

Köyün imamı olan dedesi Salih Hoca, karşı çıktı. "Ben onu Beşgeçili'ye göndereceğim, hafız yapacağım" dedi. Salih Hoca, dediğini yaptı.

Torununu Karaman'a götürdü, Beşgeçili'ye teslim etti. Teyzesinde kaldı, hafızlığa başladı. Ertesi yıl Karaman'da İmam Hatip Ortaokulu açılınca oraya kaydettirildi.

İmam Hatip 4 yıldı, lisesi henüz yoktu. Karaman Lisesi ve Erkek Sanat Enstitüsü, imam hatip mezunlarını almazdı. Konya Ticaret Lisesine kaydoldu.

İş insanı Nafiz Nadir Nas, İmam Hatip'ten kankasıydı. O, bir yolunu bulmuş, Kırşehir Erkek Sanat Enstitüsüne kayıt yaptırmıştı. Onun aracılığıyla, dönemin Kırşehir Valisi devreye girince aynı okula geçti.

Nafiz Nadir Nas'la kiralık bir evde kaldılar. Evin zemini betondu, talaş yakıyorlardı. Kırşehir'in soğuğu pek yamandı, ısınamıyorlardı.

Akşamları, sıcak olduğu için kahvehaneye gidip ders çalışıyorlardı. Banyolarını sadece hafta sonları, kaplıcada yapıyorlardı. Henüz çocuk yaştaydılar.

Bir vesile oldu, bağış şartıyla Nafiz Nadir Nas ve Nazmi Irgat'ın kayıtları, Karaman Endüstri Meslek Lisesi Torna-Tesviye bölümüne yapıldı. Lise bitti, üniversite sınavı sonuçları belli oldu. Nazmi Irgat, Ankara Erkek Teknik Öğretmen Okuluna kayıt yaptıracak puanı aldı.

Ancak, ailenin ekonomik durumu Nazmi Irgat'ı Ankara'da okutmaya uygun değildi. Baba, "Dört parça tarlam var. İki kardeşinin de bunda hakkı var.

Bu tarlaları satsam bile oğlumu Ankara'da okutamam" dedi. Ankara defteri açılmadan kapandı. İlk iş yeri Pendik'te Makine Tarım Endüstrisi adlı iş yeri oldu.

İşe giriş sınavında tüm soruları doğru yanıtlayınca, vardiyalı işçi değil, kalite kontrolde görevlendirildi. Karaman Sümerbank Pamuklu Sanayi Müessesesine yeni makineler getirilince, montaj elemanı ihtiyacı doğdu. Nazmi Irgat, yine sınava girdi ve başarılı olunca 2 Aralık 1974'te Karaman'da Sümerbank işçisi oldu.

Sümerbank işçisi Fadime Hanım'la tanıştı ve 26 Haziran 1976'da evlendi. 1977-1979 yıllarında vatanı görevini yaptı. İlk çocuğu Emel doğdu.

Onu kreşe bırakmak için bir araca ihtiyaçları vardı. 36 bin lira taksitle mobilet aldı. (Maaşı 3.600 liraydı) Bir mobiletin fiyatı maaşının 10 katıydı.

Aynı yıl Antalya Meslek Yüksekokulu Makine Motor bölümünü kazandı. Antalya Sümerbank Sosyal Tesislerinden yararlanarak hem işine hem okuluna devam etti. Buradan diploma aldı.

Makine Bakım'da ustalık yaparken, Ekim 1983'te yapılan genel kurulda Teksif Karaman Şube Başkanı seçildi. 1995'te Teksif Genel Başkan Yardımcısı oldu ve 12 yıl bu görevde kaldı. 2007 yılının Nisan ayında Teksif Sendikası Genel Başkanı seçildi.

Nazmi Irgat Karaman'dan hiç kopmadı. Genellikle her cuma akşamı Karaman'a gitti, pazartesi sabahı Ankara'ya döndü. Oğlu Onur ve kızı Sibel Karaman'da yaşıyor.

Köyü Hamidiye'ye büyük bir elma bahçesi yaptırdı. Köyün ilk yeşil örtüsü ve örnek proje oldu. Nazmi Irgat, artık daha çok Karaman'da olacak, torunlarına ve çok sevdiği bahçesine bol vakit ayıracak.

Hamidiye'nin toprak damlı evlerinin ve tozlu yolların çocuğunun, Ankara'ya uzanan yaşam öyküsünden bir bölümünü okudunuz. Her yaşam bir romandır. Nazmi Irgat'ın biyografik romanında henüz sona gelmedik.

İnşallah, başka öyküleri de paylaşırız.

İlgili Haberler