Nairobi’den Antalya’ya: Afrika sendikaları COP31’e nasıl hazırlanıyor?
Ekonomi

Nairobi’den Antalya’ya: Afrika sendikaları COP31’e nasıl hazırlanıyor?

Kıvanç ELİAÇIK  Kenya’nın başkenti Nairobi, 5–7 Ağustos 2026 tarihlerinde Afrika kıtasının dört bir yanından gelen sendika temsilcilerini, iklim müzakerecilerini ve uzmanları ağırladı. "Afrikalı İşçiler Enerji...

3 okuma

Kıvanç ELİAÇIK  Kenya’nın başkenti Nairobi, 5–7 Ağustos 2026 tarihlerinde Afrika kıtasının dört bir yanından gelen sendika temsilcilerini, iklim müzakerecilerini ve uzmanları ağırladı. "Afrikalı İşçiler Enerji Egemenliği, Yeşil Sanayileşme ve COP31 için Ortak Afrika Stratejisi İstiyor" başlıklı toplantı Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Afrika Bölge Örgütü (ITUC-Africa) öncülüğünde gerçekleştirildi.  Fildişi Sahili’nden Etiyopya’ya, Nijerya’dan Güney Afrika’ya ve ev sahibi Kenya’da faaliyet gösteren sendikalara kadar Afrika kıtası ölçeğinde geniş bir katılımla düzenlenen toplantı; Türkiye’de gerçekleşecek 31. BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde Afrika’nın ortak iklim stratejisini ve adil geçiş taleplerini şekillendirmeyi hedefledi.  MÜCADELEMİZİN MERKEZİNDEDİR ITUC-Africa Genel Sekreteri Joel Odigie, temiz enerjiye geçiş ile sanayileşme sürecinin kıtanın ekonomik bağımsızlığı açısından ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı:  "Sanayileşme, kıtamız için bir kurtuluş mücadelesinin merkezindedir.

Kendi kimliğimizi tanımlama ve sanayileşmiş bir Afrika'nın sağlayacağı güçle ortak refaha doğru ilerleme arzumuzun bir parçasıdır."  Odigie’ye göre gelişmiş ekonomiler; elektrikli araçlar, bataryalar ve yenilenebilir enerji teknolojileri üretebilmek için Afrika’nın kobalt, lityum ve bakır gibi kritik minerallerini işlenmemiş ham madde olarak ithal ediyor ama Afrika kıtasında 600 milyondan fazla insanın evinde elektrik yok.   Afrika sendikaları, ham madde ihracatına dayalı mevcut yapıyı reddediyor. Madenlerin Afrika içinde işlendiği, yerel sanayileşmenin desteklendiği ve işçilere insan onuruna yakışır işlerin sağlandığı bir enerji egemenliği talep ediyor.  ÖRGÜTLENMEYİ BÜYÜTMEK VE İŞÇİLERİ KORUMA İklim değişikliğiyle mücadelenin mevcut sosyal eşitsizlikleri derinleştirmemesi gerektiğine dikkat çeken ITUC-Africa Başkan Yardımcısı Rose Omamo, adil geçiş sürecinin sendikalar açısından önemini şu sözlerle ifade etti:  "İşçiler bu dönüşümün gelecekleri için ne anlama geldiğini soruyor.

Bu süreç, sendikalarımızı dönüştürecek bir örgütlenme aracı olarak görülmelidir. Sendikalarda daha fazla üyeyi örgütlemeliyiz; çünkü her sendikanın omurgası budur, bu olmadan varlık sebebimizi kaybederiz."  Toplantıda, Nijerya’nın Nijer Deltası ve Güney Afrika’nın Mpumalanga ili gibi fosil yakıta bağımlı bölgelerde çalışan emekçilerin dönüşüm sürecinde kaderine terk edilmemesi gerektiği belirtildi. İşçilere yönelik yeniden eğitim programlarının düzenlenmesi, sosyal koruma ağlarının kurulması ve gelir güvencesi sunulması çağrısı yapıldı.  Afrika işçi hareketi, gelişmekte olan ülkeleri yüksek faizli kredilerle borç krizine sokan mekanizmalar yerine; hibeye dayalı finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirmeye yönelik yatırımların öne çıkarılmasını talep ediyor.  Joel Odigie, enerji adaletini "herkes için erişilebilir, uygun maliyetli ve insanların yaşam kalitesini artırmaya muktedir bir enerji altyapısı sunmak" olarak tanımlıyor.  Konferans kapsamında Afrika Gazeteciler , Afrika'da Adil Geçiş Haberciliği Pratik Rehberini duyurdu.  FAJ Başkanı Somalili gazeteci Omar Faruk ve Sierra Leoneli gazeteci Ahmed Sahid Nasrallah tarafından hazırlanan rehber iklim adaleti, işçi hakları, yenilenebilir enerji ve iklim finansmanı konularında Afrika gerçekliklerine uygun haber yazma konusunda ipuçları sağlıyor.  ANTALYA COP31’E DOĞRU Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 Zirvesi öncesinde Afrika işçi hareketinin ve iklim müzakerecilerinin ortaya koyduğu bu ortak tutum, çevresel sürdürülebilirlik ile ekonomik kalkınmanın ve işçi haklarının birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.  Nairobi’den Antalya’ya uzanan süreçte Afrika sendikalarının mesajı net: İklim eylemleri, emisyon azaltım hedeflerinin ötesine geçerek insana yakışır iş imkânlarını, adil enerji erişimini ve toplumların sanayileşme hakkını güvence altına almalıdır. 

İlgili Haberler